T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1857 - 2024/1667
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO: 2024/1857
KARAR NO: 2024/1667
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14.03.2024
ESAS-KARAR NUMARASI: 2023/934 E., 2024/149 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili banka ile 11606349 müşteri numaralı davalı ... arasında akdedilen 21.01.2015 tarihli kredi kartı sözleşmesine istinaden 5549 **** **** 7035 numaralı kredi kartının davalı borçlunun kullanımına sunulduğunu, davalı borçlunun işbu kredi kartını kullanmasına karşın geri ödemeleri yapmadığını, bunun üzerine davalıya öncelikle 07.11.2018 tarihli temerrüt ve muacceliyet ihbarnamesi gönderildiğini ve gereği yerine getirilmediğinden daha sonra da Ankara 9. Noterliğinin 23.11.2018 tarihli 20890 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek kredi kartı borcunun ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtara rağmen kredi kartı borcunu ödemeyen davalının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/701 Esas sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, yapılan yargılama neticesinde "...'un konkordatosunun tasdikine, konkordatoya tabi alacaklardan vade farkı, gecikme cezası gibi eklenti olmadan ana paranın %75'inin konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra başlamak üzere 6 aylık dönemlerde 5 eşit taksit halinde ödenmesine" hükmedildiğini, konkordato projesinin tasdiki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli, 2021/115 Esas ve 2021/489 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, işbu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli, 2021/3383 Esas ve 2022/1604 K. sayılı ilamı ile onandığını ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kullandırmakla geri ödemelerini alamadığı kredi kartı sebebi ile davalıdan alacaklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.478,54-TL alacağın olduğu konkordato komiserliğine bildirildiğini, her ne kadar müvekkili bankanın alacağı 14.478,54-TL olarak bildirilmişse de konkordato talep eden davalı borçlunun müvekkili bankaya yalnızca 9.984,62-TL tutarında borcu olduğunu kabul ettiğini ve komiserlik tarafından müvekkilinin bildirdiği alacaktan yalnızca 9.984,62-TL'lik kısmın projeye dahil edildiğini, kısmen kabul edilmeyerek çekişmeli hale gelen alacakları için konkordato tasdik kararını takiben, taraflarınca İİK m. 308/b hükmü gereğince açılan tespit davasında, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2022 tarihli, 2022/174 Esas ve 2022/648 K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilerek konkordato tasdik projesine kabul edilen 9.984,62-TL alacakları dışında 559,30-TL daha alacaklı olduklarına karar verildiğini, böylelikle her ne kadar müvekkili bankanın alacağı kabul edilenden daha fazla ise de toplamda 10.543,92-TL alacaklarının konkordato projesine dahil edildiğini, konkordato tasdik kararı kesinleşmiş olmasına karşın, davalı borçlu tarafından tasdik edilen projeye göre ödeme yapılmadığını, bununla birlikte konkordato tasdik kararı ve verilen tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında hukuki işlem yapılmasının da mümkün olmadığını, davalının tasdik edilen konkordato projesi gereğince ödemelerde bulunmadığının ve konkordato projesine aykırı hareket ettiğinin konkordato dosyasına sunulan 29.09.2022 tarihli kayyım dönem raporu ile de sabit olduğunu,hiçbir şekilde müvekkilinin 10.543,94-TL tutar ile sınırlı olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davalı borçlunun konkordato projesine aykırı davranmış olması ve kesinleşen projeye rağmen projede taahhüt edilen ödemeleri yapmamış olması sebebiyle İİK m. 308/e hükmü gereğince konkordatonun müvekkili banka yönünden feshine karar verilmesi için işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu beyanla, davalı borçlu tarafından kesinleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli 2018/701 Esas ve 2020/705 Karar sayılı kararı ile tasdik edilmiş konkordato projesi uyarınca müvekkili bankaya ifada bulunulmadığından, müvekkili banka yönünden konkordatonun feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "...Davada davalı ...'un konkordato talebinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı ilamı ile tasdikine karar verildiği dosya kapsamı ile sabit olup, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararı ile tasdik edilen davalı konkordatosunun İİK 308/e maddesi uyarınca davacı yönünden kısmen feshi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde; söz konusu tasdik kararında davalı yönünden "... Ana paranın %75'inin konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra başlamak üzere 6 aylık dönemlerde 5 eşit taksit halinde ödenmesine ..." şeklinde karar verildiği, söz konusu kararın 3. sayfasında ödemesiz dönemin ve taksitli dönemin toplamının 42 ay olduğu şeklinde tespitin yapıldığı, yine söz konusu dosya içerisinde yer alan 20/07/2020 tarihli konkordato projesinin kabulü ve tasdikine ilişkin raporun 6. sayfasında alacaklılara yapılan teklifin 1 yıl ödemesiz dönem olmak üzere 6 ayda bir 5 taksit ile toplam 30 ay içinde alacaklılara, alacaklarının %25 oranında tenzilat ile alacaklarını %75 oranında ödeme yapılacağı yönünde teklifte bulunulduğu (toplam süre 12+30=42 ay yapmaktadır), yine aynı raporun 9. sayfasında ödemesiz ve taksitli dönemin toplam süresinin 42 ay olduğu yönünde rapor verildiği, karar kesinleştikten sonra dava dışı ...... AŞ tarafından taksitlerin başlangıç tarihinin tavzihi talepli mahkemeye başvuru yapıldığı, mahkeme tarafından 31/05/2023 tarihinde ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verildiği, söz konusu kararın gerekçesinde taksitlerin ödeme tarihinin 2023 yılının 9. ayında başlayacağının belirtildiği görülmüştür.
İİK m. 308/e-1 maddesine göre "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir".
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29/01/2024 tarih, 2023/4325 Esas, 2024/378 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi konkordato kararı kesinleşmeden konkordatonun kısmen feshi talep edilememektedir. Keza Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20/12/2023 tarih, 2023/4172 Esas, 2023/4356 Karar sayılı kararında, konkordato kapsamında ifa yükümlülüğünün kesinleşen konkordato tasdik kararından sonra ve tasdik kararında belirtilen vadelerde doğmuş olacağının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kararı onanmıştır.
Fesih talebinde bulunacakların ihtar çekip borçluyu temerrüde düşürmeleri gerekmemektedir. Ancak vadenin belli olmadığı durumda ihtar çekilmelidir. (Mahmut Bilgen, Konkordato İflas ve Yargılama Usülü, 3. Baskı, Ankara 2020, sayfa 334).
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de 09/12/2020 tarih, 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı ilamı ile tasdikine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 24/03/2021 tarih, 2021/115 Esas, 2021/489 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan red kararının temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2022 tarih, 2021/3383 Esas, 2022/1604 Karar sayılı onama ilamı ile konkordato tasdik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Konkordato tasdik kararının kesinleşmeden itibaren 1 yıllık ödemesiz dönem sonunun 23/03/2023 tarihi olduğu, söz konusu tarihten itibaren 6'şar aylık 5 taksit şeklindeki 30 aylık ödemeli dönemin ise başlangıç tarihinin ödemesiz dönemin bittiği tarih göz önüne alındığında 23/09/2023 olduğu, ilk yani 1. taksitin 23/03/2023 tarihinde başlatılması durumunda, tasdik kararının gerekçesinde ve yine konkordato komiserlerinin nihai raporunda belirtilen ödemeli ve ödemesiz dönemlerin toplamı olan 42 aya ulaşılmasının mümkün olmadığı, ödemeli ve ödemesiz döneminin toplamının 36 ay olacağı, bu durumunda tasdik kararına aykırı olacağı anlaşılmış olup, ödemesiz dönemden sonraki ilk taksitin başlangıç tarihinin 23/09/2023 olduğunun kabulü gerekmiş; tasdik projesine kabul edilen 9.984,62-TL olduğu halde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarihli, 2022/174 Esas ve 2022/648 K. sayılı kararı ile tasdik projesine dahil olan alacağı dışında 559,30-TL daha alacaklı olduğu ve toplamda 10.543,92-TL alacaklarının konkordato projesine dahil edildiği belirtilmiş ise de tasdik edilen projede öngörülen alacak miktarının değiştiği, davaya konu yeni toplam alacak miktarının ve alacağın vadesinin davacı banka tarafından davalı tarafa ihtaratla bildirildiğine ilişkin delil ibraz edilmediği; davalının ödemesi gereken ve tasdik edilen konkordato projesi dışında yer alan alacak miktarı sonradan konkordato projesine dahil edilmekle konkordato kapsamında ifa yükümlülüğünün kesinleşen konkordato tasdik kararından sonra doğmuş olacağı, dava konusu olan yeni belirlenen toplam miktarın ve bu miktarın vadesinin ödenmesine yönelik davacı bankaca davadan önce değişen alacak miktarının davalı tarafa ihtarat yapılmadan davalıdan ödemenin beklenemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Mahkemenin ret gerekçesinin hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, kanun koyucunun İİK m. 308/b uyarınca açılan davada alacağın konkordato projesi kapsamında tahsilinin istenmesi için bir "ihtar şartı" öngörmediğini, bir hakkın kullanılması için kanunda olmayan bir şartın mahkeme kararı ile ihdas edilmesinin mümkün olmadığını;
İİK m. 308/b hükmüne dayalı açılan davada, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2022 tarihli, 2022/174 E. ve 2022/648 K. sayılı kararı ile "İİK m. 308/b uyarınca çekişmeli hale gelen alacak tutarı yönünden 559,30 TL'nin tasdik edilen konkordato kapsamında davalı tarafından ödenmesine" dair eda hükmü verildiğini, mahkeme kararının icrası için ihtar şartının aranmasının zaten hukuka da aykırı olduğunu;
Davalı yanın İİK m. 308/b hükmüne dayalı açılan davada taraf olduğundan konkordato projesine dahil alacaktan bilgisi yokmuş gibi kararın gereği için davalı yana ihtar şartı aranmasının açıkça hatalı olduğunu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2022 tarihli, 2022/174 E. ve 2022/648 K. sayılı kararın verildiği yargılamada davalı borçlunun vekili marifetiyle temsil edildiğini, yargılamada iddia ve itirazlarını öne sürme hak ve imkanına eriştiğini, bu halde davalı hakkında yapılan yargılamadan ve verilen hükümden haberi yokmuş gibi davalı borçluya borcun ihtar edilmesi şartının aranmasının abesle iştigal olduğunu;
Bir an için davalıya ihtar şartının sağlanmadığı ve ne kadar bir tutarı ödemesi gerektiğini bilmediği varsayılsa dahi işbu davadan evvel konkordato projesinin müvekkili yönünden kısmen feshi için dava açıldığını, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2023 tarih 2023/465 E. ve 2023/536 K. sayılı kararı ile ilk taksit ödemesinin süresinin gelmediği gerekçesi ile davanın reddedildiğini, o davanın da davalıyı temerrüde düşürdüğü kabul edileceğinden, davalı borçlunun tarafı olduğu 2023/465 E. sayılı dava ile ödemesi gerekli alacağın tutarını ve vadesini öğrendiğine ilişkin hiçbir şüphenin bulunmadığını;
Davalı borçlunun tarafı olduğu yargılamalarda, hakkında verilen hüküm ile ödemesi gereken borçtan ve bu borcun kendisinin projede teklif ettiği ödeme tarihinden haberdar olduğunun açık ve kesin olduğunu, müvekkilinin toplam alacağının 10.543,92-TL olduğunu, bu alacağın büyük kısmı olan 9.984,62-TL'nin konkordato dosyasında kabul edilmiş olduğunu, 7 ATM dosyasında kabul edilenin sadece 599,30-TL olduğunu, davalı borçlunun tamamı 10.543,92-TL'den ibaret olan borcunun, konkordato dosyasında kabul edilen 9.984,62-TL'lik kısmını dahi ödemediğini, bu halde mahkemece korunacak bir iyi niyetinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ne var ki mahkemenin bu kısım yönünden dahi bir karar vermediğini;
Ödeme vadelerinin tasdik edilen konkordato projesi kapsamında davalı tarafından belirlendiğini, yerel mahkemenin ise kararında, adeta hangi vadede davalı borçlarını ödeyeceğini bilmiyormuş da ihtar ve temerrüde ihtiyaç varmış gibi hüküm kurduğunu, tasdik edilen konkordato projesinde borçlunun vaat ettiği ödeme tarihlerinin kesin olduğunu, kesin vadede ödeme için ihtara gerek bulunmadığının tartışmasız bir gerçek olduğunu, bu vadenin değiştirilmesinin de mümkün değil iken vadeye yönelik ihtar gönderilmesinin beklenmesinin kanuna ve konkordatonun amaç ve ruhuna açıkça aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, İİK m 308/e gereğince konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.
Tasdikine karar verilen konkordato projesi borçluyu ve kabul oyu vermemiş olsa dahi tüm alacaklıları bağlar. İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesine göre kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir. Bunun için tek bir taksitin gününden sonra veya eksik ödenmesi yeterlidir.
Bu davada ispat yükü davalı borçluda olup, borcu (ya da ilgili taksiti) konkordato projesine uygun olarak ödediğini davacının imzasını taşıyan bir makbuzla ya da havale dekontu gibi bir belge ile ispatlamalıdır.
Somut davada, davalının tasdik edilen konkordato projesinde belirtilen tarihlerde ve miktarlarda ödeme yapmamış olduğu açıktır.
Diğer yandan mahkemece, yasada olmadığı halde konkordatonun kısmen feshinin ön koşulu gibi ihtar şartı aranması da isabetsizdir.
Buna göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve İİK'nın 308/e maddesi uyarınca davalı şirketin konkordatosunun davacı banka yönünden feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış HMK m 353/1,b.2 uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/934 E., 2024/149 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.03.2024 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1.Davanın kabulü ile, Davalı ...'un Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 esas, 2020/705 karar sayılı kararı ile tasdik edilen konkordatosunun davacı ... Bankası A.Ş. yönünden FESHİNE.
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL'den peşin olarak yatırılan 269,85-TL'nin düşümü ile kalan 157,75-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3.Davacı tarafından yapılan 269,85-TL peşin harç ve 830,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.099,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
5.Artan gider avansının istek halinde iadesine."
II-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine.
III-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
11.12.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,İİK m. 308/e,2 gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2024
Başkan Üye Üye Katip