T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1822 - 2025/118
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO: 2024/1822
KARAR NO: 2025/118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/07/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/165 E.-2024/505 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI:
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; davalı tarafça 27.11.2023 tarihli yazı ile Ekim 2023 (kısmi) dönemine ilişkin 785.587,30 TL sistem kullanım ve sistem işletim fatura bedelinin 8 gün içinde ödenmemesi halinde teminat mektuplarının paraya çevrileceğinin bildirildiğini, müvekkilince teminat mektubunun nakde çevrilmesi tehdidi altında 29.11.2023 tarihinde ceza faturası bedelinin ödendiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı olarak ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisini davalıya ait iletim hatları üzerinden temin ettiğini, anlaşmaya göre müvekkilinin RTU donanımları kullanarak ... ... sistemi üzerinden sürekli olarak veri akışı sağlamasının gerekli olduğunu, müvekkilince ihtiyaç nedeniyle temin edip devreye aldığı yeni donanımların sağlıklı bir şekilde çalıştığının teyidinin "Point-to-Point" testine tabi tutulmasıyla sağlandığını, müvekkilince Point-to-Point testleri için gerekli çalışmalara başlanmasının ...'tan talep edildiğini ancak kararlaştırılan tarihten bir hafta önce müvekkili dışındaki bir nedenden dolayı taraflar arasındaki haberleşme koptuğundan testlerin gerçekleştirilemediğini, arızanın giderilmesine çalıştığı süreçte 06.02.2023 tarihinde deprem afeti yaşandığından arızanın giderilmesine yönelik takip çalışmalarının da aksadığını, müvekkilinin talebi üzerine davalı tarafça 20.07.2023 tarihli yazı ile, Sistem Kullanım Anlaşmasının 9. maddesi gereğince söz konusu SCADA link arızasının verilen sürede giderilmemesi halinde ihlâlin devam ettiği her gün için o aya ilişkin sistem işletim bedelinin %2'si oranında ceza uygulanacağı, söz konusu link arızasının Türk Telekom kaynaklı gecikme nedeniyle müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiği belirtilerek arızanın giderilmesi için bir ay ek süre verildiğini, ... otomatik mail sistemi tarafından 10.07.2023 tarihinde bir e-mail gönderilmiş olup müvekkilince bu e-mailin ekinde bulunan ... tarafından kesilen ceza faturasından haberdar olduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine davalı tarafça 16.08.2022 tarihli yazı ile ana kanal arızasının giderilmesi için müvekkili Şirkete ilave süre verildiği, söz konusu cezai işlemin Point-to-Point testlerinin süresi içerisinde tamamlanmamış olması sebebiyle uygulandığı hususlarının bildirildiğini, davalı tarafça ek süre verilmesine rağmen kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığını, mücbir sebep hali sona ermeden davaya konu arızanın giderildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 785.587,30 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, 02.12.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'un "İletim faaliyeti" başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendinin eklendiğini ve "İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak"ın ...'ın görev ve yükümlülükleri arasına alındığını, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 39. maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'a eklenen "EK Madde 3" ile, 6446 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceğinin düzenlendiğini, 7257 sayılı Kanun'un 46. maddesi ile de bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini,
29.03.2023 tarihli ve İletişim ve Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığının yazısında, davacı Şirket'in geçici kabul tarihinden itibaren geçen bir aylık süre sonunda Şirkete bildirilen iletişim gereklilikleri kapsamında tesis edilmesi gereken iletişim linkinin hazır hale getirilemediği ve Point-to-Point testlerinin başlatılamadığı ifade edilerek SCADA ihlâl durumu oluştuğunun müvekkili Teşekkül ilgili başkanlığına bildirildiğini, ancak 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler nedeniyle 09.03.2023 tarihli Genel Müdürlük Oluru doğrultusunda söz konusu depremler dolayısıyla olağanüstü hal (OHAL) kapsamına alınan illerde yer alan tesislere SKA kapsamında uygulanan cezai işlemler OHAL süresince askıya alındığıdan Şirkete OHAL süresince cezai işlem uygulanmadığını, OHAL sürecinin sona ermesinin ardından cezai işlemlerin Haziran 2023 döneminden itibaren tekrar uygulanmaya başlandığını, bu kapsamda taraflar arasındaki Sistem Kullanım Anlaşmasının "Cezai Şartlar" başlıklı 9. maddesi uyarınca Haziran 2023 dönemi için 11.07.2023 tarihli ve Temmuz 2023 dönemi için 14.08.2023 tarihli sistem kullanım ceza faturaları düzenlenerek davacıya gönderildiğini, ceza faturasının ihlâle konu süre zarfında yedek iletişim linki üzerinden gerçekleştirilmesi gereken Point-to-Point testlerinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle düzenlendiğini, müvekkilini tarafından yapılan tüm işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu,
Savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince; "02.12.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7257 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'un "İletim faaliyeti" başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş ve "İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak" ...’ın görev ve yükümlülükleri arasına alınmıştır.
Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 39 uncu maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'a eklenen "EK MADDE 3" ile, 6446 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceği düzenlenmiş, 7257 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile de bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
HMK’nın 114 üncü maddesinin 1-b bendine göre “Yargı yolunun caiz olması” dava şartları arasında yer almakta olup, HMK'nın 115/1 inci maddesinde ise mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, yargı yolunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlâllerine yönelik ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceğine ilişkin düzenlemenin açık hükmü karşısında, dava idari yargı görev alanına girdiğinden HMK'nun 114/b ve 115/2 maddesi gereğince davada yargı yolunun caiz olmaması dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın elektrik iletim sistemini tekel olarak işleten hisseleri kamuya ait bir anonim şirket olduğunu, ... Ana Statüsü ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Teşebbüslerin nitelikleri" başlıklı 4. maddesi birlikte değerlendirildiğinde ...'ın özel hukuk hükümlerine tâbi bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunun anlaşılacağını, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi düzenlemesinden elektrik piyasasının özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterilen bir piyasa olduğunun anlaşıldığını, ... ile müvekkili Şirket arasında akdedilen İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması'nın ticari iş niteliğinde olduğunu, dolayısıyla her iki tarafının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, özel hukuk sözleşmesi hüviyetinde bir sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğini, davalı tarafından müvekkiline yansıtılan davaya konu bedelin idari para cezası değil, cezai şart niteliğinde olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı olarak davalı tarafça düzenlenen fatura bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde; davalı tarafça 27.11.2023 tarihli yazı ile Ekim 2023 (kısmi) dönemine ilişkin 785.587,30 TL sistem kullanım ve sistem işletim fatura bedelinin 8 gün içinde ödenmemesi halinde teminat mektuplarının paraya çevrileceğinin bildirildiği, müvekkilince teminat mektubunun nakde çevrilmesi tehdidi altında 29.11.2023 tarihinde ceza faturası bedelinin ödendiği ileri sürülerek ve dava değeri 785.587,30 TL. gösterilerek bu tutarın istirdatı talebiyle iş bu dava açılmış; dava dilekçesi içeriğinde davalı tarafça düzenlenen ceza faturalarının haksızlığına ilişkin açıklamalar yapılmıştır.
Gerçekten davalı tarafça, davacı Şirkete 11.07.2023 tarihli "Sistem Kullanım Ceza Ücreti (SCADA) 2023 Haziran TÜKETİM" açıklamalı KDV dahil 339.601,48 TL. bedelli, 14.08.2023 tarihli "Sistem Kullanım Ceza Ücreti (SCADA) 2023 Temmuz TÜKETİM" açıklamalı KDV dahil 359.883,37 TL. bedelli iki adet ceza faturası düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dava ve cevap dilekçesi kapsamından, dava değerinden ve Haziran ve Temmuz 2023 tarihlerine ilişkin ceza faturaları toplamının dava değerinin altında kalmasından, dava konusu faturanın Ekim 2023 (kısmi) dönemine ilişkin 785.587,30 TL. bedelli sistem kullanım ve sistem işletim bedeli faturası olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki gerek dosya kapsamında, gerek UYAP kapsamında bu faturanın bulunmadığı, taraflarca sunulmadığı, İlk derece Mahkemesince bu faturanın sunulmasının istenmediği görülmüştür.
Dava konusu faturanın Sistem Kullanım ve Sistem İşletim bedeline ilişkin olması halinde, İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8. maddesine 7257 sayılı Kanun ile eklenen (d) bendi ve Ek Madde 3 kapsamında İdari Yargı Yolunda görülecek uyuşmazlıklardan olmadığı tabiidir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince; dava konusu edilen Ekim 2023 (kısmi) dönemine ilişkin 785.587,30 TL. bedelli faturanın dosya kapsamına kazandırılmasının temini, faturanın dava ve cevap dilekçelerinde belirtildiği gibi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim bedeline ilişkin olması halinde yargı yolu bakımından görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi, tarafların delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi; faturanın ceza faturası niteliğinde olduğunun tespiti halinde şimdiki gibi uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.4 ve 6. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.4 ve 6. maddeleri uyarınca, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.07.2024 tarih ve 2024/165 E., 2024/505 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
05/02/2025 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza