T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2020/396
KARAR NO: 2024/744
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 09.10.2019
ESAS-KARAR NUMARASI: 2018/932 E., 2019/856 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR:
Davalı ....Ltd. Şti. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı kurumun hizmet personeli alımının, işçinin müvekkili idare olan iş yerinde çalıştığı yıllar arasında imzalanan teknik-idari şartnameler ve sözleşmeler ile davalılar tarafından üstlenildiğini, davalıların işçisi olarak çalışan işçilerden dava dışı ...'ın işçilik alacakları tazminatı için Bakırköy 8. İş Mahkemesi'nin 2014/179 esas sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemece verilen karar sonucunda Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18803 sayılı dosyasına 22.960,17-TL işçilik alacağı ödemesi yapıldığını, bundan davalıların sorumlu olduğunu belirterek bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Savunma...Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde ismi belirtilen işçilerin, müvekkili şirket uhdesinde 23.06.2007 ile 30.09.2007 tarihleri arasında çalıştığını, bu işçilerin, müvekkil şirkette çalıştıkları dönem zarfında, tüm işçilik alacaklarını aldıklarını, çalışma süreleri göz önüne alındığında, müvekkili şirket nezdinde 1 yılı tamamlamadıkları için herhangi bir kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı gibi işçilik alacağına da hak kazanmadıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 2 yıllık sorumluluk süresinin sona erdiğini, kaldı ki ilgili mevzuat hükümleri gereği, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer tüm işçilik alacaklarından davacı idarenin sorumlu olup, rücu hakkının da bulunmadığını; ayrıca davacı idarenin işletilmesini talep ettiği faiz türünün reddedilmesi ile tüm taşeron firmalar dava dilekçesinde belirtilmediğinden, SGK kayıtlarından bunların belirlenmesi ve davanın taraflarına ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dosyada mevcut davacı kurum ile davalılar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ile idari ve teknik şartnamelerin bir kısmının 11/09/2014 yılından sonra olduğu, incelenen sözleşmeler ve şartnameler kapsamında açıkça kıdem tazminatının yükleniciye rücu edilebileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, bu hususların idari şartnamelerin 31.6.nolu hükümlerinde açıkça düzenlendiği görülmüştür.
Davadan sonra 22/02/2019 tarihinde 30694 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı Yasa'nın 7166 sayılı Yasa ile değişik 112.maddesine göre "4734 sayılı Kanun'un 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." şeklinde yasal düzenlemelerin ön görüldüğü, yine aynı Yasa'nın 7166 sayılı Yasa ile eklenen geçici 9.maddesine göre "bu maddenin yürürlük tarihi itibari ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112.maddenin 6.fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde rücu edilmeyecek kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir. Takip giderleri ile vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez." şeklinde yasal düzenlemeler öngörüldüğü anlaşılmış ve bu kapsamda kaldığı tespit edilen kısımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 08/07/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından yapılan ödemenin 1.543,03 TL'sinin davalı ... Sav. Ve Güv. Ticaret Limited Şirketi'nden, 1.040,11 TL'sinin davalı ... Özel Güv. Hizm. Limited Şirketi'nden, 1.040,11 TL'sinin davalı ... Özel Güv. Hizm. Limited Şirketi ve ... Güv. Ltd. Şti Ortak Girişimi'nden ve 19.316,42 TL'sinin davalı ... Özel Güv. Hiz. Limited Şirketi'nden, alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davalılar yerine 20/11/2018 tarihinde ödeme yaparak davalıların sebepsiz zenginleşmelerine neden olan davacının ödediği miktar için ödemenin yapıldığı 20/11/2018 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları nedeni ile değişen oranlı avans faizi talep etmesinin mümkün olduğu kabul edilip, davacı talebinin kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ....Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Yerel mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğunu, zira müvekkilinin 01.04.2008-31.12.2009 tarihleri arasında ....Ltd. Şti. ile ortak girişim olarak faaliyet gösterdiğini, davanın yalnız müvekkiline yöneltilmesi hukuki dayanaktan uzak olduğunu;
İşbu davanın nitelik itibari ile bir rücu davası olduğunu, rücu davaları için zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren iki yıl olduğunu;
Müvekkilinin davacı kuruma karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin, dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olduğu kabul edilse dahi asıl işveren ve alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu düşünüldüğünde, müvekkilinin davacı kurumun dava dışı işçilere yaptığı ödemelerin yarısından sorumlu tutulabileceğinin açık olduğunu;
Yerel mahkeme kararında, taraflar arasındaki iç ilişkide işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluğun yükleniciye verildiğinin belirtildiğini, ancak taraflar arasında yapılan sözleşmenin eşitler arası yapılmış bir sözleşme olmadığı düşünüldüğünde bu tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, zira kamu kurumundan ihale alan bir firmanın sözleşmenin şartlarını değiştirmesi gibi bir seçeneğinin olmadığını, kurum tarafından belirlenen sözleşmenin ihale alan firma tarafından sorgusuz sualsiz imzalanmak durumunda bırakıldığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı ....Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/932 E., 2019/856 K. sayılı dava dosyasında verdiği 09.10.2019 tarihli kararına yönelik davalı ....Ltd. Şti. vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken 1.319,50-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 280,63-TL harcın düşümü ile kalan 1.038,87-TL harcın davalı ....Ltd. Şti.den alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı ....Ltd. Şti. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
15.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 16.05.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır