T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/907 - 2025/607
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO: 2025/907
KARAR NO: 2025/607
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 12/05/2025
ESAS-KARAR NUMARASI: 2025/290 E.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili; taraflar arasında 27.01.2024 tarihli İş Makinesi Kira Sözleşmesi imzalandığını, davalının Mart, Nisan ve Mayıs ayları kira bedelleri toplamı 789.148,88 TL'yi ödememesi üzerine aleyhinde icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş;
28.04.2025 tarihli dilekçesinde; davalının cevap dilekçesinde fatura bedellerinin aylık 220.000,00 TL. olduğunu ikrar ettiğini, kısmi itirazı bulunduğunu, sadece faturaların fahiş kesildiğini beyan ettiğini, borcunu ödediğine dair bir belge sunmadığını, cari hesap kayıtları ve faturaların alacak iddialarını desteklediğini belirterek, öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun bir teminat karşılığında dava konusu alacak miktarınca, davalının kabulünde olan üç aylık kira bedeli olan 660.000,00 TL için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacı yanca, takibe konu edilen faturaların taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak tanzim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre aylık kira bedelinin KDV dahil 222.000,00 TL olduğunu, ancak davacı tarafça 01.03.2024 tarihli faturada 32.197,00 TL, 02.04.2024 tarihli faturada 22.200,00 TL, 03.05.2024 tarihli faturada 23.197,0 TL olmak üzere toplam 77.594,00 TL tutarında herhangi bir fazla çalışma yapılmaksızın fazladan faturalandırma yapıldığını, müvekkili şirket yetkili ve personelleri tarafından bu durumun davacı yetkililerine şifahi olarak bildirildiğini, bu durumun sehven meydana geldiği ve düzeltileceği beyan edilmesine rağmen faturalarda herhangi bir düzeltme işlemi yapılmaksızın icra takibine konu edildiğini, davacı şirket operatörü ve iş makinesinin aylık azami arıza durumu dışında sözleşme süresi boyunca toplamda 15 gün çalışma yapmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde iş makinesinin 28 gün çalışacağı, 2 gün arıza hakkının bulunduğunun belirtildiğini, ancak davacı şirket iş makinesi ve operatörünün aylık 2 günlük sürenin dışında Şubat ayında 6 gün, Mart ayında 5 gün, Nisan ayında 4 gün olmak üzere toplama 15 gün süreyle çalışmadığını, bu durumun şantiye görevlileri tarafından ilgili tarihlerde tutanak altına alındığını, bu sebeple ilgili tarihlerin fatura tutarlarından tenzil edilmesi gerektiğini, ihtarname keşide edilmediğinden temerrüt oluşmadığını, bu sebeple müvekkili şirketten faiz talep edilemeyeceğini, talep edilen faiz oranının da fahiş derecede yüksek olduğunu savunarak, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince; "Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının yaklaşık ispat düzeyinde delil sunamadığı, alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu suretle bu aşamada muaccel hale gelmiş bir para alacağından bahsedilemeyeceği gibi, diğer taraftan davalı borçlunun mallarını kaçırmaya çalıştığına dair delil sunulmadığı dikkate alınarak, sonuç itibari ile İİK' nın 257. maddesinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince alacaklarını yaklaşık ispat ile ispatlayacak delil sunmadıklarından söz edildiğini, oysa karşı tarafın cevap dilekçesinde borcu kısmi de olsa kabul ettiğini, Mahkemece en azından kabul edilen 660.000,00 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, buna rağmen yaklaşık ispat aranmasının hukuka uygun olmadığını, mahkemenin bahsettiği borçlunun mal kaçırma kastı olduğuna dair bir delilin dosyada olmadığı gerekçesinin vadesi gelmemiş borçlar için geçerli olduğunu, oysa uyuşmazlık konusunun sözleşmeye dayalı fatura alacağı olduğunu ve vadesinin geldiğini, fatura kesim tarihinden itibaren 15 gün içinde faturanın ödenmesi gerektiğini, ayrıca borçlunun borcu ve faturayı inkâr etmediğini belirterek, faturalara itiraz etmediğini, davalının borcun itfa edildiğine dair bir iddiada bulunmadığını, buna ilişkin bir belge sunmadığını, cari hesap kayıtları ve faturaların alacak iddialarını doğruladığını, derhal ihtiyati haciz kararı verilmediği takdirde müvekkillerinin hak kaybına uğrama tehlikesi bulunduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda, bunun uygun görülmemesi halinde davalının kabulünde olan 660.000,00 TL. üzerinden ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı istinaf başvurusuna konu edilmiştir.
Davacı tarafça 01.03.2024 tarihli KDV dahil 254.197,00 TL, 02.04.2024 tarihli KDV dahil 244.200,00 TL ve 03.05.2024 tarih ve 255.197,00 TL. bedelli faturalara dayalı olarak, işlemiş faiz dahil 780.148,88 TL.'nin tahsili talebiyle 09.05.2024 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı tarafa 15.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde 18.05.2025 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borca, faize ve faiz oranına itiraz edilmiş olduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin "ÖDEME" başlıklı 6. maddesinde, "İŞVEREN, araçların kira bedellerini fatura tarihinden itibaren (Takip eden ayın ilk günü) 15 günü aşmayacak vadede havale ile ödeyecektir. İş Makinesi operatörü İŞ MAKİNESİ SAHİBİ tarafından sağlanacaktır. Operatörün ücreti, fazla mesaisi, özlük hakları (SSK vs.) İŞVEREN tarafından karşılanacak ve hak edişten düşülecektir. Operatörün iş yerinde yemek ve konaklama bedelleri İŞVEREN tarafından karşılanacak hak edişten düşülmeyecektir. İş Makinesinin yakıtı İŞVEREN tarafından karşılanacaktır." hükmü düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 6. maddesindeki ödeme süresi ve TTK'nın 1530/2. maddesi dikkate alındığında, takip tarihinde faturalardan 03.05.2024 tarihli faturanın henüz ödeme süresi dolmamıştır. Ancak davalı tarafça, takip konusu 01.03.2024 tarih ve 02.04.2024 tarihli fatura bedellerinin sözleşmeye göre ayrı ayrı 185.000,00+KDV=220.000,00 TL. olduğu kabul edildiğine ve bu faturalara itiraz edildiği savunulmadığına göre 220.000,00x2=440.000,00 TL. alacak tutarı üzerinden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesinin 12.05.2025 tarihli Ara Kararını düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/290 E., 12.05.2025 tarihli Ara Kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen KABULÜNE, İİK'nın 257. maddesi uyarınca, davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacakları ile diğer haklarının 440.000,00 TL'ye yetecek kısmının İHTİYATEN HACZİNE,
2-Alacağın takdiren %25'i oranında hesaplanan 110.000,00 TL. teminat (Nakit veya kesin, süresiz teminat mektubu) sunulduğunda kararın infazı için Ankara İcra Müdürlüğüne yazı yazılmasına,"
III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
IV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
25.06.2025 tarihinde, İİK'nın 258/son ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza