T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/103 - 2025/185
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D İ R E N M E)
ESAS NO: 2025/103
KARAR NO: 2025/185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/07/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/554 E.-2020/275 K.
DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI:
Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2020/1803 E., 2022/133 K. sayılı kararının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarih ve 2022/4363 E., 2024/8487 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verildi. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; husumeti bina maliki ... İnş. ve İşl. A.Ş.'ne de yönelterek; müvekkiline İşyeri Paket Poliçesiyle... Medikal Sağ. İnş. Rekl. Gıda Bil. San. Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı bulunan işyerinin 21.08.2015 tarihinde su ve kanalizasyon borularının yetersizliği, tıkanıp geri tepmesi, patlaması, arızalanması vs. sonucu sızan sular neticesinde hasara uğradığını, davalı ...'nin kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesinin yetersizliği ve tıkalı halde bırakılması, drenajların kapasiteyi kaldırmaması, parsel baca kapağının teknik vasıflarının yönetmeliklere aykırı olması, bölgedeki yoğunluğu kaldıracak kollektörün tamamlanmaması vs. nedenleriyle bina maliki ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 134.229,64 TL'nin, 22.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde suyun geri tepmesi sonucu hasara sebep olduğunun belirtildiğini, yani davacı tarafın kendi sorumluluğunda yer alan kısımdan kaynaklı bir hasar meydana geldiğini, Deşarj Yönetmeliğinin 10/m maddesi gereği, davacı taraf ve bina yönetiminin, kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek hasara sebebiyet verdiklerini, zira geri tepmeyi engelleyecek olan çek-valf isimli aparatın takılı olmadığı ve kusurun idareye ait olmadığı görüşünde olduklarını, ayrıca binanın mimari projeye göre faaliyet gösterip göstermediği ve iskânının olup olmadığının belli olmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, dolayısıyla davacının müteselsilen tahsil talebinin dikkate alınmaması gerektiğini, kusuru kabul etmemekle birlikte ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların kusur oranlarının ayrı ayrı tespiti ile her bir tarafın sorumlu olduğu/olacağı bedelin belirlenmesi gerektiğini, ayrıca hesaplanan bedellerin kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ:
Davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarih ve 2016/338 E., 2017/294 K. sayılı kararıyla; davacı ... Genel Müdürlüğü'nün tacir sıfatını taşıdığı, dava dışı sigortalının işyerinin bulunduğu taşınmazın arsa vasfında olduğu, kat irtifakı veya kat mülkiyetinin bulunmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/1180 E. ve 2015/4956 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere her ne kadar dava dışı sigortalı Şirket ile davalı ... A.Ş. arasında kira ilişkisi bulunduğu iddia edilmiş ise de, uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığı, tacir olan tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bulunan uyuşmazlığın çözümünde, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiş;
Dosyanın gönderildiği Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.01.2018 tarih ve 2017/487 E., 2018/8 K. sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu hasarın meydana geldiği ... AVM'nin malikinin davalılardan ... İnşaat ve İşletme A.Ş. olduğu, davalı şirket ile davacının sigortalısı olan... Medikal Sağlık İnşaat Şirketi arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın kiralanan gayrimenkulün yönetim ve muhafazasından kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın kiralayan ile kiracı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, davacı sigorta şirketinin de sigortalısının tabi olduğu uyuşmazlığa göre dava açması gerektiği, davanın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği, mahkemenin görevsiz olduğu (ayrıca haksız fiile dayalı olarak ...'nin de davalı olarak gösterilmesinin kira sözleşmesinin varlığı karşısında mahkemeyi görevli kılmayacağı) gerekçesiyle, HMK'nın 114/c maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş,
Karara karşı davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 18.09.2019 tarih ve 2018/1062 E., 2019/1370 K. sayılı kararıyla; TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğu söylenemeyeceği, bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, somut olayda dava dışı sigortalı-kiracı... Medikal Sağ. İnş. Rekl. Gıda Bil. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. arasında kira sözleşmesi bulunduğu, davacı sigorta şirketince davalının kira sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarına dayanılarak, sigortalının haklarına halef sıfatıyla dava açıldığı, adı geçen davalı da cevaplarında sigortalı arasındaki kira sözleşmesi hükümlerine göre kendisine rücu edilemeyeceğini savunduğu, buna göre ilk derece mahkemesince, tarafların tacir olmasının HMK'nın 4/1-a maddesinde düzenlenen, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini etkilemeyeceği gözetilerek, dava dışı sigortalı-kiracıya halef olarak, davalı-kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. aleyhine açılan davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulünün isabetli olduğu, ne varki, davacı tarafça, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesinin yetersizliği ve tıkalı halde bırakılması, drenajların kapasiteyi kaldırmaması, parsel baca kapağının teknik vasıflarının yönetmeliklere aykırı olması, bölgedeki yoğunluğu kaldıracak kollektörün tamamlanmaması, vs. nedenlerle sorumlu olduğu iddiasıyla, ... Genel Müdürlüğüne de husumet yöneltildiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacı tarafça davalıların ayrı hukuki nedenlerle sorumlu olduklarının iddia edildiği, davalılar arasında her hangi bir hukuki ilişki de bulunmadığı, buna göre İlk derece Mahkemesince, davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi, şimdi olduğu gibi, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi; diğer davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden ise görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, her iki davalı yönünden sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabulünün doğru olmadığı belirtilerek, davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. vekilinin istinaf itirazları incelenmeksizin HMK'nin 353/(1)-a.3 maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş;
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/554 E., 2020/275 K. sayılı kararıyla; "Dosyanın yeniden mahkememize intikali sonrasında, davalılardan ... İnşaat ve İşletme A.Ş ile ilgili dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş, davalılardan ... Genel Müdürlüğü ile ilgili mevcut dava sürdürülmüştür.
Resen seçilen sigorta hesap bilirkişisi, makine mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi kurulundan 05/06/2020 tarihli rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi kurulunca taraflarca dosyaya temin olunan hasar dosyası ve diğer belgeler bütün olarak incelenip değerlendirilmek sureti ile, davaya konu ... Blok adresinde bulunan ... olarak kullanılan dava dışı şirkete ait iş yerinin davacı ... Sigorta tarafından 03/06/2015-03/06/2016 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 100869627 nolu poliçe ile sigortalandığını, rizikonun bulunduğu katın -2 bodrum kat olup, su ve sel baskınında yer aldığı sel nedeni ile sigortalı iş yerinde oluşan zararın 134.229,64 TL olduğu, sigorta şirketinin 22/09/2015 tarihinde yaptığı 134.299,64 TL ödemenin poliçeye, olaya ve zarara uyumlu olduğu, hasarın oluşmasında davalı ...'nin kusur oranının %60 olduğu, hakkında dava tefrik edilen AVM Yönetiminin ise projeye aykırı olarak hasar gören alanı müze alanı olarak düzenlenmiş olması nedeni ile hasarın artmasına sebebiyet verdiği için %40 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekilince rapora itiraz edilmiş ise de, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeni ile itiraz haklı görülmemiştir.
Her ne kadar başlangıçta dava her iki davalı aleyhine müşterek ve müteselsil sorumlulukları bulunduğu gerekçesi ile zararın bütününün tahsili istemi ile açılmış ise de, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2018/1062 Esas, 2019/1370 Karar sayılı, 19/09/2019 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, 'davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakta, davacı tarafça davalıların ayrı ayrı hukuki nedenlerle sorumlu oldukları iddia edilmektedir. Davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmamaktadır.' tespiti yapılmış, davalılardan ... İnşaat ve İşletme A.Ş aleyhine dava dışı sigortalanan şirket ile aralarındaki hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmakla, bu şirket aleyhine açılan davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Davacı şirketin sigortalısına poliçe kapsamında ödediği, hasar tazminatı ile ilgili olarak TTK'nun 1472.maddesi amir hükmüne göre halefiyet ilkesi uyarınca davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini isteme hakkına sahiptir.
Bilirkişi raporundaki kusur ve hasara ilişkin hesaplama gerekçeli ve denetime elverişli olamakla, hükme esas alınmış ancak, yukarıda açıklandığı üzere davalılar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi, talep te ayrı hukuki nedenlere dayanılmakla tefrik sonrası mevcut davada davalı olarak kalan ... Genel Müdürlüğünün bilirkişi raporunda 134.229,64 TL olarak belirlenen zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmamakla %60 kusuruna isnat edilen 80.537,78 TL için sorumlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 80.537,78 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2020/1803 E., 2022/133 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/554 E., 2020/275 K. sayılı kararını düzelterek, Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2021/2133 E., 2022/138 K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere; davanın kabulü ile 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarih ve 2022/4363 E., 2024/8487 K. sayılı kararıyla; "Dava dışı... Medikal Şti. adına sigortalı bulunan işyerinin davacı ... Sigorta şirketine "İşyeri Paket Poliçesiyle" sigortalandığı ve "çocuk müzesi" olarak kullanılmakta olduğu, 21.08.2015 tarihinde su ve kanalizasyon borularının yetersizliği, tıkanıp geri tepmesi, patlaması, arızalanması vs. sonucu sızan sular neticesinde hasara uğradığı, davacı tarafından davalıların kusurlu olduğu iddiası ile bina maliki ile birlikte davalı ...'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ileri sürülerek, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili isteminde bulunulduğu, bina maliki ... İnş. ve İşl. A.Ş.'ye yönelik açılan davanın tefrik edilerek usulden reddi yönünde karar verildiği incelemenin sadece davalı ... Genel Müdürlüğüne dair devam ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı sigortacısı olduğu işyerinde oluşan ve sigortalısına ödediği hasar bedelinin tamamını hem davalı ...'den, hem de hakkındaki dava tefrik edilen bina malikinden müteselsil sorumluluk ilkesi gereği talep etmiştir.
...
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61 ve 62 nci maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir.
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edilebilir.
Şu halde; rücuda teselsül olmayacağından ve davalı ...'nin kusur durumu belirlenerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış" gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
1-DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI VE GEREKÇESİ :
I-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Dava, İşyeri Paket Sigorta Poliçesi gereğince sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TBK'nın "Müteselsil sorumluluk" üst, "a. Dış ilişkide" alt başlıklı 61. maddesi, "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü,
"b. İç ilişkide" alt başlıklı 62. maddesi ise, "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.
Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." hükmünü içermektedir.
Birden çok zarar verenin bağımsız kusura dayanan kusursuz sorumlulukları da TBK m. 61'e göre, aynı sebepten doğan müteselsil sorumluluk sayılmalıdır. Zira burada da zarar verenlerin herbiri, kusurlarıyla aynı zarara birlikte sebebiyet vermekte, dolayısıyla zararın sebebini birden çok kişinin kusuru oluşturmaktadır. Bağımsız da olsa herbir kusur, meydana gelen zararın kısmî sebebini teşkil etmekte. Sonuçta kısmî kusurlar birlikte bir zarara sebebiyet vermektedir. ...Zarar gören tazminatın tamamını, dilediği takdirde zarar verenlerin tamamından talep edebileceği gibi, bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir...Tazminat yükümlülerinden herbiri, zarar görene tazminatın tamamını ödemek zorundadır. TBK m. 163/II'ye göre zarar verenlerin sorumluluğu tazminat borcunun tamamı ödeninceye kadar devam eder. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, 21. Baskı, S: 838, 840)
Benzer nitelikteki uyuşmazlıkla ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.07.2013 tarih ve 2012/7310 E., 2013/6614 K. sayılı kararında ise, "Öte yandan, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur paylaştırması yapılmış ise de, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalılar davacının sigortalısına karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda, işbu dava nedeniyle sorumluluğu bulunan davalılar yönünden zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, BK'nın 50. maddesi uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesi de doğru görülmemiş" denmiştir.
Bu durumda İlk derece Mahkemesince, tefrik edilerek görevsizlik kararı ile Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. ile ilgili hükümle tahsilde tekerrür etmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Dairemizin 18.09.2019 tarih ve 2018/1062 Esas, 2019/1370 Karar sayılı kararındaki "davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakta, davacı tarafça davalıların ayrı ayrı hukuki nedenlerle sorumlu oldukları iddia edilmektedir. Davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmamaktadır." şeklindeki belirlemenin her bir davalı ile ilgili uyuşmazlıkta ayrı mahkemenin görevli olduğu konusundaki değerlendirmeye yönelik olduğu göz ardı edilerek, bu belirlemeye dayalı olarak, TBK'nın 62. maddesi uyarınca müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
2-DAİREMİZİN DİRENME GEREKÇESİ :
Dosya kapsamından;
Davacının sigortalısı... Medikal Sağlık İnş...Ltd. Şti.'nin işyerinde su baskını nedeniyle hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketince hasar bedelinin ödenmesi üzerine ... Genel Müdürlüğü ve sigortalının kiralayanı ... İnş. İşl. A.Ş.'ne, TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak rücuen alacak davası açıldığı, yukarıda özetlendiği üzere Dairemiz kaldırma kararına uyularak kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. ile ilgili dava tefrik edilerek görevsizlik kararıyla sulh hukuk mahkemesine gönderildiği, iş bu davada da davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden yargılamaya devam edildiği,
Tefrik edilen ... İnş. İş. A.Ş. hakkındaki davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.09.2021 tarih ve 2020/1132 E., 2021/2378 K. sayılı kararıyla; "... yönünden dava devam etmiş. Dava konusu tutarın % 60'ı oranında ... yönünden hüküm kurulduğu karar aşamasında davacı vekilince belirtilmesi sebebiyle geriye kalan % 40 kusur oranında davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş yönünden hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davaya konu 134.229,64 TL'lik tazminatın % 40'ı olan 53.691,85 TL'nin davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş'den dava tarihi olan 22.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
... Genel Müdürlüğü hakkındaki iş bu davada da, yukarıda özetlendiği üzere Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/554 E., 2020/275 K. sayılı kararıyla, "Bilirkişi raporundaki kusur ve hasara ilişkin hesaplama gerekçeli ve denetime elverişli olamakla, hükme esas alınmış ancak, yukarıda açıklandığı üzere davalılar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi, talepte ayrı hukuki nedenlere dayanılmakla tefrik sonrası mevcut davada davalı olarak kalan ... Genel Müdürlüğünün bilirkişi raporunda 134.229,64 TL olarak belirlenen zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmamakla %60 kusuruna isnat edilen 80.537,78 TL için sorumlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 80.537,78 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce her iki dosya aynı gün istinaf incelemesine tâbi tutulmuştur.
Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2021/2133 E., 2022/138 K. sayılı kararıyla; davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş.'nin istinaf sebeplerinin reddine, iş bu davadaki müteselsil sorumluluk ile ilgili aynı gerekçelerle, İlk derece Mahkemesince davanın tefrik edildiği Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalı ... Genel Müdürlüğü ile ilgili kurduğu hükümle tahsilde tekerrür etmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 62. maddesi uyarınca müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, "Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2020/1803 E., 2022/133 K. sayılı, davalı ... Genel Müdürlüğü ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere davanın kabulüne, 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.09.2022 tarih ve 2022/4384 E., 2022/6458 K. sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verilmiştir.
... Genel Müdürlüğü hakkındaki iş bu davada da; müteselsil sorumluluk ile ilgili aynı gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, "Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2021/2133 E., 2022/138 K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere; davanın kabulü ile 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir. Dairemizin bu kararı yukarıda özetlenen Yüksek 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarih ve 2022/4363 E., 2024/8487 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Görüleceği üzere aynı olay ile ilgili aynı davacı tarafından aynı taleplerle açılan ve tefrik edilerek ayrı esaslarda görülen davalarda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararları çelişkilidir.
Buna göre, TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1472-(1). maddesi, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya dier tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda dava dışı sigortalı-kiracı... Medikal Sağ. İnş. Rekl. Gıda Bil. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hasara sebebiyet veren olayda kusurlu olduğuna dair dosyada delil ve belge bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporlarında davalı kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. ve ... Genel Müdürlüğünün ayrı ayrı kusur oranları belirlenmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma kararındaki tespitin aksine, sigortalı kusurlu olmayıp, sigortalı ve ona halefen davacı sigorta şirketi tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyerek diğer müteselsil sorumlulara rücu eden kişi değildir. Uyuşmazlığın, dış ilişkide uygulanması gereken müteselsil sorumluluk ilkelerine, yani TBK'nın 61. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. 6098 sayılı TBK tasarısında iki fıkradan oluşan 61. maddenin, "Her bir müteselsil sorumlunun sorumlu tutulacağı tazminat miktarı, tek başına sorumlu olması durumunda yükümlü tutulacağı tazminat miktarından fazla olamaz." şeklindeki ikinci fıkrası, Adalet Komisyonunca, zincirleme sorumluluğun hukuki yapısına ilk bakışta aykırı görüldüğü ve uygulamada sorun doğurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle madde metninden çıkarılmıştır. TBK'nın 163. maddesi uyarınca, davacı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Üstelik Dairemizce kurulan hükümde, alacağın tahsilde tekerrür etmemek şartıyla tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenlerle Dairemizin önceki kararında direnilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2020/1803 E., 2022/133 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE,
II-Yukarıda (1-I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
III-Yukarıda (1-II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/554 E., 2020/275 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2021/2133 E., 2022/138 K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
134.229,64 TL'nin 22/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 9.169,23 TL harçtan peşin alınan 2.292,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.876,92 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 16.701,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.617,33 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere), 148,60 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere 3.765,93 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.292,31 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,"
IV-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
V-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.501,54 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 1.375,39 TL.'nin düşümü ile kalan 4.126,15 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
VI-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
25.02.2025 tarihinde, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza