T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1718 - 2026/83
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO: 2025/1718
KARAR NO: 2026/83
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06.11.2025
ESAS-KARAR NUMARASI: 2025/615 E., 2025/775 K.
TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 22.01.2026
YAZIM TARİHİ: 22.01.2026
Konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep edenler vekili özetle: Müvekkilinin 14.08.2017 tarihinde kurulduğunu ve şirket sermayesinin 20.000.000 TL olduğunu, şirketin tek ortağının ve şirket müdürünün ... olduğunu, şirketin ödenmemiş sermayesinin bulunmadığını, şirketin mobilya sektöründe üretici olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili gerçek kişinin, şirketin bankalara olan borçlarına müteselsil kefaletinin bulunduğunu, müvekkillerinin, borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altına girdiğini, kısa süreli yaşanacak olan bir likidite bozukluğu ve nakit sıkışıklığı nedeniyle doğması muhtemel bir iflastan kurtulmak üzere konkordato başvurusunda bulunduklarını, müvekkili şirket yönünden, borçlarının kesin mühlet akabinde konkordatonun tasdikinden itibaren indirimsiz ve %25 faizli olarak 24 aylık bir süreç içerisinde eşit taksitler halinde ödenmesini planladıklarını, şirketin faaliyetini sürdürebilmesi ve konkordatonun başarılı olabilmesi için şirket ortağının malvarlığının da korunmasının gerekeceğini iddia ederek, İİK m. 287, 288, 294 ve 295 gereğince müvekkili şirket hakkında geçici mühlet, kesin mühlet verilmesine ve konkordato tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davacı ... Mobilya Ltd Şti ile müdahale talebinde bulunarak geçici mühletin kaldırılması talebinde bulunan ... İnşaat ... firması lehine davacı firma tarafından düzenlenen 2.300.000,00 TL miktarlı, 22/01/2025 tanzim, 05/02/2025 vade tarihli bono'nun 12.08.2025 tarihli bilançoda ve makul güvence raporunda yer almadığı, konkordato borçlar listesinde yer almadığı yine davacı asil tarafından müdahil ... lehine keşide edilen, 08.01.2025 tanzim, 08.02.2025 vade tarihli 500.000 TL bedelli, 17.06.2025 tanzim, 30.07.2025 vadeli 875.000 TL bedelli, 17.06.2025 tanzim, 30.08.2025 vadeli 875.000 TL bedelli, 17.06.2025 tanzim, 30.09.2025 vadeli 875.000 TL bedelli, 17.06.2025 tanzim, 30.10.2025 vadeli 875.000 TL bedelli bonoların davacı gerçek kişi ...'e ait projede/gerçek kişi borç listesinde yer almadığı, yine davacı asil ile eski eşi arasında görülmekte olan mal rejimine ilişkin davaya konkordato başvuru projesi kapsamında yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Davacılar vekilince mahkememize sunulan beyan dilekçesi ile ve duruşmadaki beyanlarında; bahse konu hususların muhasebesel hata olduğu ileri sürülmüş ve müdahil ... firması ile konkordato sürecine başvurulduğunda sözleşmesel ilişkinin devam ettiği belirsizlik nedeni ile (sözleşmenin devam edip etmeyeceği noktasında) ... firmasına verilen bono'nun gizlenmiş bir borç olarak kabul edilmemesi gerektiği savunulmuş ise de; geçici mühlet kararı verildikten, geçici komiserler kurulu kök raporu düzenlendikten sonra borç kaynağı olan bonoların gerek davacı şirket gerekse davacı gerçek kişi yönünden ancak mahkememize yapılan müdahale talepler ile ortaya çıktığı anlaşılmış, dosyaya ... firması vekilince sunulan ek sözleşme başlıklı belge (davacı vekilince karşı çıkılmayan) içeriğine göre davacı firma ile müdahil ... firmasının bir araya gelerek sözleşmenin ifa edileceği tarihinin birlikte kararlaştırıldığı, bu tarihin mahkememizce verilen geçici mühlet tarihi olan 12.08.2025 tarihinden evvel 2025 yılı Mayıs ayı olarak belirlendiği, bu tarihe kadar davacı şirket tarafından edimin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, sözleşmenin ifa edilmesi halinde ise davacı şirket tarafından düzenlenen 195.359,94 USD bono'nun (ödemenin) iade edileceğinin belirtildiği anlaşılmış olmakla davacılar vekilinin bu yöndeki savunmasına hukuki değer atfetmek olanaklı görülmemiştir.
Davacı tüzel kişi sermaye şirketi ve buna göre tacir olup, basiretli şekilde hareket etmek durumundadır. Yine davacı şirketin yetkili temsilcisi konumunda bulunan gerçek kişinin de kimlere hangi tutarda bono verdiklerini, hangi temel ilişki nedeniyle verildiklerini bilmemeleri hayatın olağan akışına aykırı görülmüştür. Bu bakımından, tüm davacılar yönünden konkordato istemine ilişkin olarak sunulan mali tabloların, makul güvence raporunun ve diğer belgelerin gerçek durumu yansıtmadığı, talep tarihinde ve halen değişkenlik içerdiği, bu durumun gerek davacı borçlular, alacaklılar ve ortaklar açısından belirsizlik içerdiği, anılan hususlar açıklığa kavuşturulmadan istemin kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dosya kapsamı, mali tablolar ile sunulan geçici mühlet komiserler kurulu raporlarından, davacı şirketin aktif mal varlığının pasif mal varlığından fazla olduğu, borca batıklık durumlarının bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durum karşısında, davacıların konkordato geçici mühletinin uzatılmasına, kesin mühlet verilmesine ve konkordato isteminin reddine..." karar verilmiştir.
Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından konkordato talebinin 31.07.2025 tarihli bilanço verilerine dayanılarak yapıldığını, konkordato komiserler kurulu tarafından düzenlenen raporlarda, şirketin faaliyetlerine devam edebileceğinin ve konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin yüksek olduğunun açıkça belirtildiğini, dosya kapsamındaki dilekçeler, beyanlar ve komiser raporları incelendiğinde, ... İnşaat ... ile olan ticari ilişkinin ve verilen vadesiz senedin dayanağının ayrıntılı biçimde açıklandığının görüldüğünü, ... İnşaat ... ile yapılan sözleşme kapsamında alınan avansın, sözleşmenin askıda kalması ve aynen ifa ihtimalinin devam etmesi nedeniyle başlangıçta likit borç olarak muhasebeleştirilmediğini, alacaklının sonradan aynen ifadan vazgeçerek avans iadesi ve cezai şart talep etmesi üzerine borcun likit hale geldiği anda kayıtlara alındığını, bunun muhasebe tekniğine ilişkin bir husus olduğunu ve kötüniyetle ilgisinin bulunmadığını, İİK m.299 ve m.308/b hükümleri uyarınca, bilançoda yer almayan veya nizalı alacakların konkordato sürecinde öngörüldüğünü, bu durumun tek başına dürüstlük kuralının ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, 7101 sayılı Kanun değişikliği ile konkordato bakımından dürüstlük koşulunun mühlet aşamasında aranmadığını, ilk derece mahkemesinin daha oylama aşamasına dahi geçilmeden dürüstlük kuralının ihlalinden söz ederek kesin mühleti reddetmesinin kanuna aykırı olduğunu, ayrıca, 06.11.2025 tarihli duruşmada ... İnşaat ... vekilinin sözleşmenin feshedilip edilmediğini bilmediğini beyan etmesine rağmen bu hususun tutanağa geçirilmediğini, bu durumun savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının, konkordatonun amacı olan borçlunun faaliyetini sürdürerek alacaklıların daha yüksek oranda tatminini sağlama ilkesi ile bağdaşmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, İİK m. 285 vd. maddelerine dayalı konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep edenler vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın konkordato talep edenlerden alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Konkordato talep edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,İİK m. 293/3 göndermesi ile uygulanması gereken m. 164/2 fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2026
Başkan Üye Üye Katip