T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/630 - 2026/1066
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO: 2026/630
KARAR NO: 2026/1066
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.02.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI: 2026/105 E.
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 06.05.2026
YAZIM TARİHİ: 06.05.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında 05.01.2024 tarihinde "Süresiz Yüklenici Sözleşmesi" akdedildiğini, aracın müvekkili tarafından danışmanlık hizmetlerinin daha verimli yürütülmesi ve iş süreçlerinin kolaylaştırılması amacıyla davalının yetkilisi ...'un kullanımına tahsis edildiğini, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle hizmet sözleşmesinin sona erdiğini, sözleşme ilişkisinin sona ermesiyle birlikte, davalıya tahsis edilen aracın kullanım hakkının da doğal olarak ortadan kalktığını ve müvekkilinin aracın iadesini talep ettiğini, buna rağmen aracın iade edilmediğini ileri sürerek dava konusu ... plakalı aracın üçüncü kişilere devrinin, satışının ve her türlü tasarrufunun önlenmesi için trafik sicil kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davacının ihtiyati tedbir istemi 16/02/2026 tarihli tensip tutanağının 9. maddesinde değerlendirilmiş ve talebin reddine karar verilmiştir.
Esas uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği..." gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait ... plakalı aracın mülkiyetinin fatura, ruhsat ve noter teslim tutanağı ile tam ispat düzeyinde ortaya konulduğu, davalının araç üzerindeki zilyetliğinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, istihkak davasının doğası gereği mülkiyet hakkının korunmasının çoğu zaman zilyetliğin geçici olarak malike iadesini gerektirdiği, talep edilen tedbirin davanın esasını çözmekten ziyade mülkiyet hakkını koruma amacı taşıdığı, Yargıtay içtihatlarında ihtiyati tedbirin kapsamına ilişkin sınırlayıcı yorum yapılmadığı, hakkın korunması için gerekli olması halinde uyuşmazlık konusu hakkında esasla örtüşen tedbirlerin de verilebileceğinin kabul edildiği, davalının aracı teslim etmeyeceğini açıkça beyan ettiği, aracın kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle hırpalanma, değer kaybı, üçüncü kişilere devredilme veya kaçırılma risklerinin bulunduğu, aracın fiilen trafikte kullanılmasının müvekkili bakımından işleten sıfatıyla ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarından doğabilecek ağır hukuki ve mali sorumluluk riskleri yarattığı, bu durumun telafisi güç zarar niteliğinde olduğu, HMK 391. madde uyarınca mahkemenin yalnızca devir yasağı değil, malın muhafaza altına alınması, trafikten men edilmesi ve yediemine teslimi dahil her türlü koruyucu tedbire karar verebileceği, ilk derece mahkemesinin somut olayın özelliklerini, mülkiyet hakkının korunması gerekliliğini ve ortaya çıkabilecek ciddi zarar risklerini değerlendirmeden soyut gerekçeyle ret kararı verdiği, kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen 05.01.2024 tarihli, süresiz yüklenici sözleşmesi başlıklı danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacıya ait aracın davalıya teslim edildiği, sözleşmenin feshedildiği, aracın iade edilmediği iddiasıyla aracın teslimi talepli davada verilen ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.
Davacı aracın sicil kaydına şerh verilmesi, devrinin önlenmesi, yakalanması, kendisine teslimi, tasarrufun önlenmesi vd. hususlarında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK 389/1).
Uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine dair mahkeme gerekçesi isabetli ise de davacı tarafça aracın kendisine teslim edilmesinin yanı sıra aracın kullanım sonucu yıpranmasının ve muhtemel bir trafik kazası neticesi doğacak hukuki sorumluluğun önlenmesi nedenleriyle yargılama süresince aracın kullanımının önlenmesi vd tedbirler de talep edildiğinden aracın trafik sicil kaydı ve faturaları ile tarafların delilleri toplanarak yaklaşık ispat gerçekleştiği takdirde, davacıya teslimi dışında dava konusu aracın muhafazası hususundaki tedbir talepleri somut olayın özellikleri gözetilmek suretiyle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.02.2026 tarih, 2026/105 E. sayılı ara kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.f ve 394/son gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 06.05.2026
Başkan Üye Üye Katip