T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/739
KARAR NO : 2025/1166
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/783E., 2019/1040K.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 29/03/2015 günü olağan genel kurul toplantısında, genel kurul iradesi fesada uğratılmak suretiyle hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı kararlar alındığını, bu kararlara karşı müvekkilinin muhalefet şerhi koyduğunu, davalı kooperatifin aynı konuda 16/03/2014 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararlarının iptali için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/789 E sayılı davası devam etmekte iken, aynı konudaki hukuka aykırı kararların bir kez daha alındığını, yönetim kuruluna verilen yetkilerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kooperatifin 29/03/2015 tarihli genel kurulunda gündemin 8, 9 ve 10. maddelerinde alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, alınan kararların hukuka uygun ve üyelerin lehine olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, müvekkillerin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, 07/07/2015 günü yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, genel kurul iradesi fesada uğratılmak suretiyle devam eden yargı süreçlerini ve mahkemenin ihtiyati tedbir kararını sonuçsuz bırakmak için hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı kararlar alındığını ileri sürerek, kooperatifin 07/07/2015 tarihli olağanüstü genel kurulunda gündemin 3,4 ve 6.maddelerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, kararlar ile daha önceki imara göre yapılabilecek konut sayısı 95 iken, 324 adede çıkacağını, bunda kooperatifin büyük yararının bulunduğunu ancak kooperatifin emsal arttırma bedelini üyelerden toplama imkanı bulunmadığından bu bedelin arsa olarak karşılandığını, emsal arttırma bedeli olarak ayrılan 11.000,00 m2 arsa çıktıktan sonra kalan 13.300,00 m2 arsada yapılabilecek 177 bağımsız bölümden müvekkiline 85 adet bağımsız bölüm isabet ettiğini, bu durumda müvekkilinin arsa payının %48 olacağını, bununda bölge şartlarına aykırı olmadığını, ayrıca daha önce her kooperatif üyesi sıradan birer bağımsız bölüm sahibi olabilecek iken, şimdi üçer adet lüks daire alacağını, bunların dışında yaklaşık 4 adet daire ile sosyal tesis alanının yarısının kooperatife kalacağını, bunlarla kooperatif borçlarının temizleneceğini, bütün bu safhaya kadar kooperatif üyelerinin mali yük altına girmemelerinin sağlanmaya çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...daha önce kooperatif genel kurulunda benzer nitelikte alınan kararlara karşı dava açılmamış olmasının, dava konusu olan genel kurul kararlarına karşı dava açılmasına engel teşkil etmeyeceği, davaların yasal süresi içerisinde açıldığı, toplantı ve karar yeter sayısının olduğu, davacıların iptalini talep ettikleri genel kurul kararlarına muhalefet şerhlerinin bulunduğu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/789 Esas sayılı davasına konu olan 16/03/2014 tarihli genel kurulun 8, 9 ve 11. maddeleriyle alınan kararların, mahkememizde açılan asıl davaya konu olan davalı kooperatifin 29/03/2015 tarihli genel kurulunun 8, 9 ve 10. maddelerini ve birleşen davaya konu olan 07/07/2015 tarihli genel kurulun 3, 4 ve 6. maddelerinin çoğunlukla aynı içerikte bulunduğu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/789 Esas sayılı davasında, kooperatif üye sayısının 84'e çıkarılması, dava dışı ... AŞ ile yapılan sözleşme ile davalı kooperatife 84 adet bağımsız bölüm verilmesinin, kooperatif üyelerinin ortak menfaatine olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verildiği, iş bu davada verilen kararın mahkememizde görülen davalar yönünden kuvvetli delil teşkil ettiği, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının, kooperatif üye sayısının artırılmasına ve kooperatife mahalli rayiçten daha az sayıda bağımsız bölüm verildiği gerekçesine dayalı olarak verilen iptal kararı nedeniyle gerekli olmadığı, 04/11/2014 tarihli genel kurul toplantısı eki "Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 3.3. maddesinde, arsanın 11.000 m2'lik bölümünün yüklenici adına tapuya kayıt ve tescili borcunun, arsa sahibinin yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalaması durumunda geçersiz kalacağı açıklaması yer almasına ve ... AŞ ile Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmasına rağmen, 07/07/2015 tarihli genel kurulun 6. maddesinde, gerekçesi açıklanmadan 11.000 m2'nin ... Emlak AŞ'ye veya ... Emlak AŞ'nin belirleyeceği kişilere, mahalli rayiç fiyatları çok daha yüksek olmasına rağmen m2'si 250,00 TL'den az olmamak üzere satışının yapılmasına karar verilmesinin kooperatif üyelerinin menfaatine aykırı bulunduğu kanaatine varıldığından, asıl ve birleşen davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkeme hakimlerinin tarafsızlığından şüphe edildiği için ret talebinde bulundukları ve 26.12.2019 günlü oturum ara kararı ile ret talebinin geri çevrilmesine karar verildiğini, mahkeme heyetinin reddi taleplerinin asıl karardan önce ve ondan bağımsız şekilde reddedildiğini, ret talebinin ileri sürüldüğü duruşmada reddi istenen hakimlerce red kararı verilmesinin doğru olmadığını, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, mahkemenin önceki kararı kuvvetli delil olarak nitelendirmesinin de hatalı olduğunu,asıl yüklenici ile yapılan sözleşmenin iptal ettirilmeye çalışılmasının kooperatifi altından kalkılmaz borçlara sokacağını, yapılan sözleşmenin iptali amaçlı kararların sözleşmenin haksız feshinin sonuçlarını doğuracağını, kooperatifi yüklenicinin kar yoksunluğu dahil sözleşme borçları altına sokacağını ve sözleşmelerin genel kurul kararlarına dayalı olduğundan, haksız feshin sonuçlarının bütün üyelere yansıyacağını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Asıl dava, 29.03.2015 tarihli genel kurul kararının 8., 9. ve 10. maddesinin, birleşen dava ise; 07.07.2015 tarihli genel kurul kararının 3., 4. ve 6. maddelerinin iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783E., 2019/1040K. sayılı dava dosyasında verdiği 26/12/2019 tarihli kararına yönelik asıl ve birleşen davada davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin asıl dava yönünden davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin birleşen dava yönünden davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
11.12.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza