T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/1070
KARAR NO : 2025/850
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 21.04.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/135 E., 2021/394 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, davalı hakkında kooperatif üyeliğinden kaynaklı olarak ödenmeyen üye aidat, ara aidat ile harcamalar bedeli olarak icra takibi başlatıldığını, davalının ise söz konusu icra takibinde bahsi geçen taşınmazların tüm borçlarını ödediğini, tapularını aldığını ve ardından 3. şahıslara sattığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, genel kurul olacağına dair tüm üyelere posta yolu ile bilgi verildiğini, davalının kurula katılmadığını, davalının dairesini tapudan devralan şahsın kooperatife üyeliğe ilişkin herhangi bir girişimde bulunmadığını, davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesine göre, kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerektiğini, dolayısıyla da bir pay ve bu paya bağlı haklar için kooperatife yalnızca bir ortak alınabileceğini, bu kapsamda davalı taraf daireyi devrettiğini belirtmiş olmasına rağmen daireyi devir alan şahsın kooperatif üyesi olarak kabul edilmesi için gerekli işlemleri gerçekleştirmediğini ve bu nedenle bütün sorumluluğunun devam ettiğini, davalı her ne kadar ihtarname çekerek daireyi devrettiğini belirtmiş olsa da devir alan kişiyi bildirmediğini, ayrıca daireyi devir alan kişinin ise devir aldığına ilişkin kooperatife herhangi bir yazılı bildirimde bulunmadığını ve deftere işlenmediğini ileri sürerek, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10452 sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca, faize ve ferilerine itirazının iptaline, takibin devamına, haksız yere itiraz eden borçlunun aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatif tarafından icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından da icra takibine itiraz edildiğini, davacı kooperatif tarafından inşa edilmiş olan 7 ve 14 no.lu bağımsız bölümlerin, 2006 yılında tapuda müvekkiline satıldığını, dolayısıyla mezkûr taşınmazlara ortaklık devriyle değil, tapuda satın alınmak suretiyle malik olunulduğunu, ardından da 2011 yılında 7, 2017 yılında da 14 no.lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından üçüncü şahıslara satıldığını, davacının iddiasının aksine 2006 yılı itibariyle mezkûr bağımsız bölümlerin üçüncü maliki olan müvekkiline herhangi bir ortaklık devri yapılmadığını ve dolayısıyla, yasa gereği eski ortağın kooperatif ortaklığı devam edeceğinden kooperatife karşı borçlu olan kişinin de eski ortak olması gerektiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesine göre ortaklık payını devralmayan müvekkilinin bundan dolayı bir sorumluluğunun olmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davalının 7 ve 14 no.lu bağımsız bölümleri tapuda üçüncü şahıslardan satın alındıktan sonra, binadaki eksiklikler, giderler ve yapılacak iyileştirmeler için davacı kooperatif tarafından değişik adlar altında sürekli para talep edildiğini, banka hesaplarında haciz olduğu söylenerek makbuz mukabilinde davalıdan toplamda 46.551,00 TL tahsil edildiğini savunarak, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Davalının davaya konu 35535 ada 3 parsel 7 bağımsız bölüm ve 35532 ada 11 parsel 14 bağımsız bölümleri 3. Kişiden devraldığı,davacının kooperatif üyesi olmadığı iddia edilmiş isede, davacının taşınmazları aldıktan sonra kooperatife üye olduğu, 14 makbuz karşılığı 26,066,00 TL ödeme yaptığı, 06/06/2009 tarihli ve 10/07/2016 tarihli Genel Kurul Tutanaklarında ise Divan Katibi sıfatı ile imzalarının bulunduğu,Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden getirtilen 16/06/2019 tarihli Genel Kurul Hazurun Listesinde davalının 53 numaralı kooperatif üyesi olduğu, davalının davacı tarafa gönderdiği Ankara 1. Noterliğinin 10 Ekim 2013 tarih 08309 yevmiyeli ihtarı ile kooperatif üyeliğini ikrar ettiği, kabulün aksinin yani davalının taşınmazı peşin ödemeli olarak aldığının , kooperatif üyesi olmadığının davalı tarafça ispat edilemediği, davalının taşınmazları ilerleyen süreçte devretmesine rağmen kooperatif üyeliğinin devir edilmediği, bağımsız bölümleri devir alanların kooperatif üyeliğinin tescil edilmediği, bu kapsamda davalının davacı kooperatife önceki ödemeleri sonrası 01/01/2009-30/04/2008 tarihleri arasında ödenmeyen 36.599,00 TL aidat ve gider borcu bulunduğu, davacının faiziyle birlikte talep edebileceği alacak miktarının 38.548,27 TL ı olduğu bilirkişi raporu, tapu kayıtları, davacının kooperatif üyesi olduğunu gösterir hazurun cetveli, davalının imzasını içeren Kooperatif Genel Kurul tutanakları, davacı tarafça davalıya gönderilen üyelik ikrarı içerir ihtar, davalı ödeme belgeleri ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmış olmakla, davacının davasının kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Müvekkilinin hiçbir zaman kooperatif üyesi olmadığını, mahkemenin varsayımlara dayanan gerekçe ile üyeliği kabul ettiğini, davacı tarafından müvekkilinin üye olduğuna dair ortaklık belgesi sunulmadığını, buna rağmen mahkemenin kabul kararı vermesinin ve ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/135 E., 2021/394 K. sayılı dava dosyasında verdiği 21.04.2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Alınması gereken 2.504,39 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 626,09 TL harcın düşümü ile kalan 1.878,30 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
23.10.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza