T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2020/1455
KARAR NO : 2025/912
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/719E., 2020/207K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, taraflar arasında temizlik hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, davacıdan önceki şirketlerde davalı kuruma hizmet veren personellerin davacı şirket bünyesinde de çalışmaya devam ettiklerini, dava dışı ... adlı personelin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş akdinin sonlandırıldığını, davalı kurum tarafından iş akiti sonlanan personelin kıdem tazminatı hesaplanarak davacı şirketin 11 nolu hak edişinden kesildiğini, yapılan bu kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11 nolu hakedişten yapılan kesintilerin şimdilik 2.000,00 TL’sinin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı işçiye kıdem tazminatı ve alacaklarının idarelerince ödendiğini, davacı ile müvekkili idare arasında iş mevzuatı açısından ilişki bulunmadığını, aralarındaki ilişkinin ihale sözleşmesinden kaynaklanan akdi bir ilişki olduğunu, sosyal güvenlik mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince; "...taraflar arasında davalı tarafından dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatı miktarı ve kıdem tazminatı hak ettiği hususunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatından davacının sorumlu olup olmadığı, davacı sorumlu ise davalının ödemiş olduğu kıdem tazminatını davacının hak edişinden kesip kesemeyeceği noktasında toplandığı bu çerçevede tarafların bildirmiş olduğu delillerin dosya kapsamına alındığı yapılan değerlendirme de davacı taraf her ne kadar kıdem tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de taraflar arasında "Ankara Metrosu, Ankaray ve Teleferik İşletmesi Temizlik Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" başlıklı 2016/385792 ihale kayıt numaralı ihalenin bulunduğu, söz konusu ihalenin 8.2. Maddesinde "Teknik Şartnamenin" ihalenin eki sayıldığı, söz konusu teknik şartnamenin 6. Maddesinde "Çalıştırılacak işçilere ait 4857 sayılı iş kanununa göre her türlü kanuni işlemin yerine getirilmesi yüklenici yükümlülüğündedir..." şeklinde ve yine aynı maddenin devamında "Sosyal Güvenlik mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır" şeklinde düzenlemelerin bulunduğu, söz konusu düzenlemelerden açıkça anlaşılacağı üzere davacı bünyesinde çalışan işçinin kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunun anlaşıldığı, söz konusu düzenlemelerde açıkça kıdem tazminatı ibaresinin geçmemesinin mevcut olaya hiç bir etkisinin olmadığı, zira söz konusu düzenlemelerde işçiler haklarının ödenmesi ve 4857 iş kanunundan doğan hakların ödenmesinden açıkça yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiği, bu düzenlemenin kıdem tazminatını da kapsayacağı yönünde mahkememizde kanaatin oluştuğu, bu kanaatten ötürü davacının kıdem tazminatından sorumlu olmadığına dair iddiasının mahkememizce yerinde görülmediği, yine burada tartışılması gereken diğer hususun davalının ödemiş olduğu kıdem tazminatının davacının hak edişinden kesip kesemeyeceği hususu olduğu, söz konusu kıdem tazminatından davacı taraf sorumlu olmasına rağmen davalının kıdem tazminatını dava dışı işçiye ödediği, davalının ödemiş olduğu bu kıdem tazminatı nedeniyle davacıdan alacaklı konumuna girdiği, davalının kendi alacağını davacının doğmuş alacaklarından kesmesinde yani mahsubunda hiç bir sıkıntının bulunmadığı, bu işlemi de davacının hak edişlerinde ödeme yaparken yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmede davalının alacakları nedeniyle davacının hak edişlerinden kesinti yapamayacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, bir olayda taraflar birbirlerine karşı alacaklı ve borçlu ise tarafların birbirlerine karşı takas mahsup işlemini yapmasında herhangi bir kanuni engelin bulunmadığı bu nedenden ötürü davalı tarafından dava dışı İbrahim'e ödenen kıdem tazminatından dolayı davacının hak edişlerinde yapılan kesintinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olmadığı gibi mahsup müessesine de aykırı olmadığı, bundan dolayı mahkememizde davacının hak edişlerinden davalının alacağının kesilemeyeceği yönündeki iddiasının da yerinde görülmediği anlaşılmış ve davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmede, kıdem tazminatı ile ilgili açık düzenleme bulunmadığını, açık hüküm bulunmaması nedeniyle yarı yarıya sorumluluğa başvurulması gerektiğini, davacının tüm çalışma dönemi için hakedişinden kesinti yapılmasının doğru olmadığını, davacının kendi dönemine denk düşen süre için kesinti yapılmasını kabul ettiğini, mahkemece, yapılan ödemenin tamamının müvekkili şirketin hak edişinden kesilebileceğine hükmedildiğini ancak, davalı yanın taşeronluğunda çalışan işçinin sadece davacı şirkette değil asıl işveren değişmeksizin başka taşeron şirketlerde de çalıştığını, dava dışı işçinin diğer alt işverenlerde çalıştığı dönemlere ilişkin tazminatın da davacıdan tahsil edilecek şekilde karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alım tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenici İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu durumda yıllık izinlerin bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden de son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/748 E. 2021/1046 K sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan ilkelere göre; taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname hükümleri gözetilerek, yüklenici sayısı ve davalının son yüklenici olup olmadığı tespiti ile tarafların iddia, savunma ve delillerinin değerlendirilmesi, gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,a.6 gereğince, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/719E., 2020/207K. sayılı dava dosyasında verdiği 03/03/2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.
3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
30/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza