T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/875 - 2025/826
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(K A R A R I K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/875
KARAR NO : 2025/826
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/68E., 2022/656K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, Mayıs 2019 - Eylül 2019 aylarına ait aidat borcunu ödemediğini, ödenmeyen aidat borçları nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı ...'ın 09/01/2005 tarihinde davacı kooperatife üye olduğunu, davalının ise dava dışı ...'a ait hisseyi devraldığını, 06/03/2013 tarihinde üyelikten ayrılma talebinde bulunduğunu ve bu şekilde ortaklığının sona erdiğini, anılan tarihten itibaren kooperatif üyesi olmadığını, üyelikten ayrılma tarihine kadar olan tüm borçlarını ödediğini, davacı kooperatif tarafından üyelikten istifa hususunda karar verilmemesi üzerine 15/08/2013 tarihli ihtarname ile üyelikten istifa ettiğini tekrardan bildirdiğini, istifa talebinin davacı kooperatif tarafından reddedildiğinin bildirildiğini, davacı tarafından belirtilen tarih sonrası döneme ilişkin olarak alınan kararlarda yer alan aidatların talep edildiğini, davalının ortak olmaması nedeniyle belirtilen aidatların talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince; "...davalının kooperatif üyesi iken 06/03/2013 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile istifa ettiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." hükmünü içeren 13/1. maddesi uyarınca ayrılmanın belirtilen tarihte gerçekleştiği, davacı kooperatif ana sözleşmesinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 10 ve 11. maddelerinde yazılı hususlara ilişkin bir hükmün bulunmadığı, üyelikten istifa eden ortağın istifa iradesinin kooperatife ulaştığı tarihe kadar olan aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olduğu, istifa tarihinden sonra toplanan genel kurullar tarafından belirlenen aidatlardan ise üye olmaması nedeniyle sorumlu olmadığı, kendisine tahsis edilen konutu kullanmaya devam etmesi nedeniyle kooperatif tarafından verilen genel hizmetlere karşılık olarak ve tasfiye halinde olan kooperatif yönünden ise tasfiye giderlerini kooperatife ödeme borcunun bulunduğu, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davaya konu icra takibinde talep edilen alacakların davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği tarihten sonra toplanan genel kurullar tarafından belirlenen aidatlara ilişkin olduğu, talep edilen aidatların istifa tarihinden sonra doğduğu, talep edilen alacakların istifa tarihinden önce davalının sorumluluğunun bulunduğu döneme ilişkin aidatlara yönelik olmadığı gibi yararlandığı genel hizmetlere ilişkin yada 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi kapsamında tasfiye halinde olan kooperatif yönünden tasfiye giderlerine ilişkin olduğuna yönelik herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, davalı tarafından yararlanılan kooperatif hizmetlerine yönelik olduğuna ilişkin herhangi bir iddianın olmadığı, bu hali ile takibe konu aidatların kooperatif genel kurulunda belirlenme tarihleri dikkate alındığında davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalının istifasının geçerli olabilmesi için gerekli olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, davacı tarafından aidat borcunun tahsil edilmesi yönünde karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Davacı taraf istinaf aşamasında sunduğu 09.10.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Hukuk Genel Kurulu'nun 16.11.1996 tarih ve 1438 E., 290 K., 21.11.1981 tarih ve 2 E.-551 K., 27.05.1992 tarih ve 2-250 E., 364 K., 20.09.1993 tarih ve 2-491 E., 543 K. ve 20.09.1995 tarih ve 12-661 E., 763 K., 19.12.2012 tarih ve 13-1369 E., 1221. K. sayılı ilamlarında benimsendiği üzere, davadan ve istinaf isteminden feragat edilen durumlarda, öncelikle davadan feragat hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
HMK'nın 5. Kısım 3. Bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311/(1). maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/(2). maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/(1). maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu durumda Dairemizce, davacı tarafın karar kesinleşmeden önce, istinaf aşamasındaki davadan feragati nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
2-Kararın niteliğine göre, davacının istinaf başvurusu ile ilgili herhangi bir karar verilmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM :
I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/68E., 2022/656K. sayılı dava dosyasında verdiği 18/10/2022 tarihli KARARIN KALDIRILMASINA, YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1) Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 359,74 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 255,66TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL(istinaf incelemesi nedeniyle talep bulunmadığından) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,"
II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusu ile ilgili herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
III-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin düşümü ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
IV-Davacı tarafından yapılan istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
V-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
16/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava tarihindeki parasal sınırlara göre yeniden değerleme oranına göre belirlenen dava tarihindeki 78.630,- TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Başkan Üye Üye Katip