T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1364
KARAR NO : 2025/760
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/1264E., 2019/40K.
Davacı vekili ile ... vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, davacı şirketin ... Organize Saniye Bölgesindeki kumaş iplik fabrikasının davalı ... şirketinin acentesi davalı ... Sigorta .. Ltd. Şti aracılığı ile sigorta edildiğini, fabrikada 24/10/2014 günü yangın çıktığını, yangında fabrikada bulunan tüm kumaş ipler ve makinelerin yanarak hurda haline geldiğini, hurda bedeli düşülerek toplam 2.930.349,98 TL ödeme yapıldığını ancak gerçek zararın daha fazla olduğunu, ödeme ile verilen ibraname ve feragatnamenin gerçeği yansıtmadığını, davacının kalan zararın ödenmesi için davalılara başvurduğunu ancak başka bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davalıların davacı şirketin gerek zararını ödemekle yükümlü olduğunu, gerçek zararın 6.000.000,00 TL'yi geçtiğini, ibraname ve feragatnamenin alınan tutar için geçerli olduğunu ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL'nin ilk zarar ödemesinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 21/12/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.225.638,82 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı ... vekili, sigortalı işyerinde 24/10/2014 tarihinde yangın ihbarı üzerine eksper görevlendirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonucu gerçek zarar olarak tespit edilen toplam 2.933.349,98 TL hasar tazminatının ibraname karşılığı ödendiğini, sorumluluğuna düşen miktarı poliçe genel ve özel şartları gereği teminat dahilinde ödenerek ibra olunan davalı hakkındaki davanın reddi gerektiğini, sigortalanan emtia bedelinde eksik sigorta olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen bedelden eksik sigorta indirimi uygulandığını, gerçek zarar miktarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Aracılık Danışmanlık Sigortacılık Hizmetleri Ltd.Şti, kendilerinin poliçe yapmaya yetkili sigorta şirketinin acentesi olduklarını, hasar ödemesi yetkilerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 102 ve devamı maddelerinde acentelik müessesesi düzenlenmiştir. Acente müvekkili adına sözleşme yapma ve müvekkili adına işlem yapmakla yetkili olup müvekkili adına doğrudan sorumlu değildir. Acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acenteye karşı doğrudan dava açılması takip yapılması ve asaleten husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından somut olayda davalı ... adına acente sıfatıyla poliçe tanzim eden diğer davalı ... Sigorta Ara.Dan.Sigortacılık Hiz. Ltd.Şti'ne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Şirketine Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı davacıya ait kumaş-iplik fabrikasında 24/10/2014 tarihinde gerçekleşen yangın nedeniyle davalı tarafından davacıya 2.930.349,98 TL ödeme yapılarak davacı tarafından ibraname ve feragatname verildiği hususları dosya kapsamı ile sabittir.
Davalı ... şirketinin poliçe kapsamında ve poliçe limiti dahilinde rizikonun gerçekleştiği tarihteki tazmin kıymetleri esas alınarak belirlenecek gerçek zararı ödemekle yükümlü olup gerçek zararın ispat yükü davacı sigortalıya ait bulunmaktadır. Öte yandan davalı ... tarafından yapılan ödeme nedeniyle davacının vermiş olduğu ibraname kapsamında yapılan ödeme ile gerçek zarar arasında aşırı nispetsizlik bulunup bulunmadığı hususunun tespiti önem taşımaktadır.
Tüm dosya kapsamı ile sigortalı fabrika binasında keşfen yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından yangın nedeniyle hasarın gerçekleştiği tarih itibariyle yanan kumaş ve ipliklerin, elektrik tesisatı, makine, dekorasyon ve diğer işlere ilişkin raiç bedeller tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK 1462. maddesinde sigorta bedeli sigorta değerinden az olduğu takdirde sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması halinde sigortacının aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceği düzenlenmiştir. Diğer bir anlatımla eksik sigortada sigorta bedeli sigorta menfaat değerinin altında kalmaktadır. Sigorta edilen menfaatin kısmen zayi olması halinde sigortacı sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaat değerine olan oranı hesaplanmak suretiyle bu oranda indirim yaparak ödemede bulunur.
Somut uyuşmazlıkta davacıya ait fabrikada poliçe dönemi içerisinde 24/10/2014 tarihinde meydana gelen yangında fabrikada bulunan bir kısım kumaş, iplik, elektrik tesisatı, makine ve dekorasyon olmak üzere zarar meydana gelmiş olup davacı yan davalı tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı iddiası ile hasar bedeli talebinde bulunmuş davalı ... ise eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Yapılan bilirkişi incelemesi ile emtia hasarından tespit edilen değerin poliçede ön görülen emtia bedelinin üstünde bulunduğu keza makinelerin bir kısmının poliçede yazılı olmadığı ve bu kapsamda her iki kalem yönünden poliçe klozuna ilave edilen eksik sigorta şartı başlığında yer alan %10 oranını geçtiği tespit edilmekle eksik sigorta oranı hesaplanarak tespit edilen 1.750.100,00 TL emtia hasar bedeli ve 691.824,00 TL makine hasar bedelleri esas alınarak ve ayrıca dekorasyon ve diğer hususlarda TTK 1463 maddesi kapsamında aşkın sigorta yapıldığı tespiti ile bu kalemlere ilişkin belirlenen 105.654,84 TL ve 57.000,00 TL gerçek zarar miktarları ile birlikte elektrik tesisatı hasar bedeli olan 16.000,00 TL'nin toplamına sovtaj bedelinin ilavesi suretiyle bulunan gerçek hasar tutarının toplam 2.702.398,84 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından ibraname ve feragatname düzenlenerek davacıya ödenen 2.930.349,38 TL ile poliçe kapsamında davacı zararının tamamı ile karşılanmış olduğu, bu kapsamda davacının hasar bedeli talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davalı ... Şirketine yönelik davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ibranameye itiraz edilmesine rağmen ibraname karşılığı ödenen bedele dayanarak hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, sigortalının primi az ödemek için sigorta bedelini düşük göstermesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun eksik belge ve bilgiye dayalı olarak hazırlandığını, gerçek zarar ile ödenen tutar arasında aşırı nispetsizlik olduğunu, rapora karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: söz konusu davada davacının lehine verilecek tazminatın vergi borcunun tahsili açısından idareyi yakından ilgilendirdiğini, davacının istinaf dilekçesindeki idare lehine olan hususların dikkate alınarak söz konusu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, sigortalı işyerinde çıkan yangın nedeniyle gerçekleşen hasar bedelinin Kobi Paket Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... ve acentesinden tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre istinaf yoluna başvuranlar vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1264E., 2019/40K. sayılı dava dosyasında verdiği 31/01/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekili ve ... vekilinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 561,-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
25/09/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır