T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2024/586
KARAR NO : 2025/672
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/753 E.-2024/52 K.
Bir kısım taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili; müvekkillerinin üyesi olduğu davalı kooperatifin 12.06.2022 tarihli genel kurulunda, gündeme 2020/2645 E. sayılı dosya konusu alacağına ait rücu işlemlerinin görüşülmesi ve karara bağlanması şeklinde madde konduğunu ancak bu madde ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığını, üyelerin herhangi bir bilgileri olmadan genel kurula katıldıklarını,
Yönetim kurulu üyelerinin faaliyet raporunun görüşülmesi sırasında yaptıkları ya da yapacakları ile ilgili hususların görüşülmesi gerekirken aradan altı yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen önceki yönetimi kötüleyen ve aşağılayan konuşmalar yapıldığını, katılımcı üyelerin serbestçe ve objektif karar vermesinin engellendiğini, müvekkillerinin savunmaları ve olayların gerçek durumunun dikkate alınmadığını, yönetim tarafından kayıtların gizlendiğini,
Mahkeme kararlarının çarpıtılması yanında E Bloğun bulunduğu 42625/5 parselde ... (...)'dan teminat olarak tutulan arsa ile ilgili hiç bilgi verilmediğini, teminat olarak alınan yerlerin üyelerden gizlendiğini, oysa davadan kaynaklanabilecek olumsuzlukları karşılamak için ilgili müteahhitten teminat alındığını, buna rağmen zarar algısı oluşturularak kooperatif üyelerinden bu zararın tazmini yoluna gidilmesinin mevcut kayıtlarla örtüşmediğini,
İleri sürerek, 12.06.2022 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... vekili 05.04.2023 tarihli dilekçesi ile; iş bu davadan çıkacak sonucun müvekkilini de ilgilendireceğini belirterek, davacılar yanında dosyaya müdahil olarak eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; kooperatifin eski yöneticileri olan davacıların doğrudan sadece kendilerini ilgilendiren rücuya dair kararın iptalini sağlamak amacıyla iş bu davayı açıklarını, rücu kararına konu olan icra ödemesi hakkında, tüm kooperatif üyelerinin bir yıldan beri sürekli kooperatif ... grubundan ve kooperatif web sitesinden, ayrıca kooperatif merkezinde vicahi olarak bilgilendirildiklerini, davacı eski yöneticilerin görevde bulundukları dönemde görevlerinin gereklerini yerine getirmeyerek, ağır kusurlarıyla kooperatif üyelerini zarara uğrattıkları anlaşıldığını ve üyelerin tamamına yakını tarafından bu kararın kabul edildiğini,
Davacıların dava dilekçesinde genel kurulda alınan diğer kararlar hakkında bilgi vermeden tüm kararların iptalini istediklerini, bunun kötü niyetlerini ortaya koyduğunu, genel kurulda alınan kararların Bakanlık Temsilcisinin ve hazirunun huzurunda mevzuata uygun şekilde alındığını, toplantının cereyan şeklinin yasaya ve usule uygun yürütülüp sonuçlandırıldığını,
Uzun süre kooperatif yönetim kurulu üyeliği yapan davacıların 24.06.2016 tarihli genel kurulda ibra edilmediklerini, görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlamaları nedeniyle haklarında kamu davası açıldığını, görevden el çektirildikten sonra önce 2017 yılı genel kurulunun, daha sonra da pandemi nedeniyle birlikte yapılan 2019/2020 yılı olağan genel kurullarının iptali için dava açtıklarını, her iki davanın da reddedildiğini, 2017 yılına ilişkin davanın Yargıtay'ca da onanarak kesinleştiğini,
İptali istenen kararın dayanağı olan Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2645 sayılı dosyasına konu olan ve aleyhe sonuçlanan ... davası ile ilgili kooperatif yönetim kurulunun açıklamasının, 02.09.2021 tarihinde kooperatife ait ... Duyuru Platformunda yayımlandığını, konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yapıldığını, bu açıklama üzerine pek çok kooperatif üyesinin eski yönetimin kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden bahisle haklarında rücu işleminin başlatılmasını istediklerini, konunun 2021 yılı genel kurul gündemine alındığını, konuyla ilgili olarak kooperatif üyelerinin yönetim kurulu faaliyet raporu ile de bilgilendirildiğini,
Yönetim kurulu faaliyet raporu, eki bilanço ve mali tablolar ile mizanın genel kuruldan üç hafta önce kooperatifin resmi internet sitesinde erişime açıldığını, kooperatif merkezine gelen üyelere çıktı olarak verildiğini, ayrıca üyelere genel kurul günü kayıt esnasında da elden teslim edildiğini,
Kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere kooperatif ortaklarının tekliflerinin gündeme alınması için gereken usule uyulmadığını,
Öte yandan, davacılarca mevcut yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile bazı ortaklar hakkında iftira ve suç uydurma suçlarından dolayı şikayette bulunulduğunu, ancak C. Başsavcılığınca bu şikayetler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğini,
Kooperatifin elinde ... firmasının alacağı olan 400m²'lik arsanın teminat olarak tutulduğuna dair noterden düzenlenmiş bir belge olmadığını, İstinaf Mahkemesince ... sözleşmesinin ... sözleşmesinden tamamen bağımsız bir sözleşme olduğuna karar verildiğini, bu nedenlerle davanın kooperatif aleyhine sonuçlandığını,
Öte yandan, kooperatif ile ... firması arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak, imalat yapılmadığı halde yapılmış gibi varsayılarak bu firmaya fazladan 2500 m² dükkân devri yapılması nedeniyle eski yöneticiler hakkında hem ceza davası, hem de tazminat/sorumluluk davası açıldığını, ceza davasının Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/75 E. sayılı dosyasında görüldüğünü, sorumluluk davasının ise, Mahkemenin 2018/442 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu itibarla ... Firması için 400 m² yerin teminat olarak tutulduğu iddiasının hiçbir geçerli ve mantıki açıklaması olmadığını,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Davaya konu edilen genel kurul kararlarının değerlendirilmesinde;
Gündemin 1. ve 6. maddelerinde karar oluşmadığı,
Gündemin, 2., 3. ve 4. maddelerinin görüşülmesi ile alınan kararların yasa, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına uygun düştüğü, toplantı için divan oluşturan, dava açmak için yetki veren ve ibra ve onay kararı alan genel kurulun K.K'nun 42. ve anasözleşmenin 23. maddelerinde belirtilen yetkilerini kullandığını ve iptali gerektirebilecek bir hususun bulunmadığı,
Gündemin 5. maddesinde alınan karar bakımından ise, genel kurulca ortaklardan toplanacak aidatın kooperatifin iş programı paralelinde belirlenmesi ile yönetici ve deneticilerin ücretlerinin saptanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ancak TBK'nun 88. maddesinde getirilen düzenlemeyle; faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, maddenin 2. fıkrasında ise sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı hüküm altına alınmış olduğundan, TBK'daki söz konusu değişiklik ve bu konudaki Yargıtay uygulamaları karşısında; davalı kooperatifin genel kurullarınca belirlenen gecikme faizi oranının aylık %1,50'yi geçemeyeceği gözetilerek %2 olarak belirlenmesine yönelik alınan kararın kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesinde alınan gecikme cezasının her ay %2 olarak uygulanmasına yönelik kararın iptaline, diğer alınan kararlara ilişkin iptal istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar ve fer'i müdahil vekili vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince tanıklarının dinlenmediğini, Mahkemenin 2022/825 E. sayılı dosyasının dosyaya kazandırılmadığını, müvekkillerinin görev yaptığı dönemde kusurlu davranışları olmadığına dair Mahkemenin 2018/442 E. sayılı dosyanın dosya içerisine alınmadığını, bilirkişiye karşı açılmış davalar sebebiyle aralarında husumet bulunduğu hususunun dikkate alınmadığını, son duruşmada kendilerine son sözlerinin sorulmadığını,
... ... ile ilgili davanın yeni yönetimin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle aleyhe sonuçlanmasının zararının müvekkillerine mal edilmek istendiğini, bu davanın müvekkillerine ihbar edilmediğini, savunmadan kaynaklı belki de kasıtlı tutum ve davranışlardan müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hukukun genel iyi niyet kurallarına ve ilgili hukuki mevzuata da aykırı olduğunu, esasında olumsuzluklardan mevcut yönetimin sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkillerinin sorumlu oldukları dönemlerin ibra edildiğini, müvekkillerinin yeni yönetime gerekli uyarıları yaptığını, neticede Mahkemenin 2018/442 E. sayılı dosya ile müvekkillerinin kusursuz olduğunun anlaşıldığını,
İlk derece aşamasında ilgilerin davaya müdahil olduğunu, ödemelerin ispat edildiğini ve davanın reddedildiğini, istinaf ve Yargıtay aşamasında ...'e ödemeyi yapan ... (...)'ın davaya müdahilliğinin sağlanmadığını, ... ...'e dolandırıcılık davası açılması, sebepsiz zenginleşme davası açılması önerildiğini fakat bunun yapılmadığını, dosya içeriğine ve olayların gerçek durumuna ilişkin savunma yapılmadığını,
Kooperatifin olası zarar ihtimaline engel olmak için müteahhite (...) verilmesi gereken sağlık arsasının teminat olarak tutulduğunu, hatta bu arsa ile ilgili olarak müteahhit adına kat karşılığı sözleşme yapıldığını, mevcut yönetimin bu sözleşmeyi akim bıraktığını, arsa satarak ödemeyi gerçekleştirmediğini, bilakis kooperatif dublekslerini ucuz fiyata kendi yandaşlarına aktardığını, dosyada yer alan ihtarnamede de görüleceği üzere ... (...) şirketinin teminat olarak tutulan arsadan ... ... davası ile ilgili olarak ödenen tutara ait arsanın mahsup edilerek kalan arsanın kendisine iade edilmesini talep ettiğini, bunun konunun konunun mevcut yönetimin art niyetinden kaynaklı olduğunu gösterdiğini,
...'le yapılan sözleşmenin müteahhit firmanın talebi ve yönetim kurulunun uygun görmesi ile gerçekleştiğini, bu durumun denetim kurulundan geçtiğini, genel kurulca da ibra edildiğini, bu bilgi ve belgelerin genel kuruldan gizlendiğini, ... sözleşmesinin bir garantörlük sözleşmesi olmadığını, bu tabirin yönetim kurulunca uydurulduğunu, bu sözleşmede ödeme ile ilgili bir husus bulunmadığını, bunun ödemenin ... (...) tarafından yapılacağından kaynaklandığını, kooperatif defterlerinin notere tasdik ettirildiğini, kayıtların doğru olduğunu, dairelerin ...'e iş karşılığı verildiğine dair hem talep, hem de yönetim kurulu kararları olduğunu, ilgili faaliyet raporunda kendilerinin sorumlu tutulacaklarına dair bir ibare ve tespit olmadığını,
Bilirkişinin, iptal konusunda objektif bir görüş ortaya koymadığını, adeta kooperatif yönetiminin görüşünü rapora yansıttığını, bilirkişinin genel kurul görüntülerinin yer aldığı CD'yi izlediğini belirtmesine rağmen, dava açma yetkisinin yetkisinin yasa, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet kurallarına uygun düştüğünü ifade ettiğini, objektif ve tarafsız bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına yönelik talepte bulunmalarına rağmen mahkemece aynı bilirkişiden ek rapor alınması kararı verdiğini,
Genel kurulun 5. gündem maddesinin görüşülmesi sırasında verilen önerge ile ... ...'e yapılan ödemeye ile ilişkin olarak haksız bir şekilde tazminat davası açılmasına karar verildiğini, adı geçen ile yapılan işlemin hukuka ve günün şartlarına uygun olduğunu, bilirkişi raporunda pek çok iddialarına yer verilmediğini,
Müvekkilleri ile ilgili açılacak dava yönünden, öncelikle sözleşmenin üzerinden 14 yıl geçtiğini, olayın zaman aşımına uğradığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, aksi halde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kooperatiflerin Yargıtay tarafından tacir sayıldığını ve genel kurul kararlarının da bu anlamda ticari iş sayıldığını, bu nedenle genel kurulca kararlaştırılan ve gecikmeli ödenen aidatlara işleyen gecikme faizi oranının kabul edilmesi ve bu konudaki iptal talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, İlk derece Mahkemesinin konuşu TBK 88 ve 120. maddesi kapsamında ele alarak; bu oranın %1.5'u geçemeyeceğine yönelik karar vermesinin, Yargıtay İBK'nun 12.11.2021 tarihli kararına aykırı olduğunu, bu hususta Yargıtay 6. HD'nin 28.03.2022 tarih ve 2021/2043, 1671 esas ve karar tarihli kararında, "12.11.2021 tarihli İBK ile kooperatiflerin tacir olduğuna karar verildiğinden,...lehe kazanılmış hak hususu dikkate alınmadan, kooperatif genel kurulunda kararlaştırılan faiz oranının dikkate alınması gerekmektedir." denildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, davalı kooperatifin 12.06.2022 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
1-Davacılar ve fer'i müdahil vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Dairemizin 2023/1760 E. sayılı dosyasında istinaf incelemesinde bulunan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.07.2023 tarih ve 2018/442 E., 2023/830 K. sayılı kararı ile, davacı kooperatifçe, önceki yönetim kurulu üyeleri olan davalılar (iş bu davanın davacıları ve asli müdahili) aleyhine açılan sorumluluk davasında ileri sürülen zarar kalemlerinin iş bu davanın konusu olan genel kurul kararındaki sorumluluk sebebinden farklı olduğu anlaşıldığından anılan dosyanın iş bu dosya kapsamında incelenmesine gerek görülmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dava konusu genel kurul gündeminin 5. maddesi ile dava dışı ... ... tarafından açılan davanın kooperatif aleyhine sonuçlanması nedeniyle ilgili dönemde görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılması için yetki verilmesine karar verilmiş olup, davacılar ve asli müdahil vekilinin diğer bir kısım istinaf sebeplerinin açılması öngörülen davada savunulup, araştırılacak ve değerlendirilecek hususlarla ilgili olduğu anlaşılmıştır.
2-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden:
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "A) Tarif:" başlıklı 1. maddesinde, "(Değişik: 21/4/2004-5146/ 1 md.) Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir." hükmü,
Konut Yapı Kooperatifleri Ana sözleşmesinin "AMAÇ VE FAALİYET KONULARI:" başlıklı 6. maddesinde, "Kooperatifin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Bu amaçla kooperatif;
1) Arsa ve arazi satın alır, birleştirir, imar planına uygun biçimde böldürerek altyapı, plan, proje ve maliyet hesapları hazırlar ve ortaklarına konut yaptırır.
2) Yaptırılan konutların mülkiyetini bu anasözleşmede yazılı esaslara göre ortaklarına aktarır.
3) Ortaklarının sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurar, bunları ortaklarına aktarabilir.
4) Yukarıdaki fıkralardaki yazılı hususları sağlamak üzere, ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalarda bulunabilir, gayrimenkul ve menkulleri iktisap eder, kiralar, kiraya verir, satar ve benzeri tasarruflarda bulunur, ayni haklar tesis eder.
5) Kooperatifin kredi ihtiyacının karşılanması amacı ile ilgili finansman kuruluşlarına başvurur, borçlanır, açılan kredinin zamanında ve amacına uygun kullanılmasını sağlayıcı tedbirleri alır.
6) Konut yapımının imkansızlaşması halinde, kooperatife ait arsayı parselleyerek ya da
hisselendirerek, genel kurulca karara bağlanması şartıyla kura ile ortaklarına dağıtır.
7) Konut yapı kooperatifleri üst kuruluşlarına katılır.
8) Gerektiğinde ortaklar ve personel için yardım fonları oluşturur, konusu ile ilgili eğitim, yayın, araştırma ve benzeri faaliyetlerde bulunur." hükmü düzenlenmiştir.
Ortaklarının "konut ihtiyacını parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla" kurulmuş olan konut yapı kooperatifinin, bu amacını gerçekleştirmek üzere üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde tacir sıfatına bağlı olarak yaptığı işlerin ticari iş olduğu kabul edilebilirse de; ortakları ile ilişkisinin TTK'nın 19/(2). maddesindeki "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmü kapsamında ticari iş olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Bu nedenlerle, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.03.2022 tarih ve 2021/2043 E., 2022/1671 K. sayılı kararındaki aksi yöndeki görüşe katılmak mümkün olmamıştır.
II-Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine) reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubuyla kalan 187,50 TL.'nin ayrı ayrı davacılar ve davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
16.07.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza