T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/436 - 2025/661
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2023/436
KARAR NO : 2025/661
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/11/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/494 Esas-2022/978 Karar
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatif bünyesinde iki pay sahibi ortak konumunda olduğunu, davalı kooperatifin 27.06.2022 tarihli genel kurulunun 6 nolu gündem maddesinde üyelikten çıkarılması kararı alınan ...'ın yüklenici firmaya ödenecek hisse başına 250.000,00 TL bakiyelerinin ödenebilmesi için toplam 7.840.000,00 TL bedelin diğer ortaklar tarafından ödenmesinin oybirliği ile kararlaştırıldığını, oysa ki müvekkilinin halen kooperatif üyesi olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından müvekkilinin birikmiş toplam borcunun ödenmesi için 25.11.2021 tarihli ilk ve 14.12.2021 tarihli ikinci ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra yönetim kurulunun 24.01.2022 tarihli kararı ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarılma kararının iptali için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, dava sonucunda alınan kararın iptal edileceğini ayrıca gönderilen ikinci ihtarda verilen sürenin Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine aykırı olduğunu, her iki ihtarnamede gösterilen borç tutarlarının gerçek borcu yansıtmadığı gibi borç tutarlarının da net, kesin ve anlaşılabilir olmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 27.06.2022 tarihli genel kurulunun 3 nolu gündem maddesinin iptaline ve müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devamının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, zira davacının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ortaklıktan çıkarılma kararının iptali için dava açtığını, bu davanın derdest olduğunu, ayrıca davacının halen kooperatif ortağı bulunduğunu, davacının genel kurulun hazirun listesinde adının yazılı olduğunu, iptali istenen genel kurul kararının amacının açılan davalar sonucunda ortaya çıkacak olası durumlar karşısında müvekkili kooperatifin mali açıdan zor durumda kalmasını önlemek olduğunu, şayet Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın müvekkili kooperatif lehine sonuçlanması halinde genel kurul kararının hukuki bir anlam teşkil edeceğini, genel kurul kararının bir yol haritası çizmek için alındığını, davacının TMK'nun 2. maddesine aykırı olarak dava açtığını, davacının ortaklıktan kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, gönderilen ihtarnamelerin de yasaya uygun olduğunu, davacının müvekkili kooperatife borcu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Davalı kooperatifin 27/06/2022 tarihli 3 nolu kararı, ''Gündemin 6. Maddesinde 2022 yılı tahmini bütçesi okunarak, oybirliği ile kabul edildi. Okunan bütçe kapsamında, kooperatifimizin mevcut davaları sonucunda oluşabilecek giderler için ve ortaklıktan çıkarılma kararı alınan ...'ın hisse başına yüklenici firmaya ödenecek 250.000,00 TL bakiyelerinin ödenebilmesi için toplamda 7.840.000,00 TL tutarındaki bedelin kalan ortaklar tarafından ödenmesi oybirliği ile kabul edilerek, hisse başına toplanacak tutarın en fazla 20.000,00 TL'ye kadar olması, ödeme şeklinin nasıl olacağı hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi, belirlenecek tutarın yönetim ve tutarın ortaklara önceden bildirilmesi, ödeme yapmayan ortaklara aylık yasal faiz uygulanması oybirliği ile kabul edilmiştir.'' şeklindedir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda kooperatiflerin kuruluşu, üye yapısı, il genel kurul oluşumu, yönetim kurulu, denetim kurulu ve kooperatifler hukukuna hakim olan temel ilkeler ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kooperatif Genel Kurul Kararlarının bozulması ve buna ilişkin şartlar 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 53 madde hükmünde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.Yapılan düzenleme uyarınca ana sözleşme hükümlerine göre ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine iptal davası açabilirler.
Somut olayda, yukarıda belirtilen kooperatif genel kurulundan alnın kararın iptali için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 53 madde hükmünde öngörülen yasal bir aylık sürede olmak üzere davayı açmıştır. Bahse konu kooperatif genel kurul kararının davacı hakkında alındığı, davacının hukuki varlığını etkileyen bir karar hakkında toplantıya katılarak karara muhalefet şerhi olmasının aranmayacağı, bu nedenlerle dava yasada öngörülen koşullara ve sürelere uygun olacak şekilde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde ortaklıktan çıkarma kararının iptali amacıyla davacı tarafından davalıya karşı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/177 esas sayılı davanın açıldığını bildirmiş olup, mahkememizce UYAP üzerinden istenen ve incelenen dava dosyasının halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle iken davacının, davalı kooperatif ortaklığından çıkmasına yönelik verilen kararın iptali istemiyle dava açmış ve bu karar henüz kesinleşmemişken, hakkında verilen karar kesinlemiş ve davacı ortaklıktan çıkmış gibi davacı hakkında mali konulara ilişkin karar alınmasının yerinde olmadığı ve kararın iptali gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının genel kurul kararı ile değil, verilen yetki doğrultusunda yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunluluğu bulunduğunu, ileride doğacak riskleri önlemek zorunda olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; davalı kooperatifin 27.06.2022 tarihli olağan genel kurulunun 6.maddesinin iptali talebinin yerinde olup olmadığı, bir başka deyişle anılan maddenin kanun ve kooperatif ana sözleşmesine uygun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/494E., 2022/978K. sayılı dava dosyasında verdiği 30/11/2022 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL'nın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
16/07/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza