T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1382 - 2025/652
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2020/1382
KARAR NO : 2025/652
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2016
ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/1081 E.-2016/867 K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili idare ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler ile ...Santrali'ndeki Santral Sahasının Genel Temizlik İşinin davalılara verildiğini, davalıların işçilerinden ...'in iş akdinin feshedilmesi nedeniyle açtığı davada, iş mahkemesince işçilik alacaklarının müvekkili idare ve davalılar ...Şti. ve ...Şti. (...) firmasından müteselsilen tahsiline karar verildiğini, müvekkilince kesinleşen karara dayalı olarak başlatılan icra takibinde, teminat mektubunun para çevrilmesi sureti ile 22.01.2014 tarihinde 19.247,92 TL ve 20.02.2014 tarihinde 3.132,08 TL olmak üzere toplam 22.380,00 TL'nin ödendiğini, davalılarla yapılan sözleşmelerde davalıların çalıştırdığı işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağının düzenlendiğini ileri sürerek, toplam 22.380,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
24.04.2014 tarihli dilekçesinde ise; davalı ... Ltd. Şti'nin tasfiye edildiği anlaşıldığından adı geçen hakkında açtıkları davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı ... Şti. yetkilisi; dava dışı işçinin çalıştığı süre kadar firmalarının sorumluğunun bulunduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "4857 sayılı İş Kanununu uyarınca asıl ve alt işverenlerin işçiye karşı birlikte sorumlu iselerde; asıl işveren ve alt işveren arasındaki hukuki ilişkinin bundan ayrı olarak sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. Asıl işveren konumundaki davacının alt işveren konumundaki davalılarla yaptığı sözleşmelerde yüklenicinin istihdam ettiği ve çalıştırdığı işçilerin iş kanunu, SSK kanunu ve çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerine göre hak ettiği her türlü ücret, vergi, harç ssk pirim vb tüm yasal yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmış olup bu kapsamda asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide de anılan sözleşme hükmümün uygulanması gerekeceği açıktır.
Alt işverenlerin kendi aralarındaki sorumluluk sınırı ve çeşidinin berilenmesinde 4857 sayılı Kanunun işyerinin devrini düzenleyen 6.maddesi ile kıdem tazminatı konusunda özel hüküm niteliği taşıyan 1475 sayıl İş Kanunun 14/3. maddesi hükmünün esas alınması gerekir. 4857 Sayılı Kanunun 6. maddesinde, işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçtiği, devralan işverenin, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlü olduğu, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumlu oldukları, ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
1475 Sayılı Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, isçilerin kıdemlerinin. hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanacağı, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdeminin, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı. 12/7/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işverenin de sorumlu olduğu, ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumluluklarının işçiyi çalıştırdıkları süreler ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesinye sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
Özetle davalı alt işverenler kıdem tazminatı yönünden işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumludur. Feshe bağlı diğer haklardan kullanılmayan izin ücretlerinde sorumluluk son işverene ait olacaktır. Bu ilkelere uygun olarak hazırlanan 08.02.2016 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama dosya içeriğine ve sunulan delillere uygun olup mahkememizce hükme esas alınmıştır." gerekçesiyle,
Davalı ...…..Ltd. Şti. hakkındaki davanın takibinden vazgeçildiğinden hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına,
Diğer davalılara yönelik açılan davaların kısmen kabulüne, 2.772,93 TL alacağın davalı ... Şti.'den, 5.764,41 TL alacağın davalı ... Şti.'den, 1.510,78 TL alacağın davalılar ... Ltd. Şti. ve ...Şti.'den müteselsilen, 7.784,92 TL alacağın davalı ... Ltd. Şti.'den 20.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ve diğer davalılara ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı firmalar ile müvekkili İdare arasında imzalanan sözleşme ve şartname hükümlerine göre tüm işçilik haklarından davalı firmaların sorumlu olduğunu, buna göre sözleşme gereği sorumluluklarında olan dava konusu miktarı ve icra dosyasına yaptıkları ödeme/masraf kalemlerini davalı şirketlere rücu etme hakları bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş mahkemesi dosyasındaki kusur oranına göre rücu taleplerinin tespit ve değerlendirildiğini, Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşmesinin 22.10. maddesinde; "...Yüklenici elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan doğacak zarar ve işletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali, hukuki, idari ve cezai sorumluluk yükleniciye ait olacaktır.
Bu maksatla yüklenici her türlü kaza önleyici tedbirleri almaya, İşletmenin iş Emniyeti Kurallarına uymaya, yetkili personelin ikaz ve tavsiyelerine riayet etmeye mecburdur. İş kazası sonucunda yaralanma, iş göremezlik veya ölüm olduğu takdirde, her türlü sorumluluk ve tazminat yükleniciye aittir." hükmünün düzenlendiğini, Sözleşme eki Teknik Şartnamenin 6.15. maddesinde, "Yüklenici; hizmetlerini yerine getiriken iş kanunu, iş sağlığı ve güvenliği tüzüğü vb. mevzuat hükümlerine göre gereken her türlü iş ve işlemi yapıp, her türlü emniyet tedbirlerini almak zorundadır.
...Yüklenici iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksikliğinden dolayı işçilerin uğrayacağı iş kazalarından ve sonuçlarındaki hukuki işlemlerden doğrudan sorumlu olacaktır." düzenlemesinin,
6.25. maddesinde ise, "Yüklenici çalıştıracağı işçiler için bütün kanuni vecibeleri yerine getirmeyi, doğacak her türlü kanuni yükümlülük ve tazminatları kabul eder." düzenlemesinin yer aldığını, dava konusu ihtilafın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini,
Müvekkili teşekkül ve davalı firmalar tacir olduğundan faizin de ticari faiz olması gerektiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, Mahkeme kararına dayalı olarak dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Uyuşmazlığın tarafları tacir olduğundan, TTK'nın 4/(1) ve 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddeleri uyarınca, kabulüne karar verilen tutarlara avans faizi uygulanması gerekirken, yasal faiz oranı üzerinden tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını faiz oranı yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz sınırının dava tarihindeki parasal sınırlara göre belirlenmesi gerekmektedir. Dava tarihi olan 17.03.2014 tarihinde henüz istinaf mahkemeleri kurulmamış olduğundan, o tarihteki temyiz sınırı dikkate alınarak temyiz yolunun açık olduğu değerlendirilmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2016 tarih ve 2014/1081 E., 2016/867 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davalı .... Ltd. Şti. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına,
Bu davalı yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
2-Diğer davalılara yönelik açılan davaların kısmen kabulüne,
2.772,93 TL alacağın davalı ... Ltd. Şti.'den,
5.764,41 TL alacağın davalı ... Ltd. Şti.'den,
1.510,78 TL alacağın davalılar ... Ltd. Şti. ve ...Şti.'den müteselsilen,
7.784,92 TL alacağın davalı ... Ltd. Şti.'den tahsiline,
Hükmolunan tutarlara 20.01.2014 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
Fazlaya ve diğer davalılara ilişkin istemin reddine,
3-İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.218,17 TL harçtan 382,20 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 835,97 TL harcın davalılar ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.'den tahsil edilerek davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından ilk derece aşamasında yapılan 579,95 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.579,95 TL ile istinaf aşamasında yapılan .324,00 TL tebligat gideri, 41,50 TL posta gideri ve 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 486,80 TL toplamı 2.066,75 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 79,70 kabul) 1.647,19 TL'sinin davalılar ....Ltd. Şti, ......Ltd. Şti ve ... İnş....Ltd.Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacının dava açarken ödediği 407,40 TL peşin ve başvurma harcının davalılar ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine,
6-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 maddesi gereğince takdir ve tespit edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ......Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 maddesi gereğince takdir ve tespit edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ..Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 maddesi gereğince takdir ve tespit edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ......Ltd Şti'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 maddesi gereğince takdir ve tespit edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine"
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
10.07.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza