T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1336 - 2026/1468
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/1336
KARAR NO : 2026/1468
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28/10/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/893 E., 2020/585 K.
Asıl Davada
DAVA : İİK m.235 Uyarınca Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl davada davacı vekili özetle: Davacı şirketin çelik boru üretimi alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalının yüklenicisi olduğu projelerde imal ve teslim ettiği çelik boruların bedellerini tahsil edemediğini, 14.01.2016 tarihinde iflas idaresine yapılan başvuru ile davacının toplam 8.976.420,26 TLTik alacağın kaydının talep edildiğini, davacı tarafından müşterek ve müteselsil borçlulara karşı Ankara 18.İcra Müdürlüğü’ nün 2013/18436 E.dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, İflas İdaresinin alacağın esasına ilişkin gerekçelerle kayıt talebini reddettiğini, İIK M. 235 hükmü çerçevesinde alacağın esasına ilişkin gerekçelerle bu davayı açtıklarını, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/32 E. Sayılı dosyası üzerinden davalının iflasının ertelenmesine karar verildiğinin bildirilmesi ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/265 E. 2017/506 K. Sayılı dosyası üzerinden açılan itirazın iptali davası yalnızca Kazova’ya yöneltildiğini, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, borcun tarafların defter ve kayıtlarında var olduğunu, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/265 E.2017/506 K. Sayılı dosyası üzerinden dava konusu edilen alacağın sabit hale geldiğini, İflas İdaresinin karannda davacının alacağının reddedildiğini öne sürerek ... işi için 1.244.691,10 USD+Antalya işi için 1.540.271,53 USD= toplam 2.784.962,63 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek sıra cetveline kaydedilmesini, toplam 2.784.962,63 USDx5.200= 14.481.805,676 TL sıra cetveline kaydını, sabit olan alacakları nispetinde 24.01.2018 tarihindeki ikinci alacaklılar toplantısına katılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili özetle: Müvekkilinin oluşturduğu ortaklık ile davalı ... Mühendislik Firmasının oluşturduğu ortaklık arasında sözleşme imzalandığını ve sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı tarafa çelik borular teslim ettiğini, edimini yerine getirmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle Ankara 21. İcra İflas Müdürlüğü'nün 2015/17 sayılı iflas dosyasında alacağın kaydı talebinde bulunulduğunu, İflas idaresinin talebi reddettiğini öne sürerek müvekkili şirketin alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili özetle: Süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın şeriklerinden olduğu adi ortaklık kapsamında dosyaya yetki belgesi sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile ... Mak.San.ve Tic. A.Ş. arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, davacı yanın alacak isteminin yargılamayı gerektirdiğini, temel borç ilişkisi kapsamında doğmuş alacağın ispatlanması gerektiğini, davacı yanın hukuki ilişki kapsamında alacağını şüpheye yer vermeyecek şekilde ticari defterler nezdinde kayıtlı ödeme belgeleri ile ispatlaması gerektiğini, döviz üzerinden TL'ye çevrilmesinde müflis şirketin iflas ettiği 24.06.2015 tarihinin esas alınması gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini, faiz talebinin ve faiz oranının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili özetle: Süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, alacağın varlığının kesin ve birbirini doğrulayan belgeler ile ispatlanması gerektiğini, teslim evrakı içermeyen fatura ve ticari defterlerin tek başına alacağın varlığını ispatlamak için yeterli olmadığını, yabancı para cinsinden alacağın iflas tarihindeki kur değerleri üzerinden hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "....... 2. ve 3. Organize Sanayi Bölgesinden celp edilen belgeler ve müflis şirkete tahsisli olan 100498 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın teminat amacıyla asıl ve birleşen dosya davacılarına devredildiği, daha sonra davacılar tarafından arsanın Organize Sanayi Bölgesine iade edildiği, iade karşılığında ödenecek tutarın 1.079.595,59-TL olarak belirlendiği, %50'şer oranında her iki davacı tarafından ödenen bedelin alacaktan mahsup edildiği, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 62. maddesi uyarınca tahsislerin iptal ve iadesi halinde ödenecek bedelin maddede öngörüldüğü şekilde OSB tarafından belirleneceği, bu nedenle OSB tarafından belirlenen bedel yerine rayiç bedelin tespiti isteminin yerinde olmadığı kanaati ile keşif yapılması talebi reddedilmiş ve OSB tarafından davacılara yapılan ödeme miktarları alacaktan düşülmüş ve asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ....." karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Antalya işi kapsamında birleşen dosyada hükmolunan alacağın mükerrer olduğu, 2019/672 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu, ...'nın iflas etmesi nedeniyle davanın kayıt kabule dönüştüğü, aynı alacağın hem ...'nden hem ... Şirketi'nden mükerrer tahsil edilmek istendiği, birleşen dosyanın tefrik edilmesi gerektiği, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, İİK'nın 235.maddesi uyarınca kayıt kabul taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Yasası gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 672,70 TL ile birleşen dava yönünden alınması gereken 732 TL istinaf harcı toplamı 1.404,70 TL'nın asıl ve birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-) Asıl ve birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.02/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip