T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2020/1353
KARAR NO : 2025/585
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/744 E.-2019/1062 K.
Müflis davalı şirket iflas idaresi vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonunda,
İlk derece Mahkemesince, 22.03.2012 tarihinde açılan davanın yargılaması sırasında davalı şirketin 24.06.2015 tarihinde iflas ettiği gerekçesiyle davanın kayıt kabul istemine ilişkin olduğu kabul edilerek dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere 15.09.2020 tarihinde Dairemize gönderilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki Büyük İstanbul İçmesuyu 2. Merhale Projesi Meflen Sistemi Sözleşme Paketi 3 B. Ağva - Cumhuriyet Arıtma Tesisi Arası Boru Hattı İkmal İnşaatı İşine İlişkin olarak akdedilen 30.10.2008 tarihli Taşeron (alt yüklenici) sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, derdest alacak (veya itirazın iptali) davalarında davalının iflasının açılmasının davayı sıra cetveline itiraz davasına (kayıt kabule) dönüştürmeyeceği, derdest davanın iflasın açılması ile duracağı ve ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edeceği açık olup, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanmış olması nedeniyle göre İlk derece Mahkemesince verilen kararın istinaf inceleme yeri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesidir.
Ne var ki 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'a 7531 sayılı Kanunun 13. maddesi ile eklenen 35/A maddesinde "İstinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderir. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemez.
Gönderme kararı üzerine dosya kendisine gelen hukuk dairesi, iki hafta içinde yapacağı ön inceleme sonucunda görevli olmadığı kanaatine varırsa, varsa geçici hukuki koruma tedbirlerine dair talepler hakkında da karar vermek suretiyle dosyayı hukuk daireleri başkanlar kuruluna gönderir. İki haftalık sürenin bitiminden sonra gönderme kararı verilemez." hükmü getirilmiştir.
Dairemizin "eser sözleşmesi"nden kaynaklanan bu uyuşmazlık ile ilgili uzmanlığı bulunmamaktadır. Ancak bu konuda uzmanlığı bulunmamaktadır. 5235 sayılı Kanuna eklenen 35/A maddesindeki bir aylık süre sınırı nedeniyle dosyayı istinaf incelemesi yapmakla görevli daireye gönderememektedir.
Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına temas ettiği düşünülmektedir. Bu çekince altında yapılan yargılama üzerine dosya esastan incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 30.10.2008 tarihli Taşeron (alt yüklenici) sözleşmesi akdedildiğini, buna göre müvekkili şirketin Ana İşin Km.33+752 ile 51+752 arasındaki yaklaşık 18000 m.'lik kısmının teknik şartnameleri, projeleri ile sözleşmede belirtilen koşullara uygun olarak yapılması işini yüklendiğini,
Sözleşme gereği yapılan işlerin karşılığı olarak sözleşmede her ay sonu hak ediş yapılacağı ve idarenin parayı ödemesi üzerine de üç gün içinde peşin ödeme yapılacağı belirtilmesine rağmen, hak edişler geç yapıldığı gibi müvekkili şirkete peşin ödenmesi gereken hak ediş paralarının vadeli çekler ile ödendiğini,
Aynı zamanda davalı firma tarafından, haksız olarak müvekkil şirketten yapılan tefe tüfe farkı, stopaj teminatı, KDV tevfikatı, kâr marjı kesintileri nedeniyle müvekkili şirkete eksik ödemeler yapıldığını,
Davalı şirket tarafından ödenek yokluğu bahanesi ile müvekkili şirketin işe geç başlatıldığını, daha sonra da müvekkili şirketçe yapılan çalışmaların çeşitli bahaneler ile durdurulduğunu, davalı şirketin bu tutumu nedeniyle müvekkilinin malzeme alımları ve personel ödeneklerinde gecikmeler yaşadığını,
Müvekkilinin hafriyat alanı değiştirilmek suretiyle, malzeme, araç ve personel nakli ile başka bir alanda çalışmaya devam etmesinin istendiğini,
Davalı şirketin, müvekkili şirketin sözleşme gereği yapmakta olduğu 18 km'lik işin üzerinde müvekkilince yapılacak yerleri başka bir firmaya yaptırmak suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını,
Davalı şirket tarafından DSİ'den alınan avansın %23'ünün müvekkili şirkete ödenmediğini,
Davalı şirkete bu tutumunu değiştirmesi için ihtarname keşide edildiğini ancak davalının Ankara 10. Noterliğinin 08.03.2010 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, yapılan feshin haksız ve kötüniyetli olduğunu,
Müvekkili şirketin bu durum nedeniyle ödemelerini zamanında yapamadığını, aleyhindeki icra takipleri nedeniyle üçüncü kişilerdeki alacakları nedeniyle haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkili şirket alacaklısı ... Petrol İnş. Ltd. Şti. tarafından yapılan takip sonucu ... Mühendislik tarafından itiraz olunduğunu, Kartal 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/7 E. sayılı dosyası ile açılan itirazın kaldırılması davası sonucunda alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin müvekkili firmaya 5.439,613,20 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini,
İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkilinin alacaklarının tespitine ve şimdilik 10.000,00 TL.'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; hak edişlerin geç ödenmesi iddiasının doğru olmadığını, dava konusu projenin dış finansman kaynaklı olduğunu, dış kredi sorumlusu Japon firmasının idari süreçlere katılması sebebiyle hak edişlerin düzenlenmesi ve paranın ödenmesinin belirli bir süreyi gerektirdiğini, Ankara DSİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu ve Kanalizasyon Dairesince de incelendikten sonra dış kredi sorumlusu firmaya gönderildiğini ve onay işlemlerinin devamında hak edişlerin yapıldığını, aynı şekilde hakedişlere Tefe-Tüfe farkının işlenmesi, stopaj teminatı, KDV gibi işlemlerin yasa gereği yapılması gerektiğinin, taşeron firmaya avans verilmeyeceğinin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesinde açıkça belirtildiğini, taşeron firmaya aldığı malzemeye karşılığı olarak mekanik malzemelerin temin bedeli hak edişin düzenlendiğini ve bedelin ödendiğini, ancak anlaşmazlık nedeniyle davalı tarafından malzeme bedellerinin temininin yapıldığı firmaya ödendiğini, davacı firma yönetim kurulu başkanının muvafakatı alınarak dava dışı ... Firmasına iş verildiğini, yine davacının bahsettiği yer değiştirmelerin tamamıyla DSİ'nin talimatı üzerine yapıldığını, sözleşmenin 4 ve 8. maddelerine göre müvekkili firma tarafından hak edişler tanzim edilerek kendilerine ödeme yapıldığını, DSİ'ye verilen taahhütlerin zamanında yerine getirilemediğini, işin süresini etkileyen gecikmeler neticesinde DSİ tarafından müvekkili firmanın 23 nolu hak edişinden 359.606,52 TL ceza kesildiğini, sözleşmenin kendileri tarafından haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; dava, alacağın sıra cetveline kayıt kabul istemine ilişkin olup, (İİK Madde 235) mahkememizce HMK 266. maddesi uyarınca deliller toplanmış, bilirkişi kurulundan rapor alınarak gerekli incelemeler yapılmış, bilirkişi raporunda sonuç olarak davacının bu dava kapsamında davalıdan talepte haklı olacağı tutarın ara hakedişlerde eksik ödenen 1.860.593,17 TL ve nakit teminat iadesi olarak 493.528,53 TL olmak üzere toplam 2.354.121,70 TL olacağı, davadaki talebin ise fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL olduğuna ilişkin raporun sunulduğu, 2004 sayılı İ.İ.K. 195.maddesine göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, İ.İ.K. 195.maddesine göre düzenlendiğinden hükme esas alınarak davacının iflas tarihine kadar oluşan alacağının kayıt ve kabulüne, davanın niteliği gereği maktu vekalet ücretine hükmedilerek 10.000,00 TL davacı alacağının davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle İlk derece Mahkemesince kaydına karar verilen alacağın sırasının belirtilmediğini, yargılamaya konu alacak, 4. sıraya tâbi olup kararın hüküm kısmının "10.000,00 TL davacı alacağının, davalı iflas masasına 4. sıra nezdinde kayıt ve kabulüne" şeklinde düzeltilmesinin gerektiğini,
Mahkeme kararı yalnızca davacı şirket ticari defter ve kayıtları esas alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesine dayanmakta olup kararın bu yönü ile hukuka aykırı olduğunu,
Bir alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul edilebilmesi için alacağın varlığının kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle, yargılamaya ihtiyaç duyulmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, teslim evrakı içermeyen fatura, sözleşme ve ihtarnamenin tek başına alacağın varlığını ispatlamak için yeterli olmadığını,
Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 12.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinin dökümü ve tasdikinin TTK'da belirtilen hükümlere uygun olarak düzenlenmediği ve kayıtların düzenli tutulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide kesin bir yargıya varılamadığı tespit ve görüşünün bildirildiğini,
HMK'ın 222/4. maddesinde, usulünce tutulmamış ticari kayıtların sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinin hüküm altına alındığını,
Bunların yanında daha önce bildirildiği üzere davalı müflis şirketin davacı şirkete borcu olup olmadığı hususunun İİK'nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan, İstanbul Anadolu 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2013/282 E. sayılı dosyası kapsamında yargılama konusu yapıldığını, yerel mahkemece bu dosya ile ilgili araştırma yapılmadığını, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda, "... İnşaat Şti.'nin ... Mühendislik Şti.'den alacağının bulunmadığı, aksine ... Mühendislik Şti.'ye 572.632,51 TL borçlu olduğu" yönündeki bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat isteminin reddine karar verildiğini, kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleştiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan 17.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda;
"Davacı ... firması tarafından 2009/1-10 nolu hak edişler için düzenlenen ve dosyaya sunulan faturaların KDV dahil 10.772.890,20 TL. olduğu,... Taraflar arasında düzenlenen ve karşılıklı olarak kaşelenip imzalanan hak ediş raporlarında herhangi bir itiraz şerhi olmadığı, faturaların da bu raporlara uygun şekilde düzenlendiği (Sf:10),
Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı taraf defter kaydı ve ödeme tarihlerinin bilirkişi tarafından tespit edildiği (Sf: 13)
Davalı asıl yüklenicinin idareden tahsil ettiği miktarlar, davacı yanca gerçekleştirilen imalatların davalının sözleşmesindeki fiyatlara göre toplam tutarlarıdır. Hek edişlerde 0.003 gelir vergisi kesintisi, 1/6 oranında KDV kesintisi mevcut olup, ayrıca fiyat farkları da alacak hesabına dahil edilmiştir. TEFE'nin + olduğu aylarda fiyat farkı hesabının alacağa eklendiği, TEFE'nin - olduğu aylarda fiyat farkı kesintisinin bu hak edişlerden yapıldığı anlaşılmıştır. (Sf: 14)
Bu durumda dava dışı idare tarafından davalı asıl yükleniciye ara hak edişlerle yapılan ödemelerden %23 nispetinin (sözleşme gereği) kesilerek bakiye %77'sinin davacıya düzenlenecek ara hak edişlerde ödenmesi gerekeceği dikkate alınarak davalı asıl yüklenicinin tahsil ettiği tutara ara hak edişlerdeki avans kesintileri de dahil edilerek davalıya yapılan ödeme bulunmuş ve bundan %23 tenzilat uygulanmasıyla davacıya ara hak edişlerde ödenmesi gereken tutar hesaplanmıştır. Sonuçta davacıya ara hak edişlerde ödenmesi gereken tutar ile fiilen ödenen tutar arasındaki fark davalıdan alacağı olmaktadır. (Sf: 14) Buna göre;
Davacıya ödenmesi gereken tutar 12.633.483,40 TL, oysa davacıya düzenlenen hak edişlerdeki miktar (KDV kesintisi ve stopaj kesintisi dahil) 10.772.890,20 TL.dir.
Bu durumda davacının hak edişlerinden metrajların indirilmesiyle kesilen ve davalı tarafından fazladan tutulan miktar;
12.633.483,40TL-10.772.890,20 TL=1.860.590,17 TL'dir.
Bu miktarın davacıya ödenmesinin gerekeceği düşünülmüştür.(Sf: 15)" tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Yukarıda özetlendiği üzere bilirkişi kurulunca, asıl işveren DSİ Genel Müdürlüğü tarafından davalı üst yükleniciye yapılan ödemeler esas alınarak ve yapılan ödeme tutarının mahsubu ile davacı alt yüklenicinin hak edişlerden kaynaklanan alacağı hesaplanmıştır.
Taraflar arasındaki Taşeron (Alt Yüklenici) sözleşmesi ile davacı alt yüklenicinin üstlendiği işin bir kısmının davalı tarafça başka alt yüklenicilere yaptırıldığı hususu davacının da kabulünde olup, dava konusu edilen zarar kalemlerinin dayanaklarından biri de bu eylemdir.
Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin "Sözleşmenin Bedeli" başlıklı 4. maddesinin son fıkrasındaki, "... Mühendislik bu işi İDARE'nin istediği Geçici Kabul seviyesine kadar aynı şartlarda yaptırabileceği gibi lüzum gördüğü takdirde sebep göstermeksizin herhangi bir seviyede işi bıraktırmaya veya işin her safhasında tespit edeceği miktarını kendisi ifa edeceği gibi üçüncü şahıslara da ifa ettirmekte serbesttir. Bu takdirde TAŞERON kar mahrumiyeti, zarar ve ziyan namı altında her hangi bir hak ve talepte bulunamaz." düzenlemesi, işin bir kısmının başka yüklenicilere yaptırılması imkânını davalı üst yükleniciye tanımaktadır.
Bilirkişi kurulunca taraflarca karşılıklı olarak düzenlenen hak ediş ve faturaların birbirini doğruladığı ve davacı alt yüklenici tarafından düzenlenen faturalara göre işin bedeli olan 10.772.890,20 TL'nin davalı tarafından ödendiği tespit edildiğine göre, başka alt yüklenicilerin yaptıkları işlere ilişkin olarak işveren DSİ Genel Müdürlüğü tarafından davalı üst yükleniciye ödenen hak ediş bedelleri esas alınarak davacı alt yüklenicinin hak ediş alacağı bulunduğu sonucuna varılması ve İlk derece Mahkemesince de bu rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını gerekçe yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2019 tarih ve 2014/744 E., 2019/1062 K. sayılı kararını gerekçe yönünden DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davanın KABULÜNE, 10.000,00 TL davacı alacağının, davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Peşin alınan 148,50 TL harçtan alınması gerekli 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 104,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 617,55 TL posta ve tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 172,95 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 2.290,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,"
III-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
IV-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
18.06.2025 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava tarihindeki parasal sınırlara göre yeniden değerleme oranına göre belirlenen 47.500,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza