T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1148 - 2025/521
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/1148
KARAR NO : 2025/521
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/169 E., 2022/925 K.
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İstem yargılamanın iadesine ilişkindir.
Davacılar vekilleri müvekkilleri ile davalı arasında daha önce görülen ve farklı yönde verilen mahkeme kararlarının kesinleştiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılamanın yenilenmesi sebeplerini gösteren 375'inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının ı bendine göre yeniden yargılama yapılmasını istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince "...yargılamanın iadesini talep eden davacı; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan mahkememizin 2016/400 E. Sayılı dosyası ile, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/391 E, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/387 E. Sayılı dosyalarında verilen kararların 6100 sayılı yasanın 375/1-f bedinde belirtilen; "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
" sebebiyle yargılamanın iadesini talep ettiği, yargılamanın iadesi talep edilen dosya ve konusu, tarafları ve sebebi aynı olduğu iddia edilen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/391 E, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/387 E Sayılı dosya kararları mahkememiz dosyası içerisine alınıp incelenmiş, incelenen üç dosyada da davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu, üç dosyanında [da] Ankara Bam 23.HD'nin incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüş, davacı talebinin ön incelemesinde davacı talebinin 6100 sayılı yasanın [t]alebin ön incelemesi başlı[k]lı 379. maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşıldığından uyuşmazlığın esasına girmek gerekmiştir."
Şeklinde gerekçe ile yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunduğu belirtilerek esasa girilmiş, izleyen satırlarda:
"...taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin 23.1.(a.b.c.d) maddelerinde netice olarak açıkça 23.1.a; "yüklenici işin bitiminde çalıştırdığı tüm işçilerin iş sözleşmelerini tasfiye ederek işçilerin bu sözleşme kapsamında yüklenicide çalıştıkları döneme ilişkin hak etmiş olduğu ihbar, kıdem, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve diğer her türlü alacaklarını ödeyecektir." şekilde düzenleme ve yerleşik yargı içtihatları dikkate alındığında davacı yüklenicinin çalıştırdığı işçilere karşı sorumluluğu çalıştırdıkları dönemi kapsayan kısmıyla sınırlı olarak ve oranlanma yapılmak suretiyle davalılardan talep edebileceği, mahkememiz dosyası ile karşılaştırılıp incelenen Ankara 7 ve 8 ATM yargılamalarda Ankara 23.HD'nin bu kriterlerin esas aldığı, doğru değerlendirmeninde [de] süregelen emsal [Y]argıtay (Yargıtay 6.HD 2021/3965 esas, 2022/2714 karar ) kararlarında olduğu gibi olması gerektiği hukuki güvenlik ilkesi ve hakkaniyetli düşüncenin de bu olduğu mahkememizce değerlendirildiğinden..." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
Dava, esas olarak alt işverenler tarafından üst işverene karşı açılan fazla ödemenin iadesi isteminden kaynaklanmaktadır. Davacılar daha önceki davalarda farklı kararlar verildiği iddiası ile yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmuştur.
Yargılamanın yenilenmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375'inci maddesinde gösterilen nedenlerle önceki dava veya davalardan sonra ortaya çıkan hataları gidermeyi amaçlayan olağanüstü yasa yoludur.
Yargılamanın yenilenmesi istemleri iki aşamalı olarak incelenir ve öncelikle somut durumda yargılamanın yenilenmesinin mümkün olup olmadığı saptanır. Bunun anlaşılmasından sonra esas hakkındaki yargılama tekrar yapılır.
Yukarıda gösterilen düzenlemeye göre "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" yargılamanın yenilenmesi nedenidir.
Bu bağlamda önce taraflar, konu ve dava sebebi üzerinde durulmalıdır. Dava bir subjektif hakkının davalı tarafından ihlal edildiğini ileri süren davacı tarafından mahkemeden hukuki korunma istenmesidir.
Davanın konusu bir davada dava dilekçesinin "istem sonucu" olarak gösterilen husustur. Duruma göre mahkemenin görevi, talebe bağlılık, kesin hüküm, ispat yükü gibi birçok husus davanın konusuna göre belirlenir.
Dava sebebi ise davacının istediği hukuki korumanın maddi hukuk kurallarından hangisine dayandığıdır.
Bu bilgiler ışında somut olaya dönüldüğünde davacı ve davalının aynı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Fazla ödemenin iadesine dayanak kılınan sözleşme ilişkisi de davanın sebebidir. Bunların da aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusuna gelince davacının farklı hükümler verildiğini ileri sürdüğü her üç davada rücuu istenen alacak tutarı başka başka işçilere ödenen tutarlardır. Bu bakımdan dava konusunun aynı olduğu söylenemez. Yukarıda değinildiği gibi kesin hüküm dava konusu için gerçekleşir. Nitekim yargılamanın yenilenmesine ilişkin 375/1-ı düzenlemesi ile korunmaya çalışılan hukuki yarar bir dava şartı olarak kabul edilen (HMK m. 114/1-i) kesin hüküm halinin, ikinci davada gözden kaçırılması olasılığında hak sahibine ait hukuki yarardır. Farklı bir söyleyişle bir dava kesin hükme bağlandıktan sonra tekrar açılır ve fakat bir nedenle kesin hüküm gözden kaçırılarak öncekinden farklı bir karar verilirse bunu düzeltmenin yolu yargılamanın yenilenmesidir. Bu bağlamda yargılamanın yenilenmesi içtihadı birleştirme gibi bir amaca hizmet etmez. Bu nedenle 375/1-ı eldeki uyuşmazlıkta uygulanamaz.
Mahkemece yargılamanın yenilenmesi isteminin sırf bu nedenle reddi gerekirken, koşulların bulunduğu yanılgısıyla esasa girilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenle davalı yanın istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir (HMK m. 353/1-b.2).
HÜKÜM :
1-HMK m.353/1-b.2 gereğince Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/169 E., 2022/925 K sayılı dava dosyasında verdiği 28/11/2022 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE
Buna göre:
"1-Davanın REDDİNE
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 29,20 TL'nin mahsubu ile kalan 586,20 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
4-Davalı tarafından yapılan 364,-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.219,05 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine."
II-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının iadesine
III-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına
28/05/2025 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 28/05/2025)
Başkan Üye Üye Katip 1