T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/1977
KARAR NO : 2025/486
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/534E., 2023/481K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatif adına kayıtlı ... numaralı parsel üzerinde bulunan 16 numaralı bağımsız bölümü ve kooperatif üyeliğini 15/01/2015 tarihinde dava dışı kooperatif üyesi ...'den 50.000.00 TL karşılığında noter senedi ile devraldığını, devrin noter kanalı ile davalıya bildirildiğini, davalı kooperatifin hukuksuz gerekçelerle müvekkilin üyelik işlemleri ve gayrimenkulün tescil işlemlerini gerçekleştirmediğini, diğer tüm ortaklara hisselerine düşen yerler teslim edilerek, tapuları verilmesine rağmen, müvekkilin kooperatif ortaklar defterine kaydedilmediğini, dava konusu taşınmazın tescil edilmediğini, davalı kooperatifin ...'nin üyeliğinin ve borçlarının devam ettiğini ileri sürdüğünü, ...’nın, hukuksuz şekilde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, davacı tarafından davalı adına kayıtlı banka hesabına toplam 20.410,00 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin kabul ve ikrar edildiğini, kooperatifin hiçbir haklı gerekçe olmamasına rağmen gayrimenkulün tapusunu müvekkile devretmediğini ileri sürerek, davanın kabulü ile ... ilçesi ... numaralı parsel üzerinde bulunan 16 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tescilini, davacının üye olduğunun tespitini, tescil talebi mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile taşınmaz bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatife ortak olmayan davacının tapu iptali ve tescil talep hakkının bulunmadığını, dava dışı yüklenici ... ile kooperatif arasında 83 adet işyerinin çatı kaplaması işinin yapılması konusunda 05.04.1999 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre, yükleniciye iş bedelinin bir kısmı taksitler halinde ödeneceği, bir kısmına karşılık ise kooperatife ait bir işyerinin devredileceğini, aynı maddede yüklenicinin 1999 Nisan ayından itibaren kooperatife aidat ödemesi gerektiği, aidat miktarının yüklenici adına borç kaydedileceği ve alacağından mahsup edileceğinin belirtildiğini, yüklenicinin sözleşme gereği üstlendiği işi zamanında bitiremediği gibi ekonomik sıkıntıları nedeniyle işin aksamaması için kendisine ek ödemelerin yapıldığını ve kooperatife borçlandığını, işyerlerinin demir doğrama işlerinin yapımını da yükleniciye verildiğini, hem borcunu, hem de aidatlarını ödemesine olanak sağlamak istendiğini, ancak yüklenicinin her iki işi de gereği gibi yapmadığını, hatalı imalat ile işi yarım bıraktığını, bu arada, yüklenici ... olarak üstlendiği demir doğrama sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini kurucu ortağı olduğu ... Gıda Dek. Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiğini, kooperatif ortaklığının çatı kaplama sözleşmesinin bedeline karşılık oluşturulduğu için ...'nın ortaklık hak ve yükümlülükleri devam ettiğini, ancak borçlarını ödememesi nedeniyle ihraç edildiğini, ancak ihraç işlemlerinde usul hatası yapılmış olması nedeniyle ihraç kararlarının iptal edildiğini, davacı ... tarafından kooperatife, Yenimahalle 5. Noterliğinde düzenlenen 05.01.2015 Tarihli Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi gönderildiğini, kooperatif yönetim kurulunun 19.01.2015 tarihli kararında ortaklık talebinin reddedildiğini, yaptığı ödemenin iade edilmek üzere emanet hesabına alındığını, ...'nın ihraç kararlarının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinin hemen ardından yapılan hisse devrinin, yaklaşık 335.000,00 TL borcu ödemekten kurtulmak amacıyla, muvazaalı olarak yapıldığını, TMK'nun 950 ve devamı maddeleri uyarınca ...'nın Kooperatif hissesi üzerinde müvekkil Kooperatifin hapis hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Davalı kooperatifle dava dışı ... arasında çatı kaplama işine yönelik eser sözleşmesi imzalanmış, işin kesin kabulü yapıldığında kooperatife ait işyeri belirlenen bedel ile devir suretiyle ödeme tamamlanacaktır. Yüklenici ... edimlerini yerine getirmediğinden hakkında 24/09/2021 tarihinde ihraç kararı alınmış, bu kararın iptali istemiyle Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/682 esas sayılı dosyasıyla dava açılmış, bu dava sürerken ortaklık hak ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... hakkında 20/07/2004 tarihinde ikinci kez ihraç kararı alınmış, bu karara karşı da Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/506 esas sayılı dosyasında dava açılmış, her iki dava birleştirilmiş, 2014 yılında bu davalar Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilmiş, 2014/1384 esas, 2014/713 karar sayılı ilam ile ihraç kararları iptal edilmiştir. Yargılamalar devam ederken davacı tarafından kooperatif hissesinin 05/01/2015 tarihinde ...'dan devralındığı bildirilmiş, kooperatif yönetim kurulunun 19/01/2015 tarihli toplantıda hisse devrine onay verilmemiş, 02/05/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da yönetim kurulu kararı kabul edilmiştir. Muvazalı devrin kabul edilmemesi üzerine borçlarını ödemeyen ... aleyhine tekrar ihraç süreci başlatılmış, 02/05/2018 tarihinde ... yeniden ihraç edilmiş, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/520 esas sayılı dosyasından ihraç kararı emlak vergisi borcunun ihraca konu edilmediği gerekçesiyle iptal edilmiş, karar kesinleşmiştir. Biriken borçlarını ödememesi üzerine ... hakkında tekrar ihraç kararı başlatılmış, 07/07/2021 tarihinde yeniden ihraç kararı alınmış, karar tarihi itibariyle bu ihraç kararına karşı açılan herhangi bir iptal davası bulunmamaktadır.
... tarafından 05/01/2015 tarihinde hisse devri yapılmış fakat kooperatif tarafından devredenin borcu olduğundan bu devir kabul edilmemiştir. Kabul edilmemesinden sonra ihraç kararının iptali yönünde dava açılmış ve devreden ... lehine sonuçlanmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 8.maddesine yönetim kurulu ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmakla zorunlu olduğu, aynı yasanın 13.maddesinde ise ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği, ana sözleşmenin 17.maddesinde ise ortaklığın yazılı olarak yönetim kuruluna bildirmek suretiyle ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği hükümleri mevcut olup somut olayda ise davacının kooperatif hissesini devraldığı ...'nın hem eser sözleşmesinden kaynaklanan Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/07/2005 tarihli 2005/34 esas, 2005/304 karar, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/012/2012 tarih ve 2011/6048 esas, 2012/3826 karar, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2020 tarih, 2018/527 esas, 2020/642 karar, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2014 tarih, 2014/1384 esas, 2014/713 karar sayılı ilamlarında yazılı alacaklar ile 03/12/2020 tarihi itibariyle 14.465,00 TL aidat, 38.561,79 TL gecikme faizi, 1.575,00 TL şerefiye ve 9.314,71 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 63.916,50 TL borcu bulunduğundan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ilgili maddeleri ve ana sözleşmenin 17.maddesi ile emsal Yargıtay kararları göz önünde bulundurulduğunda kooperatif yönetim kurulu hisse devrini kabul etmeyebilir.
Toplanan delillere göre davacı açmış olduğu işbu dava ile hisse devri nedeniyle kooperatife üye olduğunun tespiti ve üyeliğe tahsis edilen taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsili yönünde işbu davayı açmış ise de; davacının üyeliği devraldığı ...'nın kooperatife ait yapılacak inşaatın bir kısmını yüklenici olarak üstlendiği, ...'nın eser sözleşmesinden kaynaklanacak alacağına karşılık işyeri verildiği, dosyaya sunulan mahkeme kararlarına göre de ...'nın eser sözleşmesinden kaynaklanan borcu olduğu gibi, üyelik borcunun da bulunduğu, bu durumda da kooperatif hissesinin devri konusunda açık kapı ilkesinin bulunmasına rağmen yönetim kurulunun devri kabul etmeyeceği, devirden sonra da ihraç kararının iptali yönünden açılan dava da göz önünde bulundurulduğunda kooperatif hissesi davacıya geçmediğinden davacının hisse devrinin tespiti yönündeki dava ile tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerine yönelik açılan dava yerinde olmadığından davanın tümden reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının usulüne uygun devir sözleşmesi ile aktif ve pasifleriyle beraber kooperatif üyeliğini ...'den 50,000.00 TL karşılığında noter senedi ile devraldığını, ihtarname ile davalı kooperatife bildirim yapıldığını, kooperatif yönetimince hukuksuz gerekçelerle müvekkilinin üyelik işlemleri ve gayrimenkulün tescil işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, Kooperatifler Kanunu 14/3. maddesinin kooperatif ortaklık devirlerinde, devralanın gerekli nitelikleri taşıması halinde, ortaklığa kabul edip etmeme konusunda yönetim kurulunun takdir yetkisi olmadığını ifade ettiğini, yine Yargıtay içtihatlarının da aynı yönde olduğunu, yerel mahkemenin Yargıtay içtihatlarını hiçe saydığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ve üyeliğe bağlı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
I-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde kooperatiflerin "değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküller" olduğu belirtilmiş olmakla, Türk hukuku açısından kooperatiflerde "açık kapı ilkesi" benimsenmiş bulunmaktadır. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (Koop.K. m.8). Kooperatif ortaklığının devredilmesi mümkün olmakla birlikte, ortaklık sıfatı payın devralınması ile doğrudan kazanılamaz. Devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulması hâlinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi hâlde talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik ile yönetim kuruluna "devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir.
Kooperatif ana sözleşmesinin 17.maddesinde; "... Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10 uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir.
Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz.
Yasal bir sebep olmaksızın devralanın ortaklığını kabul etmeyen yönetim kurulu üyeleri devreden ve devralanın uğrayacakları zararlara karşı müteselsil sorumludurlar.
Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca ödemelerde bulunmaları istenemez." denilmiştir.
Somut olayda; davacı ile dava dışı üye arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve davalı kooperatife bildirilmiş hisse devri sözleşmesi bulunduğu sabittir. Davalı kooperatifin savunması devri yapan üyenin borcu olması nedeniyle hisse devrinin mümkün bulunmadığı ve devrin muvazaalı olduğuna yöneliktir. Oysa yukarıda açıklanan ilke ve anasözleşme hükmü uyarınca davacının devir yoluyla ortak olduğunun kabulü gerekir zira muvazaa savunmasına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından, dava konusu üyelik nedeniyle borç bulunduğu açıkça anlaşılmakla; üyeliğe bağlı hakların istenmesi için tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekli olduğundan davacının tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığı açıktır. Buna bağlı istinaf nedenleri I nolu bentte reddedilmiştir.
Bu kapsamda; davacı vekilinin üyelik tespitine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davacının üye olduğunun tespiti ile diğer taleplerinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Yukarıda (I) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine.
2-Yukarıda (II) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/534E., 2023/481K. sayılı dava dosyasında verdiği 14/06/2023 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"1- DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Davacının, davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine,
Diğer istemlerin reddine,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL ve tamamlama harcı olan 39.218,95 TL toplamı 39.278,25 TL'den mahsubu ile arta kalan 39.098,35 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 313.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 179,90 TL, 59,30 TL ilk harç masrafı, 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının tamamının; 6.211,25 TL posta ve bilirkişi masrafının yarısının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, "
II-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine.
III-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
14/05/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza