T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(K A R A R I K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : .... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2019
ESAS-KARAR NUMARASI ....
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı muris vekili, müvekkilinin davalı koopearatif üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 1986 yılında kurulduğunu, yönetim kadrolarının kuruluştan itibaren halen görevde olduğunu, davalı kooperatif yönetiminin tüm üyelerden fahiş miktarda aidat ve Yargıtay 23.Hukuk Dairesi kararlarına ve TBK'nun 120.maddesine aykırı olarak faiz talep edildiğini, bu nedenlerle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife 121.138,67 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı asılın 16.01.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı kooperatif vekili, müvekkilinin tasfiye halinde olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, HMK'nun 142.maddesine göre karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili kooperatifin (153) nolu üyesi olduğunu, davacının kendisine tahsis edilen işyerini halen kullandığını, davacının müvekkili kooperatife olan aidat borçlarını zamanında ödemediği için hakkında icra takiplerine girişildiğini, müvekkili kooperatif yöneticilerinin hukuka uygun bir yönetim gösterdiklerini, haklarında herhangi bir dava açılmadığını, davacının müvekkili kooperatif hakkında bazı davalar açtığını, gecikme halinde aylık %10 oranında gecikme cezası uygulanmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline ilişkin açılan davalardan birinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda olduğunu, bir davanın kabul edildiğini, bazı davaların da davacı aleyhine sonuçlandırıldığını, davacının halen müvekkiline 125.988,74 TL tutarında borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, kooperatif üyesi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup davacı, kendisinden 14/08/2015 tarihli borç bildirim yazısıyla talep edilen 121.138,67 TL den dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Yargılama sürecinde davalı kooperatif kayıtları temin edilmiş ve yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişiden 07/08/2019 tarihli rapor alınmıştır. Kooperatif Genel Kurulunda aidat ödemelerini zamanında gerçekleştirmeyen üyelerden aylık %10, %5, %3 gibi oranlarda gecikme cezası alınmasına karar verilmiş olup davalı kooperatif söz konusu gecikme cezalarını uygulamak suretiyle davalıdan 14/08/2015 tarihli yazı ile 121.138,67 TL talep etmiştir. Her şeyden önce 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 120/2. Maddesinin somut olay açısından geriye etkili olarak uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerekmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi benzer konularda geliştirdiği içtihatlarda, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan gecikme cezasının temerrüt faizi niteliğinde olduğunu ve TBK 120. Madde kapsamına tabi olduğunu ve emredici nitelikte olduğu için geçmişe etkili olarak uygulanacağını kabul etmiş olup bu durumda davacının borçlarına yıllık %18 oranında faiz işletilmesi gerektiği mahkememizce benimsenmiş ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı aleyhine başlatılan icra takip masraflarına faiz yürütülmesinin yasaya uygun olmadığı ve icra dosyalarında borç miktarına dahil olan bu tutarın tekrar talep edilmesinin mükerrer tahsilata neden olacağı gözetilerek oluşturulan 06/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna mahkememizce esas olarak itibar edilmiş, sadece bilirkişinin dava tarihine kadar hesap yapmasının doğru olmadığı, davanın konusunun 14/08/2015 tarihli yazı ile istenilen tutar olduğu ve davalı kooperatifin 03/08/2015 tarihine kadar hesaplama yaparak talepte bulunduğu gözetildiğinde mahkememizce bilirkişinin hesap tablosu esas alınıp Ağustos ayına kadar olan borç miktarı (9.504,42 Altyapı asıl alacağı, 285,14 TL bu tutarın faizi, 4.557,00 TL üstyapı asıl alacağı, 10.389,96 TL bu tutarın faizi olmak üzere toplam 24.736,52 TL davacının borçlu olduğu) belirlenmiş ve talep edilen 121.138,67 TL den belirlenen borç tutarı 24.736,52 TL mahsup edilerek davacının davalıya 14/08/2015 tarihli yazı ile istenilen tutardan 96.402,15 TL borçlu olmadığının kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; davalı kooperatifin üyesi olan davacılar murisinin davalı kooperatife aidat borçları olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyesi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup davacı, kendisinden 14/08/2015 tarihli borç bildirim yazısıyla talep edilen 121.138,67 TL den dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş olup; uzman bilirkişiden alınan 29.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalı kooperatife 95.760,84 TL tutarında borçlu olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, oluşa, dosya içeriğine ve denetime uygun bilirkişi raporu doğrultusunda İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin REDDİNE (HMK m. 353/1-b.1),
II- Davalı vekilinin hesap biçimine yönelik istinaf sebebinin KABULÜ ile İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2019 günlü kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına (HMK m. 353/1-b.2),
Buna göre:
“Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalı kooperatifin 14.08.2015 günlü yazı ile davacıdan talep ettiği tutardan dolayı davacının davalıya 95.760,84 TL için borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.541,42 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 2.068,75 TL harcın mahsubu ile kalan 4.382,67 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacılar tarafından yapılan 2.100,55 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davacılarca yapılan 88,00 TL dosya masrafı, tebligat ve posta gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 688,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 543,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından sarfedilen 37,90 TL posta gideri, 30,00 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 3.067,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 642,72 TL'lık kısmı ile 121,30 TL istinaf başvuru harcı toplamı 764,02 TL'nın davacılardan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara, reddedilen kısım yönünden 25.377,83 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya ödenmesine,
HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı davetiye ile bildirlmesine"
II-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hesaplanan takdiren 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
III-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,
IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
11/03/2025 tarihinde, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı; HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544,000-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Verilen karar usulen okunup açıklandı.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza