T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/889
KARAR NO : 2025/252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç.Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/682 Esas-2019/739 Karar
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında 03.02.2015-03.02.2016 tarihlerini kapsayacak şekilde "Klasik Ticari Yangın Sigorta Poliçesi" imzalandığını, 21.08.2015 tarihinde meydana gelen sel suyu hasarı sebebiyle oluşan zararın müvekkili tarafından dava dışı sigortalısına ödendiğini, söz konusu hasarın davalı idareye ait rögarın tıkanması sonucu meydana geldiğini ve ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 16.118,77 TL'nın davalıdan ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddia ettiği hasardan müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, zira müvekkili kuruma bir arıza ihbar ve başvurusu yapılmadığını, davacının yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen dava dışı sigortalısının kusurundan kaynaklanan hasarı müvekkilinden talep edemeyeceğini, ayrıca ASKİ Deşarj Yönetmeliği'nin 9/h.maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, talep edilen miktarın ve faizin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, TTK 1472.m. gereğince sigorta hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamız uzman sigortacı ve SMMM bilirkişisi kuruluna tevdi edilerek alınan raporda özetle; dosyada mevcut ekspertiz raporu incelendiğinde; dava konusu olayın 19/06/2015 tarihinde saat 20:30 sıralarında Ankaralılar Caddesinde yer alan ASKİ’ye ait rögarın tıkanması sebebiyle geri tepen suyun AVM içerisinde zemin katta yer alan dükkanlara sirayet ederek zarar verdiğinin belirtildiği gerekçesiyle dava konusu rücu alacağından davalı kurumun kusuru nedeni ile hukuken sorumlu olduğu mütalaa edilerek dava konusu ödemenin rücuen davalıdan rücuen alacak olarak talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporuna yönelik davalı vekilinin itirazları doğrultusunda önceki bilirkişi kurulunda inşaat mühendisi bilirkişi yer almadığı da dikkate alınarak aynı bilirkişi heyetine görevlendirilen 1 inşaat mühendisi bilirkişi ile birlikte oluşturulan bilirkişi heyetinden itirazları karşılar mahiyette ek rapor temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan bilirkişi ek raporunda ise; dava konusu hasarın geldiği yerdeki ana taşınmaz olan ... parsel üzerinde bulunan ... alışveriş merkezi pis suu ve yağmur suyu tatbikat projesi açıklama raporundaki teknik açıklamalar gözetildiğinde; olayın geçekleştiği AVM’nin pissu kanalı bağlanan parsel çıkış bacası niteliğinde olduğu anlaşıldığı, bahse konu parsel üzerindeki parsel çıkış bacasından kaynaklı sorumluluğun davalı ASKİ’ye ait olmadığı, parsel bacasının işleyişinden dolayı davalı kuruma atfı kabil hizmet eksikliğinden veya davalının ihmalinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 10/m. gereğince atıksu parsel bacası ile kanazilasyon şebekesi arasında kalan bağlantı kanalının bakım ve işletmesinin mal sahibi müteahhidin veya apartman sorumluluğunda olduğu, bu nedenle de davalının dava konusu rücu alacağından sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi asıl ve ek raporuna yönelik taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda farklı bir inşaat mühendisi ve sigortacı bilirkişi kurulundan rapor temin edilmiş, dosyamıza sunulan 2. bilirkişi kurulunda ise özetle; dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları ve ASKİ Genel Müdürlüğü Su ve Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı’nın Genel Müdürlük makamına yazdığı 16/06/2008 tarihli yazı dikkate alındığında; dava konusu yerde pis su kanalizasyon şebekesi ile yağmur suyu şebekesinin ayrı olduğunu ve bu nedenle de yağmur sularının kanalizasyon sisteminde tıkanıklık meydana getirmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de davalı idareye bildirilen arıza ve tıkanıklık ihbarı da bulunmadığı dikkate alındığında; meydana gelen olayın dahili sistemde yani site içerisinde gerçekleşen bir tıkanıklık sonucunda oluştuğu kanaatine varıldığı ve hizmet kusuru bulunmayan davalının rücuen alacaktan sorumlu olmadığı mütalaa edilmiştir.
Dosyamıza sunulan 1. ek ve 2.bilirkişi kurulu raporları birbirini doğrular mahiyette olup ayrıca denetime elverişli görülmekle usul ekonomisi ilkesi gereğince yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Bu bağlamda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; da dışı ... ... Emlak Geliştirme ve Yatırım Ltd. Şirketi bünyesindeki AVM içerisinde yer alan işyerlerinin 03/02/2015-03/02/2016 dönemine ilişkin olarak davacı ... şirketi tarafından tanzim edilen Klasik Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 19/06/2015 tarihinde meydana gelen sel nedeni ile sigorta poliçesi kapsamında zarar gören sigortalı işyerlerinin ekspertiz raporuna konu 16.118,78-TL zararının davacı tarafından dava dışı sigortalı Şirkete 05/04/2016 tarihinde ödendiği çekişmesizdir. Bu bağlamda, somut uyuşmazlık davacının rucüen dava konusu ödemeyi davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere; 6102 sayılı 1472.m. gereğince; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.”
Yargılama konusu somut uyuşmazlıkta dosyamıza sunulan 1. bilirkişi ek raporu ve sözkonusu rapor ile aynı doğrultudaki 2. bilirkişi raporu dikkate alındığında; dava konusu hasarlandırıcı olayda davalı kurumun sorumluluğundaki kanalizasyon hattından kaynaklı bir hizmet kusuru veya ihmali bir eyleminin mevcut olmadığı sabit olduğu gibi esasen olayın Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 10/m. gereğince dava dışı mal sahibinin (AVM) sorumluluğu kapsamındaki atık su kanalından kaynaklandığı da tespit edilmiştir. Bu durumda, değinilen yasal düzenleme gereğince dava dışı sigortalının davalı kurumdan zararının tazmini talep hakkı mevcut olmadığından, davacı ... şirketinin de halefiyet ilkesi gereğince davalıdan TTK 1472.m. gereğince sigortalıya ödediği sigorta hasar tazminatı rücuen talep etmesi hukuken mümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle; haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi heyeti raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden gelen yazıya göre hazırlandığını, davalı kurumun bu hasardan sorumlu olduğunu, yağmur suyu şebekesi ile atık su şebekesinin ayrı olması, su tepmesi nedeniyle davalının sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, davalının gerekli tedbirleri almayarak su hasarının meydana gelmesini engelleyemediğini, bu nedenle de kusurlu olduğu sonucunu değiştirmeyeceğini, ilk derece mahkemesinin gerekli inceleme araştırma yapılmadan hüküm kurduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; davacı ile dava dışı sigortalısı arasında imzalanan "Klasik Ticari Yangın Sigorta Poliçesi" kapsamında olay tarihinde meydana gelen su baskını nedeniyle davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talebinin yerinde olup olmadığı,hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, TTK 1472.m. gereğince sigorta hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/682E., 2019/739K. sayılı dava dosyasında verdiği 31/10/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 571,00 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
12/03/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza