T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2020/920
KARAR NO : 2025/268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç.Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/31 E.-2019/1157 K.
Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Asıl davada davacı ... vekili 05.12.2014 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 2009 tarihli genel kurulunca onaylanması üzerine peşin bedelli ortağı olduğunu, davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda 3. gündem maddesi ile peşin üyeler ile diğer ortaklar arasında eşitleme kararı verildiğini, 4. maddesi ile de müvekkili ile birlikte başka üyelerin ihracına karar alındığını, genel kurula çağrının usulüne uygun yapılmadığını, çıkarma kararının Kooperatifler Kanununun 16. maddesine aykırı alındığını, parasal yükümlülükleri ile ilgili olarak ta, öngörülen birinci, ikinci ihtarların bulunmadığını, müvekkilince bu konuda Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2190 E. sayısına kayıtlı menfi tespit davasının derdest olduğunu, müvekkiline tapu kaydının devredildiğini, 2009 tarihli genel kurul kararının 2014 yılında hukuka aykırı genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasına yasal olanak bulunmadığını ileri sürerek, öncelikle 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, aksi halde müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması kararına itirazının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/294 E. sayılı davada davacı ... vekili 26.02.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin peşin bedelli ortağı olduğu davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, gündemin 3. maddesinde, daha önce kooperatife peşin ödemeli ortak olarak üye olanlardan ek ödeme alınmasına karar verildiğini, müvekkilinin toplantıya ana sözleşmenin 28. maddesinde belirtilen usulle çağrılmadığını, müvekkilinin kazanılmış haklarına aykırı genel kurul kararı alınamayacağını ileri sürerek, 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/305 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ... ve ... vekili 04.03.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortakları olduğunu, 08.11.2014 tarihli genel kurulun müvekkillerine tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin herhangi bir borçları olmamasına rağmen üyelikten çıkarma veya aidat borcu olduğuna ilişkin karar alındığını, genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkillerinden ..., ... ve ...'e eşitleme bedeli adı ile belirlenen bedelin ödenmesi, aksi halde ihraç edileceklerine ilişkin ihtarnameler gönderildiğini ileri sürerek, 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/406 E. sayılı davada davacı ... vekili 03.04.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 14.01.2015 ve 05.02.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 24.03.2015 tarihli ihtarname ile de, yönetim kurulunun 23.03.2015 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/678 E. sayılı davada davacı ... vekili 19.06.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğunu, davalı tarafça 08.11.2015 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 18.06.2014 ve 14.01.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 24.03.2015 tarihli ihtarname ile de, 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini, genel kuruldaki peşin bedelli üyelerin üyelik bedellerinin yükseltilmesine, eşitleme bedelini ödemeyenlerin ihracına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin kooperatif işleminin (08.11.2014 tarihli genel kurulun 3 ve 4 nolu kararları ile 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararının) hukuken geçersizliğinin tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/680 E. sayılı davada davacı ... vekili 19.06.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 18.06.2014 ve 14.01.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, 24.03.2015 tarihli ihtarname ile de, 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini, genel kuruldaki peşin bedelli üyelerin üyelik bedellerinin yükseltilmesine, eşitleme bedelini ödemeyenlerin ihracına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin kooperatif işleminin (08.11.2014 tarihli genel kurulun 3 ve 4 nolu kararları ile 23.03.2015 tarihli yönetim kurulu kararının) hukuken geçersizliğinin tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/766 E. sayılı davada davacı ... vekili 13.07.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 14.01.2015 ve 05.02.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 24.03.2015 tarihli ihtarname ile de, yönetim kurulunun 23.03.2015 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini, bu kararın iptali yönünde Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/406 E. sayısına kayıtlı davayı açtığını, buna rağmen, 14.06.2015 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesinde ihraç kararının onaylanmasına ilişkin karar alındığını ileri sürerek, müvekkilinin ihracının onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2016/865 E. sayılı davada davacı ... vekili 05.08.2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğunu, ancak 08.11.2014 tarihli genel kurulda müvekkilinin kazanılmış haklarını ihlâl eden ve yok hükmünde kararlar alındığını, bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak davanın da herhangi bir süreye tâbi olmadığını, davalının bu genel kurul kararı gereği müvekkilinin 121.931,54 TL. borcunu ödemesi, aksi halde ihraç edileceği ihtarını içerir 29.07.2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini ileri sürerek, 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının iptaline, müvekkilinin davalı kooperatife peşin bedelli üye olduğunun tespitine, borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2016/793 E. sayılı davada davacı ... (...) ... vekili 29.12.2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 29.07.2016 ve 18.08.2016 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 30.09.2016 tarihli ihtarname ile de, yönetim kurulunun 26.09.2016 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2016/817 E. sayılı davada davacı ... vekili 29.12.2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 02.08.2016 ve 12.08.2016 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 30.09.2016 tarihli ihtarname ile de, yönetim kurulunun 26.09.2016 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/127 E. sayılı dava ile birleşen 2015/389 E. sayılı davada davacı ... vekili 30.03.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortaklarından olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda, müvekkiline eşitleme bedeli adı altında belirlenen bedelin ödenmesi için 14.01.2015 ve 05.02.2015 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, daha sonra gönderilen 24.03.2015 tarihli ihtarname ile de, yönetim kurulunun 23.03.2015 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/127 E. sayılı dava ile birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekili 17.04.2015 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğunu, davalı tarafça 08.11.2014 tarihli genel kurul kararları doğrultusunda, 14.01.2015 ve 05.02.2014 tarihli ihtarnameler ile 20.120,00 TL. daha talep edildiğini, müvekkilinin ihraç baskısı altında ihtirazı kayıtla bu bedeli ödediğini, davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, Kooperatifler Kanununun 52. maddesi uyarınca ek ödeme ile ilgili kararların bütün ortakların 3/4'ünün olumlu oyu ile alınabileceğini, ayrıca genel kurul toplantısına çağrıda eksiklikler bulunduğunu ileri sürerek, 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 21.210,00 TL.'nin 27.02.2015 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2015/127 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ... ve ... vekili 08.12.2014 tarihli dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortakları olduklarını, 08.11.2014 tarihli genel kurulda 3. gündem maddesi ile peşin ödeme üyelik bedellerinin yükseltilmesine, 4. gündem maddesi ile de, eşitleme bedelini ödemeyen ortakların üyelikten ihracına karar verildiğini, kooperatifin hangi gerekçeyle olursa olsun daha önceden aldığı karardan dönmesinin hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca genel kurula davet prosedürüne uygun davranılmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada ve birleşen 2015/127 E., 2015/294 E., 2016/865 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Kooperatifler Kanununun 53. maddesindeki bir aylık sürede açılmadığını, yönetim kurulunun açıkça genel kurulda yetki almadığı sürece peşin bedelli üyeliğe karar vermesinin mümkün olmadığını, bu konuda yönetim kuruluna yetki veren ya da davacıların peşin bedelli üyeliğinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı bulunmadığını, bu nedenlerle davacıların peşin bedelli üye olmadığını, genel kurulun usulüne uygun şekilde toplandığını, toplantı ve karar yeter sayısı sağlanarak yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2015/305 E., 2015/389 E., 2015/406 E., 2015/471 E., 2015/678 E., 2015/680 E., 2016/793 E., 2016/817 E. 2015/766 E., 2016/793 E., 2016/817 E. sayılı davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulunun açıkça genel kurulda yetki almadığı sürece peşin bedelli üyeliğe karar vermesinin mümkün olmadığını, bu konuda yönetim kuruluna yetki veren ya da davacının peşin bedelli üyeliğinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı bulunmadığını, bu nedenlerle davacıların peşin bedelli üye olmadığını, ihraç kararının yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak alındığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.09.2017 tarih ve 2014/1325 E., 2017/822 K. sayılı kararıyla; "...asıl davada davacı ... ..., birleşen 2015/127 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., birleşen 2016/865 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/294 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/305 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ...'in 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının iptalini istemleri yönünden; davalı kooperatifin 27.09.2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağı incelendiğinde davacı ve birleşen dosya davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın peşin ödemeli üyeliğe kabul edildiklerinin anlaşıldığı, diğer birleşen dava davacıları ... ve ...'ın 16.01.2012 ve 04.05.2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla peşin ödemeli üye olarak kabul edildikleri, ancak davalı kooperatifin 23.02.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında daha önce kooperatife alınan peşin üyeliklerin ibra edilmesine ilişkin karar alınmakla bu iki davacının da peşin ödemeli üye olarak kabul edildiği, kooperatiflerde eşitlik ilkesinden ayrılmak istendiğinde söz konusu hususun mutlaka genel kurul kararıyla gerçekleştirilmesinin gerektiği, bunun dışında Koop. K m. 42/6'ya göre peşin ödemeli üyeliğin ancak genel kurul kararıyla tesis edilebildiği, davalı kooperatifin 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında aralarında davacıların da bulunduğu pek çok kişinin peşin ödemeli üye olarak kooperatife kabul edildiklerinin anlaşıldığı, davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihinde toplanan 2014 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 3. maddesinde ise, "daha önce peşin üyelik verilmiş olan üyelerin durumunun görüşülerek karara bağlanması genel kurulda müzakereye açıldı. Yapılan müzakere sonucunda yönetim kurulu tarafından 31.12.2014 tarihine kadar peşin üyelik verilmiş olan dublex daire üyelerinin I85.000 TL'ye, normal daire üyelerinin 142.500 TL'ye zemin kat daire üyelerinin 115.000 TL'ye tamamlamaları teklif edildi" şeklinde bir teklifin görüşüldüğü ve söz konusu teklifin oy çokluğuyla kabul edildiğinin anlaşıldığı, söz konusu kararın davacının ve diğer peşin ödemeli üyelerin "peşin ödemeli üyelik" haklarını ortadan kaldıracak nitelikte olduğu, ancak davacıların sabit fiyatlı üyeliğinin bir başka genel kurul kararıyla ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, zira söz konusu durumun, davacılar açısından bir kazanılmış hak niteliğinde olduğu, Yargıtay'ın da vermiş olduğu kararlarında genel kurul kararıyla tesis edilen sabit fiyatlı üyeliği ortadan kaldıran diğer genel kurul kararlarını yok hükmünde/butlanla malul olduğunu kabul ettiği, bu açıdan davacıların söz konusu genel kurul kararına muhalefet etmesinin de gerekli olmadığı, davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihinde toplanan 2014 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinde, "peşin üyelik verilmiş olupta 2013 olağan genel kurulda kararlaştırılan eşitleme bedellerini ödemeyenlerin kooperatif üyeliğinden ihraç edilmeleri durumunun görüşülerek karara bağlanması müzakereye açıldı" şeklinde bir gündem maddesinin yer aldığı, söz konusu maddenin oyçokluğuyla kabul edildiğinin anlaşıldığı, davacının peşin ödemeli üye olması sebebiyle aidat ödeme yükümlülüğü altında olmadığı, ancak varsa peşin ödeme yükümlülüğü çerçevesinde ödenmeyen kısımların davacıdan talep edilebileceği, bunun dışında 27.09.2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında belirtilen "imalat farklılıklan", "proje dışı yapılabilecek otoparkın yer altına alınması", "tapu masrafları" ve "ferdileşmesi masrafları" için davacıya başvurulabileceği ancak dava konusu 08.11.2014 tarihli genel kurul toplantısından davalı kooperatifin davacıyı "eşitleme bedelini" ödemediği gerekçesiyle kooperatiften ihraç ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla dava dosyası içerisinde yer alan belgeler çerçevesinde davalı kooperatifin davacıdan ödeme talep etme şartlarının oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı, birleşen davada davacı ...'nın 14.06.2015 tarihli genel kurul kararının iptali istemi yönünden; davalı kooperatifin 27.09.2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağı incelendiğinde davacının 104.500,00 TL bedel karşılığında peşin ödemeli üyeliğe kabul edildiğinin görüldüğü, yukarıda da ifade edildiği gibi kooperatiflerde eşitlik ilkesinden ayrılmak istendiğinde söz konusu hususun mutlaka genel kurul kararıyla gerçekleştirilmesinin gerektiği, bunun dışında Koop. K. m.42/6'ya göre peşin ödemeli üyeliğin ancak genel kurul kararıyla tesis edilebildiği, davalı kooperatifin 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında aralarında davacının da bulunduğu pek çok kişinin peşin ödemeli üye olarak kooperatife kabul edildiklerinin anlaşıldığı, dolayısıyla 2008 yılı genel kurul toplantısında alınan 14/16 nolu karar çerçevesinde davacının üyeliğinin peşin ödemeli üyelik olduğunun anlaşıldığı, "eşitleme bedelini" ödemediği gerekçesiyle kooperatiften ihraç edildiği, davalı kooperatifin davacıdan ödeme talep etme şartlarının oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı, bu ihraç kararının anılan kooperatifin genel kurulunda alınan 4 nolu kararla onanmasına dair kararın yerinde olmadığı; birleşen 2016/817 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2016/793 E. sayılı davada davacı ... (...), birleşen 2015/406 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/680 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/678 E. sayılı davada davacı ... ve birleşen 2015/389 E. sayılı davada davacı ...'ün ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptali istemleri yönünden; davacıların ihraç kararının tebliğ tarihlerine göre ayrı ayrı davalarının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/3 ve ana sözleşmenin 14/3. maddesindeki üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açtıkları, davacıların değişik miktarlı bedel karşılığında peşin ödemeli üyeliğe kabul edildiği, yukarıda da ifade edildiği gibi kooperatiflerde eşitlik ilkesinden ayrılmak istendiğinde söz konusu hususun mutlaka genel kurul kararıyla gerçekleştirilmesi gerektiği, bunun dışında Koop K m. 42/6'ya göre peşin ödemeli üyelik ancak genel kurul kararıyla tesis edilebildiği, davalı kooperatifin 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında aralarında davacıların da bulunduğu pek çok kişinin peşin ödemeli üye olarak kooperatife kabul edildikleri, davalı kooperatifin 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra numaralı "ihraç edilen üyelere" ilişkin yönetim kurulu kararında davacılardan ..., ..., ... ve ...'un da aralarında bulunduğu 12 kişinin aidat borçlarını ödememeleri sebebiyle ihracına karar verildiği, yine davalı kooperatifin 26.09.2016 tarih ve 2016/16 karar sıra numaralı kararla davacılardan ..., ... (...)'nin aralarında bulunduğu bazı üyelerin aidat borçlarını ödememeleri sebebiyle ihraçlarına karar verildiği, ihraç kararlarına ilişkin ihtarnamelerde, davacıların davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli genel kurulunda alınan eşitlemeye ilişkin kararı çerçevesinde ödemeleri gereken miktarı ödemedikleri belirtilerek üyelikten ihraç edilmesine karar verildiği, yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, davacıların peşin ödemeli üye olduklarının anlaşıldığı, peşin ödemeli üyeliklerinin bir genel kurul kararıyla kaldırılmasının mümkün olmadığı, bu şekilde alınacak bir genel kurul kararının, peşin ödemeli üyeler açısından yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan bir genel kurul kararına dayanarak yönetim kurulu tarafından adı geçen davacıların kooperatif üyeliğinden ihraçlarına da karar verilemeyeceği; birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ...'nun istirdat istemi ile ilgili olarak; davacının yönetim kurulu kararıyla peşin ödemeli üyeliğe kabul edildiği, peşin ödemeli üyeliğini onaylayan herhangi bir genel kurul kararına rastlanmadığı, ancak davalı kooperatifin 13.02.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında, daha önce kooperatife alınan peşin üyeliklerin ibra edilmesi konusunda karar alındığı, bu kararın davacının da bulunduğu haklarında peşin ödemeli üyeliğe kabul konusunda yönetim kurulu kararı olup da bu karara ilişkin genel kurul kararı alınmayan üyeleri kapsadığının anlaşıldığı, zira haklarında peşin ödemeli üyelik kararı verilen 80 üyeden 44'ü hakkında genel kurul kararının bulunduğu, peşin ödemeli üyelikle ilgili olarak genel kurul tarafından alınmış olan bir kararın daha sonradan genel kurul kararıyla ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen 14.01.2015 ve 05.02.2015 tarihli ihtarnamelerde toplam 20.210,00 TL'nin ödenmesi, aksi takdirde üyelikten ihraç edilebileceğinin bildirildiği, davacı tarafından davalı kooperatif avukatının hesabına 20.210,00 TL'nin ihtirazı kayıtla yatırıldığı, yukarıda da ifade edildiği gibi peşin bedelli üye olduğu anlaşılan davacının davacı kooperatife aidat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, davacının istirdat isteminin bu miktar üzerinden kabulü gerektiği" gerekçesiyle; A-Asıl davada davacı ..., birleşen 2015/127 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., birleşen 2016/865 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/294 E. sayılı davada davacı ..., birleşen 2015/305 E. sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ...'in açtıkları davalarında davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 3 ve 4. maddedeki kararların mutlak butlanla batıl olduklarının tespitine, B-Birleşen 2015/766 E. sayılı davada davacı ...'nın davasının kabulü ile davalı kooperatifin 14.06.2015 tarihli genel kurulda alınan 4 nolu kararın davacı yönünden iptaline, C-Birleşen 2016/817 E. sayılı davada davacı ...'in ve D-Birleşen 2016/793 E. sayılı davada davacı ...(...)'nin davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.09.2016 tarih ve 2016/16 karar sıra sayılı davacıların ihracına ilişkin kararların iptaline, E-Birleşen 2015/406 E. sayılı davada davacı ...'nın, F-Birleşen 2015/680 E. sayılı davada davacı ...'in, G-Birleşen 2015/678 E. sayılı davada davacı ...'nın ve H-Birleşen 2015/389 E. sayılı davada davacı ...'un davalarının kabulü davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacıların ihraçlarına ilişkin kararların iptaline, I-Birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ...'nun davasının kısmen kabulü ile 20.210,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili ile birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 19.12.2018 tarih ve 2018/498 E., 2018/1806 K. sayılı kararıyla; "1-Birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden;
6100 sayılı HMK'nun 297/(1)-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. HMK'nın 297/(2) maddesinde ise, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Birleşen davada davacı vekilince, davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve bu genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen 21.210,00 TL.'nin istirdatına karar verilmesi istenmiştir. İlk derece mahkemesince, kararın "İddianın Özeti" kısmında, birleşen davada davacı vekilinin talebine bu şekilde yer verilmiş, gerekçe bölümünde, "Peşin üyelikle ilgili olarak genel kurul tarafından alınmış olan bir kararın daha sonradan genel kurul kararıyla ortadan kaldırılması mümkün olmadığı gibi, peşin ödemeli üyeliğe ilişkin genel kurul kararının daha sonra genel kurul tarafından onaylanması veya ibra edilmesi de gerekli değildir." şeklinde 08.11.2014 tarihli genel kurul kararı ile ilgili açıklamalar yapılmış, ancak hükmün sonuç bölümünde, birleşen davada davacı vekilinin istirdat isteminin kabulüne karar verilmesine rağmen, 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemi yönünden herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Bu haliyle, taleplerden biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmediğinden, hüküm fıkrası HMK'nın 297/(2). maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Hüküm fıkrasındaki "fazlaya ilişkin talebin reddine" ibaresinin bu talebe yönelik olduğunun kabulü halinde ise, hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olacaktır.
Kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2, maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de, somut olayda, taleplerden biri hakkında hüküm kurulmamış/ya da gerekçe ile hüküm fıkrası çelişkili olup, hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez." gerekçesiyle, birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve taleplerden her biri hakkında hüküm içeren/veya gerekçesi ve hüküm fıkrası çelişmeyen nitelikte karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre, birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin diğer, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince; "Birleşen 2015/471 E. sayılı davaya ilişkin genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespiti hariç, birleşen diğer bütün davalar ile 2015/471 E. sayılı davadaki istirdat talebi yönünden, istinaf talebine rağmen henüz istinaf incelemesi yapılmamış olduğundan bu dava ve taleplere ilişkin olarak Mahkememizin 07/09/2017 gün ve 2014/1325 E. 2017/822 K. sayılı ilamındaki gerekçe ve hükmünde herhangi bir değişiklik yapılamamıştır.
İstinaf incelemesine konu olan, birleşen 2015/471 E. sayılı davadaki "genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti" yönünden yapılan incelemede ise ;
Yukarıda yazılı gerekçede de açıklandığı üzere, davacılardan ...'nun da davalı Kooperatif'in peşin ödemeli üyesi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı Kooperatif'in 08/11/2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararı ile "Peşin üyelik verilmiş olan dublex daire üyelerinin 185.000 TL.'ye, normal daire üyelerinin 142.500 TL.'ye ve zemin kat daire üyelerinin 115.000 TL.'ye tamamlamasının" oy çokluğuyla kabul edildiği, davacı ... vekilinin karara muhalif kaldığı, 4 nolu kararı ile de "peşin üyelik verilmiş olup da 2013 olağan genel kurulda kararlaştırılan eşitleme bedellerini ödemeyenlerin Kooperatif üyeliğinden ihraç edilmelerinin" oy çokluğuyla kabul edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 23. HD.nin 29.06.2015 gün ve 2015/3830 E. 2015/5053 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, peşin ödemeli üye kabul edilen davacının, peşin üyelikten doğan kazanılmış haklarını ortadan kaldıracak şekilde sonradan genel kurul kararı alınamayacağı, alınsa dahi alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu sonucuna varılarak, davacılardan ...'nun daha önceki kararda hükme bağlanmayan genel kurul kararına ilişkin talebinin kabulü ile davalı Kooperatif'in 08/11/2014 tarihli genel kurulunda alınan 3 ve 4 nolu kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş" denilerek,
Mahkememizin 07/09/2017 gün ve 2014/1325 E. 2017/822 K. sayılı ilamı ile ;
"1-A-Dosyamız davacısı ...,
Birleşen 2015/127 Esas dosya davacıları ..., ..., ..., ...,
Birleşen 2016/865 Esas dosya davacısı ...,
Birleşen 2015/294 Esas dosya davacısı ...,
Birleşen 2015/305 Esas dosya davacısı ..., ..., ..., ...'in açtıkları davalarında davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 3 ve 4. maddedeki kararların mutlak butlanla batıl olduklarının tespitine,
B-Birleşen 2015/766 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatifin 14.06.2015 tarihli genel kurulda alınan 4 nolu kararın davacı yönünden iptaline,
C-Birleşen 2016/817 Esas dosya davacısı ...'in açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.09.2016 tarih ve 2016/16 karar sıra sayılı davacı ...'in kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
D-Birleşen 2016/793 Esas dosya davacısı ...(...)' nin açtığı davasının kabulü davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.09.2016 tarih ve 2016/16 karar sıra sayılı davacı ... (...)'nin kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
E-Birleşen 2015/406 Esas dosya davacısı ...'nın açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'nın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
F-Birleşen 2015/680 Esas dosya davacısı ...'in açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'in kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
G-Birleşen 2015/678 Esas dosya davacısı ...'nın açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'nın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
H-Birleşen 2015/389 Esas dosya davacısı ...'un açtığı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.03.2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'un kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın iptaline,
I-Birleşen 2015/471 Esas (bu dosya Mahkememizin 2015/127 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiş, 2015/127 E. saylılı dosya da Mahkememizin 2014/1325 E. sayılı dosyası ile birleştirilmiş, Ankara BAM geri çevirme kararı sonrası 2014/1325 E. sayılı dosya Mahkememizin 2019/31 E. sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 2019/31 E. sayılı dosyasında birleşen 2015/471 E. sayılı davadaki menfi tespit ve istirdat talebi tefrik edilerek Mahkememizin 2019/174 E. sırasına kaydedilmiş, Mahkememizin 2019/174 E. 2019/1102 K. sayılı ilamı ile tefrik edilen menfi tespit ve istirdat davasının tekrar Mahkememizin 2019/31 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.) dosya davacısı ...'nun açtığı davasının kısmen kabulü ile 20.210,00-TL nin ödeme tarihi olan 27.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,"
Karar verilmiş olup, birleşmiş haldeki bu davaların tamamı yönünden davalı Kooperatif tarafından istinaf yoluna gidilmesine rağmen, Ankara BAM 23. HD'nin 20/12/2018 gün ve 2018/498 E. 2018/1806 K. sayılı ilamı ile şimdilik istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildiğinden ve bu davalar hakkında verilen hükümlere ilişkin istinaf incelemesi yapılmadığı gibi, bu hükümlerin henüz kesinleşmediği de anlaşıldığından, Ankara BAM 23. HD tarafından bu hükümler hakkında bir karar verilinceye kadar, Mahkememizce aynı konuda her hangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı ...'nun birleşen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/471 E. sayılı davasının, 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin talep yönünden de kabulü ile davalı Kooperatif'in 08.11.2014 tarihli genel kurulunda alınan 3 ve 4 nolu kararların mutlak butlanla batıl (yok hükmünde) olduğunun tespitine,
Karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesi uyarınca, kooperatif ortaklarının, bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşit olduklarını, eşitlik ilkesinin, buyurucu (emredici) bir yasa hükmü olarak öngörüldüğünü, eşitlik ilkesinin, mutlak ve nispi olmak üzere ikiye ayrıldığını, yasanın asıl amacının kooperatiflerde hiçbir şekil ve ölçüde keyfi harekete yer vermemek olduğunu, ilk derece mahkemesince, davacıların peşin üyeliklerinin kararlaştırıldığı genel kurullara ilişkin butlan davasının bekletici mesele yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif üyelerince 2008 ve 2009 yıllarına ait genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğuna dair Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/517 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın kabulü halinde, asıl davacı ve birleşen davacıların tamamının peşin üyelik iddialarının butlanla batıl olduğunun tespit edileceğini, dolayısıyla huzurdaki davanın konusuz kalacağını, davacıların hiç birinin peşin ödemeli üye olmadığını, müvekkili kooperatifin üyelerinin yaklaşık %90'lık bir kısmının, bu şekilde peşin ödemeli üye olduğunu iddia ettiğini, bu yapıda kooperatifin varlığının, kooperatifin tanım ve amacına uygun olmadığını, 2008 yılı olağan genel kurul toplantısına katılanların yaklaşık 2/3 kısmının, bu şekilde peşin ödemeli üye kaydı yapılmış dolayısıyla karardan bizzat menfaat ilişkisi bulunan üyeler olduğunu, hal böyle iken alınan bu karar, mutlak butlanla olmasa da nisbi butlanla batıl olup iptali gereken karar olduğunu, zira sabit fiyatlı üyelik ilişkisinde bu kararı alan ortakların, konut maliyet bedelini aşan miktarı kendilerinin ödeyeceğini kabul etmiş olduklarını, kooperatifin inşaatının üye ödemeleri ile sağlanması nedeniyle, sabit fiyatı aşan kısmın diğer üyeler tarafından ödeneceğinin taahhüt edilmesinin, eşitlik kuralını bozan bir uygulama olacağını, bu sebeple kooperatifte peşin ödemeli üye istisna olup, peşin ödeme kaydının gerekçeli olmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kooperatif kayıtları incelendiğinde, kooperatif mantığı ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak şekilde, hiçbir gerekçe göstermeksizin bu kadar peşin ödemeli üye kaydı yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taksitli peşin üyeliğin mümkün olmadığını, davacı ve diğer tüm üyelerin, cüzi bir miktar peşinat ve diğer ödemelerini yine küçük taksitlerle ödeyerek peşin üye yapıldıklarını, şu an normal üye 1300,00 TL aidat ödemekte iken, halen 500,00 TL, 1.000,00 TL gibi komik rakamlarla peşin ödemeli üye olduklarını iddia ettiklerini, üstelik 500,00 TL ödeyen peşin ödemeli üye iddiasındaki davacılar yıllardır evlerinde oturmakta iken, diğer üyelerin hala aidat ödediğini, bu şekilde peşin üyeliğin, hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu gibi Kooperatifler Kanununun 23. maddesini de hiçe saydığını, peşin üyeler arasında da adaletsizlik bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, önceki yönetimler tarafından davalı müvekkil kooperatifte aynı statüdeki daire için 50.000,00 TL ödeyenin de, 100.000,00 TL ödeyenin de peşin ödemeli üye yapıldığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, peşin üye olduğunu iddia eden davacıların 2007 yılında daireleri teslim aldıklarını, teslimden sonra 2008 olağan genel kurulunda peşin üyeliğe ilişkin yönetim kuruluna yetki verdiklerini, yani kısaca peşin ödemeli üyelerin, kendi kararlarını kendilerinin genel kuruldan geçirdiklerini, hiçbir arsa sahibi dairelerini teslim almamışken, 80 üyeye peşin üyelik yazısı verildiğini ve bu peşin üyelerin 44 tanesinin genel kuruldan geçirildiğini, toplam üye sayısı 318, arsa sahiplerine teslim edilmesi gereken daire sayısı 122, yani toplam 440 daire teslimi gereken kooperatifte mevcut 172 üyenin 80 tanesinin peşin üye olduğunu iddia ettiği için kooperatifin devamının mümkün olmadığını, peşin ödemeli olsun ya da olmasın tüm üyelerin, dairelerini noter aracılığı ile ve kura yoluyla edindiklerini, halbuki davacının da içerisinde olduğu tüm peşin ödemeli üye iddiasında bulunan üyelerin, peşinatın teslimi ile birlikte dairelerini teslim aldıklarını, bu usulün, kooperatifçilikten ziyade yap-sat usulü olup, eşitlik ilkesine tamamen aykırı olduğunu, kooperatifin eski başkan ve yönetiminin, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/444 E. sayılı dosyasında zimmet suçundan yargılanmasının halen devam ettiğini, kooperatifin bu yüzden borç batağı içerisinde olduğunu, yeni kooperatif yetkililerinin adaleti sağlayıp herkese dairesini teslim etmenin peşinde olduğunu, düzenli aidat ödeyenlerin hakkını korumanın Yüce Mahkemelerin anayasal bir olduğunu belirterek, bu sebepler ve resen nazara alınacak sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının bozularak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Asıl ve birleşen davalar; genel kurul kararının iptali, ihraç kararının iptali ve istirdat istemlerine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin, davacıların peşin bedelli üyeliğinin dayanağı olan davalı kooperatifin genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu ileri sürmesi objektif iyiniyet kurallarına uygun düşmemektedir. Kooperatifçe, çok sayıda peşin bedelli üyelik oluşturan yöneticilerin sorumluluğu yoluna gidilebileceği açıktır.
Kaldı ki UYAP kayıtları kapsamından; davacıların peşin bedelli üyeliklerinin dayanağı olan genel kurul kararlarının iptali talebiyle, ortaklardan ... tarafından davalı kooperatif (eski ünvanı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ünvanıyla) aleyhine dava açıldığı, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.07.2018 tarih ve 2016/517 E., 2018/415 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 22.06.2022 tarih ve 2018/2553 E., 2022/1050 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13.11.2023 tarih ve 2022/4017 E., 2023/3783 K. sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-HMK'nın 355. maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Yukarıda özetlendiği üzere; İlk derece Mahkemesinin 07.09.2017 tarih ve 2014/1325 E., 2017/822 K. sayılı kararıyla, asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalı kooperatifin 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 ve 4. maddedeki kararların mutlak butlanla batıl olduklarının tespitine, ihraç kararlarının iptaline, birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ...'nun davasının kısmen kabulü ile 20.210,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili ile birleşen 2015/471 E. sayılı davada ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 19.12.2018 tarih ve 2018/498 E., 2018/1806 K. sayılı kararıyla; birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin 08.11.2014 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemi yönünden herhangi bir hüküm kurulmamasının doğru olmadığı belirtilerek birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve tüm talepler ile ilgili karar verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre, birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin diğer, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince istinaf incelemesine konu 27.12.2019 tarih ve 2019/31 E., 2019/1157 K. sayılı kararda ise; hükmün gerekçe bölümünde, "Birleşen 2015/471 E. sayılı davaya ilişkin genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespiti hariç, birleşen diğer bütün davalar ile 2015/471 E. sayılı davadaki istirdat talebi yönünden, istinaf talebine rağmen henüz istinaf incelemesi yapılmamış olduğundan bu dava ve taleplere ilişkin olarak Mahkememizin 07/09/2017 gün ve 2014/1325 E. 2017/822 K. sayılı ilamındaki gerekçe ve hükmünde herhangi bir değişiklik yapılamamıştır." denmesine rağmen, hüküm fıkrasında; "Mahkememizin 07/09/2017 gün ve 2014/1325 E. 2017/822 K. sayılı ilamı ile;" açıklaması ile Dairemizce istinaf incelemesine konu edilmeyen hüküm bölümü tırnak içerisinde tekrarlanmış, sonrasında hükmün gerekçesi ile çelişecek şekilde, "Karar verilmiş olup, birleşmiş haldeki bu davaların tamamı yönünden davalı Kooperatif tarafından istinaf yoluna gidilmesine rağmen, Ankara BAM 23. HD'nin 20/12/2018 gün ve 2018/498 E. 2018/1806 K. sayılı ilamı ile şimdilik istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildiğinden ve bu davalar hakkında verilen hükümlere ilişkin istinaf incelemesi yapılmadığı gibi, bu hükümlerin henüz kesinleşmediği de anlaşıldığından, Ankara BAM 23. HD tarafından bu hükümler hakkında bir karar verilinceye kadar, Mahkememizce aynı konuda her hangi bir karar verilmesine yer olmadığına," denmiş, Dairemizin kaldırma kararına konu, daha önce karar verilmeyen talep ile ilgili hüküm kurulmuştur.
Dairemizin 19.12.2018 tarih ve 2018/498 E., 2018/1806 K. sayılı kararındaki, "kararın niteliğine göre, birleşen 2015/471 E. sayılı davada davacı ... vekilinin diğer, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" dair karar ile, Dairemizce istinaf sebeplerinin bir kısmı bakımından suskun kalınmış, bu kapsamdaki istinaf sebepleri "şimdilik" kaydıyla incelenmemiştir. Bu kalemler yönünden istinaf sebepleri reddedilmemiş olup, sadece şimdilik incelenmemiş olduğundan henüz usuli müktesep hak oluşmamıştır.
Buna göre İlk derece Mahkemesinin hükmün gerekçe kısmında doğru olarak, "istinaf talebine rağmen henüz istinaf incelemesi yapılmamış olduğundan bu dava ve taleplere ilişkin olarak Mahkememizin 07/09/2017 gün ve 2014/1325 E. 2017/822 K. sayılı ilamındaki gerekçe ve hükmünde herhangi bir değişiklik yapılamamıştır." ibaresi kullanılmasına göre, bu gerekçeye uygun olarak istinaf incelemesi yapılmayan hüküm bölümünün aynen hükme geçirilmesi gerekirken; hüküm fıkrasında bu gerekçeyle kısmen çelişecek şekilde tırnak içinde istinaf incelemesi yapılmayan hüküm bölümü aynen yazıldıktan sonra, "bu hükümlerin henüz kesinleşmediği de anlaşıldığından, Ankara BAM 23. HD tarafından bu hükümler hakkında bir karar verilinceye kadar, Mahkememizce aynı konuda her hangi bir karar verilmesine yer olmadığına," ibaresinin kullanılması doğru olmamıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi yapılmayan hüküm bölümü yönünden, herhangi bir taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmamıştır. İlk derece Mahkemesince, Mahkemenin 07.09.2017 tarih ve 2014/1325 E., 2017/822 K. sayılı kararındaki, Dairemizce istinaf incelemesine konu edilmeyen hüküm bölümü aynen yeniden yazılmalıdır. İlk derece Mahkemesinin kabulünün aksine, henüz istinaf incelemesi yapılmayan bu bölümün yazılmaması halinde, bu bölüm ile ilgili istinaf incelemesi yapılması mümkün olmayacak, İlk karardaki aynı bölümün de infazı kabil olmayacaktır.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve daha önce istinaf incelemesi yapılmayan hüküm bölümü de aynen yazılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR :
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2019 tarih ve 2019/31E., 2019/1157 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-A-Dosyamız davacısı ...,
Birleşen 2015/127 Esas dosya davacıları ..., ..., ..., ...,
Birleşen 2016/865 Esas dosya davacısı ...,
Birleşen 2015/294 Esas dosya davacısı ...,
Birleşen 2015/305 Esas dosya davacısı ..., ..., ..., ...'in açtıkları davalarında davalı kooperatifin 08/11/2014 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 3 ve 4. maddedeki kararların MUTLAK BUTLANLA BATIL OLDUKLARININ TESPİTİNE,
B-Birleşen 2015/766 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın açtığı davasının KABULÜ ile davalı kooperatifin 14/06/2015 tarihli genel kurulda alınan 4 nolu kararın davacı yönünden İPTALİNE,
C-Birleşen 2016/817 Esas dosya davacısı ...'in açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 26/09/2016 tarih ve 2016/16 karar sıra sayılı davacı ...'in kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE,
D-Birleşen 2016/793 Esas dosya davacısı ...(...)' nin açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 26/09/2016 tarih ve 2016/16 karar sıra sayılı davacı ... (...)'nin kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE,
E-Birleşen 2015/406 Esas dosya davacısı ...'nın açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/03/2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'nın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE,
F-Birleşen 2015/680 Esas dosya davacısı ...'in açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/03/2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ... in kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE,
G-Birleşen 2015/678 Esas dosya davacısı ...'nın açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/03/2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'nın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE.
H-Birleşen 2015/389 Esas dosya davacısı ...'un açtığı davasının KABULÜ davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/03/2015 tarih ve 33 karar sıra sayılı davacı ...'un kooperatif ortaklığından çıkarılmasına (ihracına) ilişkin kararın İPTALİNE,
I-Birleşen 2015/471 Esas dosya davacısı ...'nun açtığı davasının kısmen kabulü ile 08/11/2014 tarihli genel kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararların MUTLAK BUTLANLA BATIL (YOK HÜKMÜNDE) OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 20.210,00-TL nin ödeme tarihi olan 27/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki YASAL faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2-ASIL DOSYADA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 54,20 TL harç 2.500,00 TL bilirkişi ücreti 180 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 2.734,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2015/127 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 54,20 TL harç ve 156 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 210,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 3. ATM'NİN 2016/865 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 62,70 TL harç ve 406 TL tebliğ, posta ve bir kısım bilirkişi gideri olmak üzere toplam 468,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2015/294 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 59,50 TL harç ve 56 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 115,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2. ATM'NİN 2015/305 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 59,50 TL harç ve 376 TL tebliğ, posta ve bir kısım bilirkişi gideri olmak üzere toplam 435,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2. ATM'NİN 2015/766 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 59,50 TL harç ve 63 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 122,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2016/817 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 110,80 TL harç ve 33 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 143,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2. ATM'NİN 2016/793 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 62,70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2. ATM'NİN 2015/406 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 59,50 TL harç ve 11 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 70,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2. ATM'NİN 2015/680 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 105,10 TL harç, 961,63 TL bir kısım bilirkişi gideri ve 45 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 1.111,73 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2.ATM'NİN 2015/678 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 105,10 TL harç, 1.083,61 TL bilirkişi ücreti ve 28,55 TL tebliğ ve posta gideri olmak üzere toplam 1.217,26 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2.ATM'NİN 2015/389 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
B-Davacı tarafından yapılan 105,10 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2015/471 ESAS SAYILI DOSYASINDA
A-Alınması gerekli (1.380,55 TL+615,40=) 1.995,95 TL. harç bedelinden peşin alınan 379,30 TL harcın mahsubu ile kalan 1.616,65 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
B-Davacı tarafından ilk derece aşamasında yapılan 411,10 TL harç ve 118 TL tebliğ ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan ...TL. tebligat gideri, ...TL. posta gideri ve 98,10 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam ...TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 20.210,00 TL nisbi, 30.000,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
D-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım yönünden hesaplanan ve takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Artan gider avansının HMK.m.333 gereği davacı taraflara karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, "
III-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken [(615,40x11=)6.769,40+1.517,16=] 8.286,56 TL. istinaf karar harcından peşin alınan (345,14+652,80=)997,94 TL'nin mahsubuyla kalan 7.288,62 TL.'nin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
IV-Asıl ve birleşen davada davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine,
V-Asıl ve birleşen davada davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
VI-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
12.03.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza