T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/241
KARAR NO : 2025/228
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/457E., 2020/564K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin ortağı olduğunu genel kurul kararları uyarınca 5.000,00 TL aidat borcu ile 7.618,60 TL fazladan yapılan imalata ilişkin borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 28/01/2019 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davası olarak tamamen ıslah ederek 12.618,60 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından talep edilen fazla imal edilen davacı tarafından yapmayı üstlendiği işler olması nedeniyle talep hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "Dava, davalının davacı kooperatif ortağı olarak ödenmeyen aidat borcu ve genel kurul kararı uyarınca alınan imalat ödemesinin davalı tarafından yapılmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, itirazın iptali davası olarak açtığı davayı 28/01/2019 tarihinde alacak davası olarak ıslah etmiş, ıslahın HMK 177/180. maddesine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Çubuk İcra Dairesi'nin 2018/48 sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı davacının aidat ödemelerinin ve fazla imalat ödemesinin geri ödenmesine dayalı olarak 12.627,94 TL alacak için icra takibi yaptığı, davalı borçlunun takibe süresinde borcu olmadığını belirterek itiraz ettiği ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının davalı kooperatife 4 numaralı daire için şartlı üye olmak talebini içeren dilekçe altını 31/01/2011 günlü 98 sayılı yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
31/05/2009 tarihinde yapılan 2008 yılı genel kurul toplantısının 10. Gündem maddesinin A-B bendine istinaden asgari 25.000,00 TL bedelli şartlı ortak alınması kararı gereğince B blok 4 numaralı daire için şartlı ortak olarak müracaat eden ...'ın 25.000,00 TL bedelli ortaklık başvurusu kabul edilerek kendisine daire verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... ... tarafından imzalanan 26/01/2011 tarihli taahhütname başlıklı belgede davalı tarafından 4 nolu daire için üye olacağı, ödeme tablosuna uyacağı ve sözleşme şartlarına uyacağını taahhüt ettiği belirtilmiştir.
Kooperatifler Kanunun 23. maddesi uyarınca ortakların hak ve vecibelerde eşit oldukları düzenlenmiştir. Davalı tarafça peşin ödemeli ortak olduğu, bu nedenle ödenen 25.000,00 TL dışında kooperatif tarafından aidat talep edilemeyeceği savunulmaktadır.
Davacı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/04/2019 tarihli raporda davalının dava kooperatife üyesi olduğu 31/05/2009 tarihli genel kurul toplantısında 25.000,00 TL asgari bedel ile şartlı ortak alınmasına karar verildiği, 29/05/2010 tarihli genel kurulda ortak sayısının 60 olarak belirlendiği, 29/05/2011 tarihli genel kurul toplantısında tasfiyeye karar verildiği ve yönetim kurulu seçildiği, davalının peşin ve sabit ödemeli ortak olduğu, ortağın genel giderlerden alt yapı giderlerinden muaf olduğu yönünde karar bulunmadığı, genel kurul kararları uyarınca davalının dairesi için davacı kooperatifçe yapılan imalat bedelinin 7.618,00 TL ve 2014 ile 2015 yılında yapılan genel kurul toplantıları uyarınca 5.000,00 TL aidat alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Davalı taraf itirazlarını karşılamak ve aidat alacaklarının inşaat finansmanı olup olmadığı ve inşaat giderlerinin denetlenmesi için yeniden bilirkişi oluşturulmuş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/03/2020 tarihli raporda önceki değerlendirmelere katılarak, davacı kooperatifin davalıya ait özel taşınmaz için yaptığı imalat bedelinin 6.675,54 TL olduğu, yapılan işin denetlenmesinde harcamanın piyasa rayicine uygun olduğu, talep edilen aidat bedelinin 5.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan değerledirmede, davalı üyenin peşin ödemeli ortak olarak kooperatife kabul edildiği anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargı Kararları uyarınca davalı ortağın sabit ve peşin ödeme yapmak suretiyle devam eden inşaatların finansmanına katılım için aidat ödeme yükümlülüğünün ancak genel kurul kararı ile kaldırılabileceği aksi halde diğer üyelerle birlikte aidat yükümlülüğünden sorumlu olacağı anlaşılmaktadır. Davacı kooperatif tarafından alınan genel kurul kararı uyarınca peşin ödemeli ortaklık kabul edilmiş, 2011 yılındaki genel kurul toplantısında tasfiye sürecine girilmiştir. Son alınan bilirkişi raporuna göre davalıya ait taşınmaz için yapılan gider toplamı 6.675,54 TL olup bu tutar inşaat finansmanı için değil, davalı taşınmaz için olduğundan Kooperatifler Kanunu 23. Maddesi uyarınca diğer ortaklara yüklenmemesi gerekmekte olup, davalıdan tahsili talep edilebilir. Tasfiye sürecine girdikten sonra alınan 27/04/2014 tarihli genel kurul ile 26/07/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarına göre toplam 5.000,00 TL aidat alacağı belirlenmiş olup, tüm ortakların sorumlu tutulduğu ve tasfiye sürecinde olunması nedeniyle davalıdan talep edilebileceği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, raporlara karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, kooperatif genel kurulu tarafından mevcut tüm ortakları kapsar şekilde eşitlik ilkesine uygun olarak alınan karar ve belirlenen kurallar çerçevesinde davacının peşin ödemeli ortak olduğunun son derece açık olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/457E., 2020/564K. sayılı dava dosyasında verdiği 02/10/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 797,55 TL'den peşin olarak yatırılan 199,38 TL'nin düşümü ile kalan 598,17 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
05/03/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544,000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2025
Başkan ... Üye Üye ... Katip ...