T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/121 - 2025/195
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/121
KARAR NO : 2025/195
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/935E., 2020/866K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi nezdinde makine kırılması poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalıya ait trafonun imalat hatası nedeniyle arızalanması sonucu meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, trafoyu imal eden davalıdan rücuen tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/10050 esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu, davaya konu tazminatı doğuran ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olan 2500 kVA kuru tip trafonun müvekkili şirket nezdinde 17.12.2014-17.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 2823-M-55140253 numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava dışı sigortalı tarafından kullanıllan EFG/ASTOR 2500 kVA kuru tip trafoda 19.07.2015 tarihinde meydana gelen patlama sonucu bağımsız ve tarafsız eksper vasıtasıyla 13.721,99 Euro hasar olduğunun tespit edildiğini, trafodaki arızanın imalattan kaynaklandığı kanaatine varıldığını, hasar miktarının sigortalının hesabına ödendiğini, trafoyu imal eden davalıya rücu mektubu gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin 13.721,99 Euro tutarındaki sigorta bedelini ödeyerek TTK 1472 ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçip haklarına halef olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu olayda 19.07.2015 tarihinde meydana gelen olay ve sonrasında müvekkili şirkete hiçbir şekilde haber verilmediğini, acil enerji ihtiyacı bahane edilerek alana başkaca bir trafo tedarik edildiğini, müvekkili şirketin bu tarz durumlarda olay mahallindeki elektrik ve trafo bağlantılarını incelediğini, olay yerinde rapor tuttuğunu, geçici bir trafo tedarik ettiğini, mevcut trafoyuda test laboratuvarında incelemeye tabi tuttuğunu, inceleme neticesinde imalat hatası tespit edilen trafolar hakkında gereğinin yerine getirildiğini, olaydan sonra müvekkili şirkete haber verilmeksizin onay alınmaksızın sahaya yeni trafo monte edilmesi nedeni ile panoda bulunan kesici rölesinde arıza bulunup bulunmadığının kontrol edilmediği gibi sair değerlere, hatlara ve iletim elemanlarına da bakılmasının mümkün olmadığını, olay mahalli ve arızaya sebebiyet vermesi muhtemel diğer etkenler temizlenerek arızanın trafoda meydana geldiği havasının yaratıldığını, müvekkili şirketin yokluğunda keşif incelemesi yapılan İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/40 D.İş sayılı dosyasında alınan raporun ve yeterliliğinin ne olduğu dahi belli olmayan ve ücretini sigorta şirketinin ödediği eksper raporunun müvekkili aleyhine olan tespitini kabul etmediklerini, trafo testlerinin milyonlarca dolara kurulan test laboratuvarlarında gerçekleştirildiğini, gözle arızanın tespitinin mümkün olmadığını, dava konusu trafonun 2013 yılında üretilmiş olduğunu, yaklaşık iki buçuk yıl boyunca olağan hizmetine devam ettiğini, ürünün garanti süresinin dolduğunu, davacı sigorta eksperi tarafından tespit edilen ve müvekkili şirket tarafından da tazmini istenen rakamın fahiş ve hatalı olduğunu, mevcut trafonun satılıp satılmadığının da bilinmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince, "Davacı tarafça sigortalıya ödenen bedelin üretimden kaynaklı ayıba dayalı olarak davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istenmiştir;
Dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 2500 kVA kuru tip trafonun davacı şirket nezdinde 17.12.2014-17.12.2015 tarihleri arasında 2823-M-55140253 numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, trafoda meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 06.10.2015 tarihinde 13.721,99 Euronun davacı tarafça ödendiği, tarafonun davacı tarafça temin edilememesi nedeniyle üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafça ibraz edilen belgelerden trafonun normal periyodlarda bakımlarının zamanında yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, arızanın sebebinin anlaşılabilmesi için detaylı testlerden geçirilerek söz konusu arızaya neden olabilecek unsurların tespit edilmesi gerektiği, mevcut şartlarda söz konusu trafodaki arızanın üretim kaynaklımı, bakım eksikliği nedenleri ile mi, dışardan bir müdahale ile mi, ya da enerji hatlarından kaynaklı bir neden ile mi arızalandığının tespitinin mümkün olmadığı, bu kapsamda rücu şartlarının gerçekleşmediği mahkememizce alınan ve birbirini teyit eden bilirkişi raporları, mahkememizce alınan raporu destekleyen kesin kanaat içermeyen tespit dosyası bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Vekalet ücretinin AAÜT'nin 13. maddesine eklenen yeni fıkra nedeniyle maktu vekalet ücreti olması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyaya sunulan renkli fotoğraflar, eksper raporu ve trafo üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/40 D.iş dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda tespit yapılması gerektiğini, sunulan tespit raporu ve eksper raporu ile davanın ispatlandığını, aksini ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı tarafça somut bir delil sunulmadığını, trafoyu bizzat gören ve üzerinde inceleme yapan 2016/40 D.İş dosyasındaki 26/04/2016 tarihli raporu düzenleyen bilirkişilere dosyanın tevdi taleplerinin kabul edilmediğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, "Makina Kırılması Sigorta Poliçesinden" kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/935E., 2020/866K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/12/2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 59,30 TL'nin düşümü ile kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
26/02/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544,000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Başkan Üye Üye Katip