T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1147
KARAR NO : 2025/203
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/492 Esas-2020/164 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 26.06.2014 ve 05.05.2017 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığını, sözleşmeler uyarınca müvekkilinin davalı idareye ait ... HES İşletmesinin Periyodik Bakım, Onarım Ve Revizyon işlerini üstlendiğini, 26.06.2014 tarihli sözleşme ile ilgili olarak davalının müvekkilinin tüm hakedişlerini ödediğini ve teminat mektuplarını iade ettiğini, ikinci sözleşmenin ilk sözleşmenin devamı niteliğinde olup müvekkilinin kesintisiz olarak çalışmalarına devam ettiğini, ikinci sözleşme ile ilgili olarak müvekkilinin davalıya 02.05.2017 tarihli, 71.485,00 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, ikinci sözleşme uyarınca 09.05.2017 tarihinde işe başlayıp süre uzatımlarından sonra 19.11.2017 tarihinde işin sona erdiğini, müvekkilinin edimini tamamlayıp işyerini yeni sözleşme uyarınca ihaleyi alan dava dışı şirkete teslim ettiğini ve yeni firmanın işbaşı yaptığını, tüm işçilerin yeni firmada çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında diğer hakedişleri için 30.11.2017 tarihli, 168.699,20 TL bedelli faturayı tanzim edip davalıya gönderdiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, ancak 99.776,35 TL bedelli alacağı işçilerin kıdem tazminatı alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile müvekkiline ödemediğini, oysa bu tazminattan müvekkilinin değil son yüklenicinin sorumlu olduğunu, SGK'nun 15.01.2018 tarihli ilişiksizlik belgesini davalıya gönderdiğini, ancak davalının müvekkilinin hakediş alacağını ödemediği gibi teminat mektubunu da iade etmediğini, davalının işleminin hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile 02.05.2017 tarihli, 71.485,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra davasını ıslah ederek ıslah harcını tamamlamıştır.
Davalı vekili, davacı yüklenicinin çalıştırdığı tüm işçilerden usulüne uygun olarak alınmış ibraname sunması gerektiğini, bu işlemler yapıldığında en son hakedişin ödeneceğinin ve ayrıca teminat mektubunun davacıya iade edileceğinin kendisine bildirildiğini, bu belgelerin sunulması halinde gerekli işlemlerin yapılacağını, davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, davacı yüklenici ile davalı idare arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında edimini gereği gibi yerine getirdiği halde son hakedişinin ödenmediğinden ve teminat mektubunun iade edilmediğinden bahisle teminat mektubunun iadesi ile hakediş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme kapsamında davalının da kabulünde olan son hakediş bedelinin ve teminat mektubu iadesinin davacı tarafından talep edilebilme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, alt işveren yanında çalışan işçilerin kıdem tazminatlarından kimin sorumlu olduğu, davacının dayandığı maddelerin davacıyı kıdem tazminatı sorumluluğundan kurtarıp kurtarmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, taraflar arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşme, işçilerin işe giriş çıkış bildirgeleri, davaya konu teminat mektubu ve ilişiksizlik belgesi örneği dosyamıza kazandırılmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/07/2019 tarihli raporda, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin hizmet ilişkisinin 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermediği, hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan işçilerin daha sonraki ihaleyi alan yeni yüklenicide hizmet alımı işlerinde çalışmaya devam ettiği, davalı tarafından da bu işçilere kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığı, sözleşmenin 13.4 maddesinde bahsedilen ibranamede geçen kıdem tazminatının sözleşmesi sona eren işçiler için olduğu, davacı yüklenicinin, çalışması devam eden işçiler bakımından kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmadığından davalı idarenin işçilerin davacı yanında geçen kıdem tazminatlarının ödenmediği gerekçesiyle davacıya bakiye hak ediş bedellerinin ödenmemesine yer olmadığı, hak edişten yapılan kesintinin davacıya ödenmesi gerektiği ve kesin teminat mektubunun iadesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiş ise de, rapor Mahkememizce denetime elverişli bulunduğundan başka bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiş ve rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ... HES'in güvenlik hariç İşletme, Periyodik Bakım, Onarım ve Revizyon İşlerinin 34 kişi ile yürütülmesine ilişkin hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında yükümlenilen işin bitirilmesi üzerine davacı tarafından, söz konusu hizmet sözleşmesi çerçevesinde verilen teminat mektubunun iadesinin ve son hak edişinin ödenmesinin davalı asıl işverenden talep edildiği, davalının ise sözleşmenin 13.4 maddesini gerekçe göstererek, ancak davacı alt işverenin asıl işveren bünyesinde çalıştırdığı tüm personelden, usulüne uygun olarak alınmış ibranemeyi ve bu ibranamede belirtilen miktarın banka hesabına ödendiğini gösteren belgeyi tevdi etmesi halinde talebin yerine getirileceğini belirterek hak edişi ödemediği ve teminat mektubunu iade etmediği, ne var ki somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra söz konusu işin, başka yüklenici firma tarafından yükümlenildiği, daha önce davacı şirkette çalışan işçilerin de aynı şekilde aynı işte çalışmaya devam ettikleri, yani işçilerin sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödemesini gerektirecek şekilde sonlandırılmadığı, davalı asıl işveren tarafından da işçilere herhangi bir kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığı, davalının, davaya konu edilen hakediş ödemesini yapmamasına ve teminat mektubunu iade etmemesine gerekçe gösterdiği sözleşmenin 13.4 maddesinin, iş sözleşmeleri sone eren işçiler bakımından uygulanabileceği, somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı, aksine, henüz doğmuş bir kıdem tazminatı alacağından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davalının ileride doğup doğmayacağı belli olmayan bir borç için hakediş ödemesi yapmamasının ve teminat mektubunu iade etmemesinin haklı bir gerekçesi olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davanın kısmi olarak açılmış olması nedeniyle alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 89.310,76 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Benzer bir dosyada Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davayı reddettiğini, işçilerin dava açmamış olmalarının dava açmayacakları anlamına gelmediğini, davacı firmanın ibraname ibraz etmeyerek işçilerin tüm işçilik alacaklarını kamuya yüklemek istediğini, sözleşmenin 13/4. maddesi uyarınca son hakedişin iade edilmeyeceğini, ibraname olmadan teminat mektubunun iadesinin ve son hakedişin iadesinin doğru olmadığını, davacının ibraname sunma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle davacı yüklenicinin tüm edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşme uyarınca davalı ihale makamının davacı yüklenicinin son hakedişini ödememesinin ve sunulan teminat mektubunu iade etmemesinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, davacı yüklenici ile davalı idare arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında edimini gereği gibi yerine getirdiği halde son hakedişinin ödenmediğinden ve teminat mektubunun iade edilmediğinden bahisle teminat mektubunun iadesi ile hakediş bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/492E., 2020/164K. sayılı dava dosyasında verdiği 26/02/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 11.667,06 TL istinaf harcından peşin alınan 2.916,77 TL'nın mahsubu ile bakiye 8.750,29 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
26/02/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza