T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1025
KARAR NO : 2025/210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2018
ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/514 E., 2018/853 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, davacı adi ortaklığın, ... kopyalama merkezi profesyonel plan ve proje kopyalama ve baskılama işlemi yaptığını, davalının istemi üzerine ifa edilen çıktıların 29.07.2015 tarih 14132 sıra nolu sevk irsaliyesi ile imza karşılığı teslim edildiğini, hizmet bedeli KDV dahil 5.255,77 TL bedelli 28.07.2015 tarih 8058 nolu fatura tanzim edildiğini, davalı şirkete teslim edildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibine başlandığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı “... ve ... Adi Ortaklığı” olarak belirtildiğini, taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu hususun mahkemece resen ele alınması gerektiğini, takibin Ankara Gölbaşı İcra Müdürlüklerinde açılması gerektiğini, öncelikle yetki hususunda itiraz ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar alacağının tüm bilgi ve belgeler neticesinde var olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiasının sunduğu belgelerin nevi gereği tek taraflı olarak ispat edilemediğini, takibin faturaya ilişkin açılmış olduğunu, davalı yanca böyle bir borcun kabulü mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Dava; faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı adi ortaklığının her bir ortağı yönünden vekaletnamesi sunulmuş olmakla davalı vekilin taraf ehliyeti itirazının reddine, BK 89 maddesi nazara alınarak icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Taraflar ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş mali müşavir bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle " davacı 2015-2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, usule uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacı ticari defter kayıtlarına göre, dava ve takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 5.255,77 TL olduğunun tespit edildiği, davalı 2015 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, usule uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, usule uygun tutulduğu, takibe dayanak faturanın kayıtlı olduğu, dava ve takip tarihi itibariyle davacı asıl alacak tutarının 5.255,77 TL olduğu, söz konusu tutarın takip asıl alacak miktarı ile aynı olduğu, davalı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, usule uygun tutulduğu, takibe dayanak faturanın kayıtlı olduğu, dava ve takip tarihi itibariyle davalı asıl borç tutarının 5.255,77 TL olduğu " ifade edilmiştir.
Toplanan deliller bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafından davalıya verilen hizmet karşılığında 5.255,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, faturaya dayalı alacağın davacı yanın ve davalı yanın usülüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defter kayıtları ile teyid edildiği, davalı yanın fatura bedelinin ödendiğine ilişkin iddia ve ispat vasıtası sunmadığı anlaşılmakla varlığı ve miktarı kanıtlanan davacı alacağına ilişkin açılan davanın kabulüne alacak likid olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: savunmalarını tekrar ederek, icra dosyası alacaklısının esasen ... ve ... olduğunu iddia etmiş ise de icra dosya alacaklısı olarak aynı zamanda ... Kırtasiye Kopyalama Merkezi/ ... ve ... adi ortaklığının da gösterildiğini, bunun maddi bir hata olmadığını,yetkili İcra Müdürlüğünün Ankara değil Ankara Gölbaşı İcra Müdürlükleri olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/514E., 2018/853K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/12/2018 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 89,76 TL'nin mahsubu ile kalan 525,64 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
26/02/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544,000-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza