T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/65 - 2025/7
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2024/65
KARAR NO : 2025/7
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/500E., 2023/816K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili, ING Bank'ın müflisten olan alacağının davacı şirket tarafından temlik alındığını, alacağın tahsili amacıyla Ankara 21. İcra (İflas) Dairesi’nin 2018/26 İflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yapıldığını ancak talebin reddine karar verildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müflis ... Proje ve Mühendislik A.Ş. firmasının da dahil olduğu müflis ... Holding A.Ş. bünyesinde bulunan ... Enerji Üretim A.Ş., ... Taahhüt ve Sanayi A.Ş., ... Enerji Üretim A.Ş., ... ... A.Ş., firmalarının enerji ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren grup şirketler olduğunu, holding bünyesindeki bu şirketlerin tamamı hakkında, iflas erteleme talep edildiğini, tüm şirketler hakkında, "23/12/2015 günü saat:11.11 itibariyle" iflas karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma kararının kesinleştiğini, iflasın açılmasının neticelerinin sona erdiğini, tekrar iflas erteleme haline dönülmüş olduğunu, direnme kararı ile iflasın tekrar 22/11/2017 günü saat:12.32 itibariyle açılmasına karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/986 E. sayısına kayden temyiz incelemesi neticesinde kararın 2022/118 K. sayılı ve 10.02.2022 tarihli kararı ile bozulduğunu, anılan kararın karar düzeltme yolu açık olması sebebiyle karara karşı taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, bu sebeplerle, iflas yargılamasının bekletilmesini talep ettiklerini, yargılama sırasında iki farklı iflas tarihi olması sebebiyle sıra cetveline konu alacağın hesaplanmasında esas alınacak iflas tarihinin hangisi olacağı hususunun, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/701 E. sayısına kayden incelemede olduğunu, iflas tarihinin belirlenmesi ve sıra cetveline konu alacağın hesaplanabilmesi için bu yargılamanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, arabuluculuk şartı yerine getirilmeden huzurdaki davanın açıldığını, müflis şirketin de içerisinde bulunduğu Holding şirketlerin, kredi sözleşmeleri, kefalet ilişkileri tek tek değerlendirilmiş ve iflas idaresi tarafından gerekçelendirilmek üzere karar alındığını, bu hususa ilişkin tüm evrak ve belgeler iflas dosyası içerisinde mevcut olduğunu, mali hususlara ilişkin beyan haklarının saklı olduğunu, alacağın ispata muhtaç olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasındaki dava ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Müflis şirket ile temlik eden İNG Bank arasında ticari krediye dayalı sözleşme imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Ankara 25.İcra Müdürlüğünün 2019/880 Esas (eski2016/2557 Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, daha sonra alacağın davacıya temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,
b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,
d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, yukarıda belirtilen HSK 1. Dairesi'nin söz konusu kararının 3 nolu bendi (19/10/2005 tarihli ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda 142.maddesinde düzenlenenler hariç) ile düzenlendiği üzere iş bu davanın finans mahkemesi olarak belirlenen Ankara 6,7,8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, belirtilen davalar bakımından anılan numaralı ticaret mahkemeleri ile diğer ticaret ticaret mahkemeleri arasında görev ilişkisi doğduğu, iş bu dava bakımından mahkememizin görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sıra cetveline ilişkin itirazlar için İİK. 235. maddede öngörülen ve dava şartı olan hak düşürücü 15 günlük sürenin ilandan itibaren başlamadığını, hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın sıra cetveli ilanı ile başlayan hak düşürücü sürede açılmadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile hak düşürücü sürede açılmayan, zamanaşımına uğrayan alacak nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken görevsizliğe dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmeden huzurdaki davanın açıldığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, iflas sıra cetveline itiraz (uygulamadaki deyimiyle kayıt kabul) istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir (HMK m.1).
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36'ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre "Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5'inci maddesine göre her il merkezinde o ilin adıyla anılan hukuk mahkemeleri kurulur. Hukuk mahkemeleri sulh hukuk, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinden ibarettir. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir ve bu dairelerin numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu tarafından belirlenebilir.
Bu düzenlemeye göre bir yerdeki birden fazla ticaret mahkemelerinin kendi aralarındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir ve bu anılan mahkemeler arasındaki bir iç ilişki niteliğindedir.
Bu düzenlemeler çerçevesinde davanın devamı sırasında iflasın kaldırılmış olması halinde davaya, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 03.04.2018 gün ve 538 sayılı Kararı çerçevesinde Ankara'daki hangi ticaret mahkemesinin bakması gerektiği sorunu çözümlenmelidir.
Hakimler ve Savcılar Kurulunun anılan kararında iflas sıra cetveline itiraz davaları bakımından Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin 1, 2 ve 3 numaralı daireleri açısından iş dağılımı yapılmış ve bu daireler ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Aynı kararda banka kredilerinden doğan davalar bakımından da 6, 7, 8 ve 9 numaralı daireler ihtisas dairesi sayılarak iş bölümü oluşturulmuştur.
Gelinen noktada eldeki dava, iflas sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) istemi ile açılmıştır.
İlke olarak bütün ticaret mahkemeleri bütün ticari davalarda görevlidir. Bu durumda iş bölümü davanın açıldığı sırada UYAP sistemi ile daire belirlemesi sırasında önem taşır. Bu belirleme yapıldıktan sonra ve özellikle davanın devamı sırasında taraflarda ve hukuki ilişkide ortaya çıkan yeni durum görevi dahi etkilemezken iş bölümünü hiç etkilemez. Mahkemenin elindeki dosyayı bu şekilde göndermesi Anayasa'nın anılan hükmüne de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sırf bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü ile Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.3 düzenlemesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Kararın kaldırılması nedenine göre davalının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine şu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,a.3 gereğince, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/500E., 2023/816K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/11/2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
Kararın kaldırılması nedenine göre davalının istinaf itirazlarının incelenmesine şu aşamada yer olmadığına.
2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.
3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
15/01/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
Başkan Üye Üye Katip