T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/2036
KARAR NO : 2024/1502
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22.10.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/209E., 2020/548K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1379 sayılı dosyasında yapılan takiple ilgili olarak Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/476 sayılı dosyasında yapılan 12.12.2019 tarihli duruşmada miktar yönünden kesin olarak icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesin olması nedeniyle istinaf isteminde bulunulamadığını, davalı ile müvekkili arasında 09.03.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davalının sözleşmedeki imzasına bir itirazının da bulunmadığını, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1379 sayılı dosyasında 2011 tarihinde yapılan takibe konu senetlerin de anılan sözleşmeye ait olduğunu, sözleşmeye konu fuarın düzenlenmesi ertesinde 09.08.2010 tarihli faturanın keşide edildiğini, davalının sözleşmede ödemeyi taahhüt ettiği bakiye 2.166 avronun sözleşmede kararlaştırılan her bir vade tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık avro mevduatına uyguladıkları en yüksek ve değişen oranlarda avro faizi ile birlikte tahsil veya fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, fuar katılım sözleşmesinde uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme olarak Şişli, İstanbul ve Ankara Mahkemelerinin gösterildiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul olup yetkili mahkemenin Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, fuar katılım sözleşmesinin 09.03.2010 tarihli olup 09.03.2020 tarihinde zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin esaslı unsuru olan senetlerin dahi zamanaşımına uğraması ile işbu sözleşmenin hükümsüz kalmış olduğunu, herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, sözleşmenin geçerliliğini yitirdiğini, davanın haksız kazanç elde etme, sebepsiz zenginleşme çabası içerisinde olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davacı taleplerinin ve işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 09.03.2010 tarihinde Fuar Katılım Sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşme gereğince davalı tarafın fuar organizasyonunu gerçekleştirmek davacı tarafın ise fuarda kendisine tahsis edilen mekanda fuara katılmak için davalıya belli bir bedel ödemek edimlerini yüklendikleri anlaşılmaktadır.
Davalı 22.10.2020 tarihinde usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı süresinde cevap dilekçesi vermediğinden ,davalının dilekçesindeki savunmalara itibar edilmmiştir.
Ticaret Bakanlığının 18.06.2020 tarihli yazı cevabı ve eklerine göre davacı sözleşme gereği kendisine yüklenen edimlerini yerine getirerek ,fuarda davalı adına yer tahsis etmiştir.Davalı da bu yeri kullanmak suretiyle fuara katılmıştır.Katılım sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin BA formunu da ilgili vergi dairesine vermiştir.Bu surette davacı sözleşmesel edimini yerine getirmiş , fakat davalı ücret ödeme edimini ifa etmemiştir.Bu itibarla davacı sözleşmede vadeleriyle belirtilen 2.166 Euron alacağını vade tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro hesaplarına birer yıllık dönemler itibariyle uygulanan faiz ile birlikte istemekte haklı görüldüğünden davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
İstinaf başvurusuna konu ettikleri yerel mahkeme kararının yetkisiz mahkeme tarafından verildiğini, yerel mahkemece davanın süresi içerisinde açılmadığı, gerek sözleşmenin gerekse sözleşmenin dayanağı olan senetlerin zamanaşımına uğradığı hususunun göz ardı edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, mahkemenin bu yönde hiç bir inceleme ve araştırma yapmadan hüküm kurduğunu, defter incelemesi yapmadan eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında defter incelemesi yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozma sebebi yapıldığını, dava konusu talebe dayanak olarak gösterilen sözleşmenin zamanaşımına uğramış olmakla birlikte geçerliliğini yitirdiğini, davacı ile müvekkili arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/476 E. ve 2019/ 853 K. sayılı kararının bulunduğunu, davacının talebine dayanak olan senetler için icra takibi başlattığını, ancak icra dosyasını dahi 8 yıl süre ile işlemsiz bıraktığını, söz konusu senetlerin kambiyo vasfını kaybederek zamanaşımına uğradığının Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/476 E. ve 2019/ 853 K. sayılı ilamı ile sabit olduğunu, davacının iddia etmiş olduğu sözleşmenin esaslı unsurunu da ilgili senetler oluşturduğundan gerek davacının talebinin gerekse dayanak sözleşmenin hukuki bir zemininin bulunmadığını, dolayısı ile bu hususlar göz önüne alınmadan ve bu konuda araştırma yapılmaksızın davacının fiili olarak mükerrerlik arz eden talebinin kabulünün hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/209 E., 2020/548 K. sayılı dava dosyasında verdiği 22.10.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.097,87-TL harçtan peşin olarak alınan 274,47-TL'nin mahsubu ile kalan 823,40-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
06.11.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 08.11.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza