T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1846
KARAR NO : 2024/1511
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Doç. Dr. ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 23.09.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/609 E., 2020/479 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacı vekili, davacı kooperatifin üyesi olan davalının genel kurul kararları ile belirlenen ödenmemiş aidat ve işlemiş faizden kaynaklanan borcu olduğunu, alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirterek haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatiften istifa ettiğini ve istifasının kabul edildiğini, daha sonra müvekkilinin ve diğer üyelerin zorla üye yapıldıklarını, buna ilişkin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/237 Esas- 2020/504 Karar sayılı dosyası ile üye yapılmalarına ilişkin genel kurul kararının iptali davası açtıklarını, müvekkilinden ödeme talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davalı itiraz ve cevap dilekçelerinde,müvekkilinin ve diğer üyelerin zorla üye yapıldıklarını, buna ilişkin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/237 Esas- 2020/504 Karar sayılı dosyası ile üye yapılmalarına ilişkin genel kurul kararının iptali davası açtıklarını, belirtmiş ise de bu dosyada 09/10/2020 tarihinde davacımız yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, alacak var ise miktarının belirlenmesi için bilirkişiden 23/07/2020 tarihli rapor alınmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen rapora göre, davacının genel kurul toplantılarında alınan karalardan kaynaklanan davaya konu dönemlere ilişkin aidat alacağının 6.000,00 TL olduğu, aidat alacakları için 6098 Sayılı Borçlar yasasının 88. ve 120. maddelerinde belirlenen faiz sınırlamalarına bağlı kalınması gerektiği, bu yöntemle yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibarı ile 6.576,74 TL işlemiş faiz talep edilmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Davacı alacağı genel kurul kararları ile belirlenebilir nitelikte olup, davalının haksız itirazı üzerine davacının alacağına uluşması geciktirildiği için hüküm altına alının alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği kabul edilip, davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davacı kooperatifin aidat adı altında istediği bedelin 42.000 TL olup bu bedeli her ay 1.166- TL olarak aidat gibi gösterip sanki müvekkilinin aidat borcunu ödememiş gibi Ankara 14. İcra Müdürlüğünde 2018/13642 E. sayılı takip dosyasında 6.510,00 TL'lik takip yapıldığını, bu takibin aidat borcuna ilişkin olmayıp tamamen ek ödeme niteliğindeki 42.000,00TL'nin aylık ödemesi olan 1.166- TL'yi içerdiğini, bu alacağın konusuna ilişkin açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2019/237 Esas sayılı dava dosyasında genel kurul kararının iptali davasının da kısmen kabul edildiğini, ayrıca müvekkilinin 09 Aralık 2019 tarihinde muavin kayıt defterini almak için başvuru yaptığını, başvurusu sonucunda kendisine ait muavin defter hesabının örneğinin verildiğini, bu defterde iki hususun dikkatlerini çektiğini, müvekkilinin istifa dilekçesinin 07.09.2015 tarihinde ... başkanlığındaki yönetim kurulunca oy birliği ile kabul edildiğini, tapu iadesi ile korkutma sonucunda müvekkilinin tekrar üye olmak için yazdığı 29.01.2018 tarihli dilekçesi sonucunda müvekkilinin tekrar üye kaydının yapıldığını, kısacası 07.09.2015 ile 29.01.2018 arasında kooperatife üye dahi olmadığını, ancak muavin defterinde 2017 yılının başından sonuna dek müvekkilinin aidat vermiş gibi gösterildiğini, oysa o süre zarfında müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığı için aidat ödemekle mükellef olmadığın ve herhangi bir ödeme de yapmadığını, davacı tarafından da herhangi bir ödemenin talep edilmediğini, müvekkilinin 31.08.2015 tarihli 04174 numaralı 6.000 TL tutarlı 2015 yılı kooperatif genel kurul kararındaki ek ödeme niteliğindeki karara ilişkin tahsil makbuzunun hiç bir şekilde muavin defterinde görünmediğini, muavin defterinin davacı tarafından hiç bir şekilde Ticaret Kanunu'na uygun bir şekilde ticari sorumluluk kapsamında tutulmadığını, müvekkilinin ödediği 6.000,00 TL'nin deftere işlenmemesi sebebiyle kooperatiften alacaklı olduğunu, yerel mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarını tekrarladıklarını, zira yerel mahkemece dikkate alınmadığını, verilecek kararla sadece bu davaya değil, 42.000TL'lik ödemelerin çıkarıldığı diğer aylara ilişkin aidatlara da etki edeceğini, bu sebeple sadece bilirkişi raporundaki miktara ilişkin doğru olmayan değerlendirmeyi okuyup karar verilmesinden ziyade cevap dilekçelerinde sundukları hususları ve bu borçların çıkarıldığı üyelerin mağduriyetini göz önüne alarak kabul edilmesini talep ettiklerini, tüm itirazlarına, dosyaya sundukları beyanlara ve bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlara rağmen yerel mahkemece ne yazık ki takibin devamına karar verildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili yararına hükmedilmeyen vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcu nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/609 E., 2020/479 K. sayılı dava dosyasında verdiği 23/09/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 102,50 TL'nin mahsubu ile kalan 325,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
06.11.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07.11.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır