T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/1404
KARAR NO : 2026/1058
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/795E., 2021/236K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 06/05/2026
YAZIM TARİHİ : 06/05/2026
Davalı/ karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı / karşı davalı vekili özetle: Davacı kooperatifin, davalının aidat ve ferilerine ilişkin borcunun tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalının haksız yere itiraz ederek takibin durmasını sağladığını öne sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı / karşı davacı vekili özetle: Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı kooperatife borcunun bulunmadığını, taraflar arasında devam eden davalarda da bunun görüldüğünü, devam eden davalarda aldırılan bilirkişi raporlarında, davalı müvekkilin alacaklı olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacının kötü niyetle açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Karşı davada ise; davacının müvekkiline karşı eşit muamele yapmadığını, kooperatifin diğer üyelerine konutlarını teslim ettiği halde müvekkile konutunun teslim edilmediğini, sonuçta müvekkilin hak mahrumiyeti yaşayıp zarara uğradığını, genel kurul karar gereği tespit edilip kooperatife bildirilen imalat eksikliklerinin kooperatif tarafından ikmal edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 100,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davacı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: "... davacı kooperatifin davalıya yönelik aidat talebinin dayanağının 23/05/2017 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu gündem maddesine dayandığı, 03/06/2018 tarihli genel kurul kararının 8 nolu maddesi ile davalıdan talep edilen alacağın 2017 yılından devreden tutar ile 01/01/2018 - 31/08/2018 aralığına ilişkin olarak belirlendiği, davalı tarafça bekletici mesele olarak kabulü talep edilen Ankara 3. ATM'nin 2016/385 esas, 2018/1032 karar sayılı dosyası kapsamında ise 2015 yılı genel kurulunun 4, 5, 9, 10, 11, 14 ve 16.maddelerine yönelik iptal kararlarına ilişkin olup, eldeki davamız yönünden bekletici mesele kabulüne gerek bulunmadığı, davacı kooperatif tarafından takipte talep edilen asıl alacak tutarının 106.286,03 TL olduğu, masraf ve işlemiş faiz tutarları toplamının 21.208,98 TL olarak belirlendiği, takip çıkışlı olarak 127.495,01 TL talep edildiği, kooperatif uzmanı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre asıl davada davacı kooperatifin talebinin yerinde olduğu, asıl davada davadan sonra 106.286,03 TL tutarla davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmış ise de kısmi ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce gözönünde bulundurulması gerektiği, karşı dava yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi kapsamına göre kooperatif tarafından 13/05/2017 tarihli genel kurul kararı ile davalıya tahsis edilen konutun tesliminin gerçekleştirildiği, geç teslimin söz konusu olmadığı, yine 13/07/2017 tarihli tutanak başlıklı belge kapsamında tespit edilen noksan ve kusurlu işlerin konutun kullanılmasına ve kiraya verilmesine engel teşkil eden noksan ve kusurlu işlerden olmadığı açıkça anlaşıldığından yerinde olmayan karşı davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davalı/ karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
l-Asıl Dava Yönünden: Ödememesi gereken gereken aidatı dahi mahsup yöntemi ile iradesi dışında ödeyen davalının mahkeme kararları yok sayılarak, tekrar borçlu olarak kabul edildiği, üstüne üstlük icra inkar tazminatı, yargılama giderleri gibi feri yükümlülükleri ödemek zorunda kaldığı,
ll-Karşı Dava Yönünden: Davacı ile kooperatif arasında, inşaat bitim tarihini içeren özel bir sözleşmenin bulunmadığı, olmasının da mümkün olmadığı, bu hususta dava dilekçelerinde açıkladıkları üzere genel kurul toplantısında karar alınmış olup tüm üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme olarak kabulünün gerektiği, bunun dışında tek tek üyeler ile kooperatif arasında bir sözleşmeye gerek olmadığı, konutun teslim alınmasından sonra, ince işlerin yapımı sırasında dış cephedeki ve tesviye şapındaki eksikliklerin ustalar tarafından tespit edildiği, bu eksikliklerin tutanakta tespit edilememesinin nedeninin tutanağın bir tarafının karşı davacının avukatı olması ve bu eksiklikler yönünden teknik bilgiye sahip olmaması olduğu, yerinde inceleme yapmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunun hukuki ihtilafın çözümünde yok sayıldığı, keşifle birlikte tespit edilen hususların aksini dosya üzerinden savunmanın mümkün olmadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl dava yönünden davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise konut teslim edilmemesi nedeniyle zararın karşılanması taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı karşı davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Asıl dava yönünden; alınması gereken 8.709,18 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.200 TL harcın düşümü ile kalan 6.509,18 TL harcın davalı karşı davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
Karşı dava yönünden; alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalı/ karşı davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06/05/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...