T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1383 - 2026/1130
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2021/1383
KARAR NO : 2026/1130
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/295E., 2019/667K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme ile üstlendiği borcu ifa etmediğini, borcunu vadesinde ödemediği için davalı hakkında sözleşmenin sona ermesinden 11 ay sonra icra takibine başlandığını, davalı tarafından borca haksız itiraz edildiğini, davacının sözleşme kapsamında açılan işyeri ile ilgili Sosyal Güvenlik Merkezinden ilişiksizlik belgesi aldığını teslim ettiğini,işin yapıldığının sabit olduğunu, davalı tarafından işin geçici kabulünün de yapıldığını, çalışan işçilerin tüm ücretlerinin ödendiğini, sözleşmenin 12.maddesine aykırı olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Sözleşme ve eki teknik şartnamelerin gereğinin yerine getirilmediğini, takibin cari hesap bakiye alacağı gibi yapıldığını, temerrüt için öncelikle alacaklının tüm edimlerini yerine getirmesi gerektiğini, alacaklı davalının edimlerini yerine getirmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince: "...Dava dilekçesinde dava ... Holding A.Ş.'ye karşı açılmış düzenlenen 14/02/2017 tarihli belge ile Taşucu işletmesi ve limanının işletmesinin Türkiye Denizcilik İşletmeleri(TDİ)'ye devredildiği anlaşılmış, yargılama davalı TDİ olarak kabul edilerek devam etmiştir.
Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2015/25653 takip sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 55.918,53 TL ve 72.726,11 TL bedelli faturalara dayalı olarak fatura bedellerinin işlemiş faizi ile birlikte toplam 137.373,23 TL alacak için icra takibi başlatıldığı borçlu vekilinin süresinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasını sağladığı, itirazın süresinde olduğu ve davanın İİK'nın 67 maddesine göre süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip konusu faturaların incelenmesinde 31/12/2014 tarihli faturada 2014 yılı Aralık ayı hizmet bedeli ile 2014 yılı Ekim ve Kasım ayı hizmet bedeline ilişkin olduğu, fatura bedellerinin 72.726,11 TL olduğu dava dilekçesinde 30/11/2014 tarihli faturanın 55.918,53 TL'sinin takibe konu edildiği belirtilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 14/03/2014 tarihli sözleşme uyarınca davacı ... firması tarafından davalı ... Holding A.Ş. için Akyar Burnu Mevkii içerisinde iskele ve limanlara yanaşacak ayrılacak gemilere verilecek pilotaj hizmeti ile Seka Taşucu limanına giden gelen gemilerin pilotaj hizmetinin ve idareye ait makine ve ekipmanların günlük temizlik ve koruyucu bakım hizmetlerinin yaptırılması işinin üstlendiği sözleşmenin 12. Maddesinde ödeme için istenilecek belgelerin; çalışan işçilerin ücretlerinin ödendiğine dair banka dekontu, Sgk prim bildirgeleri ile ödendiğine dair makbuz suretleri, fatura, vergi borcu olmadığına dair belge, Sgk prim borcu olmadığına dair belge, imzalı-tastikli ücret bordrosu olarak sayılmıştır.
Sözleşmenin eki niteliğinde kabul edilen teknik şartnamenin 7. Maddesi uyarınca yüklenicinin kendi personelinin iş hukuku, Sgk Kanunu hizmet akitleri, sendika ve toplu sözleşme mevzuatında doğan vecibelerini kanuna uygun olarak yerine getirmekle sorumlu olduğu belirtilmiş ve ödeme için çalışan personelin ücretinin ödendiğine dair imzalı ücret bordrosu, ücretin bankaya yatırıldığına dair banka dekontu ile Sgk prim bildirgeleri ve prim borcu olmadığına dair belgelerin sunulması gerektiği yer almıştır.
Davalı vekili, davalı tarafından ödenmeyen 59.396,85 TL'nin 28/02/2014 tarihli 62.499,44 TL bedelli faturaya ait olup, bu dönem yönünden çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı ile ilgili muaraza devam ettiği için ödeme yapılmadığını ayrıca her iki fatura yönünden de sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen ilgili belgelerin davalıya teslim edilmediğini savunmuştur.
Dava konusu hizmetin davacı tarafından ifa edildiği anlaşılmakla uyuşmazlık davacının hizmet bedeli alacağı için sözleşmede öngörülen koşulları yerine getirip getirmediği noktasındadır.
Sgk başkanlığı tarafından mahkememize yazılan 15/02/2018 tarihli yazıda davacı şirketin 2 adet dosyası bulunmakta olup anılan şirketin kuruma ait prim borcu bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defterlerin usulüne uygun düzenlendiği, dava konusu faturaların defterlerde yer aldığı, 132.169,76 TL alacaklı görüldüğü belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnamede davacı şirketin çalıştırdığı personele ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğinin belgelenmesi için koşullar belirtilmiştir. İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafında düzenlenen 17/05/2019 tarihli raporda; sözleşmede yer alan işçiler tarafından düzenlenecek ibranamenin geçerli olabilmesi için ibra konusu yapılan alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi gerektiği bunun dışında çalışan işçilerin muhtemel alacakları ile ilgili ücret alacağının ödeme bordrosu ve banka dekontları ile işverene sunulduğu belirtilmiş, kıdem ve ihbar tazminatı ise iş akdi sona eren işçiler yönünden olup bu konuda bir iddia ve kanıt sunulmadığı değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirmede davacı tarafından fatura dönemi hizmetin ifa edildiği, Sgk tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, hizmetin ifa edildiği 2014 yılından sonra işçilik alacağına ilişkin açılan herhangi bir dava ya da talep olduğu davalı tarafından iddia edip kanıtlanmamıştır. Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu fatura bedeline davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın asıl alacak üzerinden kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Borçlunun temerrüdü için öncelikle alacaklının tüm edimlerini yerine getirmesi gerektiği, teknik şartnamenin 7. maddesi gereği alacaklının son hak edişi alabilme şartlarının sağlanmadığı, davacının kendi borcunu ifa etmediği ve buna karşın ödeme talep ettiği,28.02.2014 tarihli sözleşme dönemi için üç çalışanına ilişkin ibraname sunmadığı gibi son sözleşme dönemine ilişkin hiç ibraname ve sözleşme gereği yanında çalışan tüm personele ilişkin hizmet döküm cetvelini de sunmadığı, SGK'dan alınıp sunulan bir kısım evraklarda soğuk damgaya rastlanmadığı, bu eksiklikler davacı tarafa bildirildiği halde buna ilişkin eksikliklerin tamamlanmadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8.2. maddesi:
"İhale dökümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir:
1) Hizmet işleri genel şartnamesi
2) İdare şartname
3) Sözleşme tasarısı
4) Birim fiyat tarifleri(varsa)
5) Özel teknik şartname (varsa)
6) Teknik şartname
7) Açıklamalar (varsa), yoktur." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, teknik şartname sözleşmenin eki niteliğindedir.
Teknik şartnamenin "ödemeler" başlıklı 7. maddesinde, idarenin sözleşmede belirtilen ödemeler haricinde hiçbir ödeme yapmayacağı, mücbir sebepten olsa bile hizmet verilmediği süreler için kıstelyevmle tespit edilecek bedel kadar ödeme yapılacağı, yüklenicinin kendi personelinin iş hukuku, SGK kanunu, hizmet akitleri, sendika ve toplu sözleşme mevzuatından doğan vecibeleri yerine getirmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Maddenin devamında, aylık ödeme ve ihale konusu işin bitiminde istenecek belgeler açıkça yazılmıştır. İş bitiminde son ödemenin yapılması için yüklenici tarafından çalıştırılan tüm personelden ayrı ayrı imzalı ibraname alınıp, idareye verileceği açıkça düzenlenmiştir.
Sözleşme ve teknik şartnamenin bu hükümleri karşısında davalı idarenin bu belgeler sunulmaması nedeniyle ödeme yapmaması hukuka aykırı olmadığından ve davacı tarafından sözleşme gereği istenen belgelerin sunulduğu iddia ve ispat edilmediğinden ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine, kötüniyetli olarak takip başlatıldığına dair bir delil olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/295E., 2019/667K. sayılı, 11/10/2019 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,
Buna göre:
"Davanın REDDİNE,
Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
Alınması gerekli 732 TL harcın peşin alınan 1.659,13 TL’den mahsubu ile artan 927,13 TL’nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 597,80 TL yargılama gideri ile 162,10 istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine.
3-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13/05/2026
Başkan Üye Üye Katip