T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1595 - 2026/1153
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2021/1595
KARAR NO : 2026/1153
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09.12.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/887 E., 2020/639 K.
Asıl ve birleşen davada:
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 14.05.2026
YAZIM TARİHİ : 15.05.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl davada davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin 2010-201 yıllarında ihale ile temizlik, çay ocaklarının işletilmesi, garson ve mutfak işlerinin davalıya verildiğini, temizlik işçilerinden ...'un Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2012/636 sayılı dosyası ile dava açtığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine karar verildiğini, alacaklılardan ... tarafından ise Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13784 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, şirket tarafından 18.588,58 TL ödendiğini, şirketin işçiler hakkında tasarruf yetkisi bulunmadığını, işçilerin tüm sigorta primlerinin işe giriş çıkış bildirgelerinin ve sosyal haklarının ödemesinin davalı tarafından yapıldığını, asıl işveren durumda olan şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 18.588,58 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili özetle: Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 16.601,31 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davacı vekili, davalı ile yapılan Şirketin genel Müdürlük Binası Temizlik Hizmeti alımı,çay ocaklarının işletilmesi,Garsoniye ve Mutfak Hizmetleri İşleri için yapılan ihaleler neticesinde 2010-2011 yılları arasında söz konusu işin davalıya ihale edildiğini, asıl davada ... , birleşen davada ... isimli işçiler tarafından Ankara 8. İş mahkemesinde kıdem ve ihbar tazminatı için açılan davalar ve kesinleşen kararlar sonucu icra takibinde ödemek zorunda kaldıkları bedelin sözleşme gereği davalıdan tahsili için eldeki davaları açmıstır. Dvalı cevap vermemiştir. Ankara 8. İş mahkemesinin 2012/636 ve 637 sayılı dosyaları ile Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2014/13784 ve 13785 sayılı dosyaları, ödeme dekontları , taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler celp edilmiş; bilirkişiden rapor alınmıştır. Sözleşmede sorumluluğun kime ait olacağına ilişkin açık bir kararlaştuırmanın olmadığı, 22.maddesinde Genel Şartnamenin 6. maddesine atıf yapıldığı, bu dururmda yerleşmiş Yargıtay İçtihatları doğrultusunda yarı oranında sorumluluğun kabulünün gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edilerek, hükme yeterli olduğu anlaşılan son bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide BK ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, davalıyla imzalanan sözleşmede iş kanunundan doğan bütün sorumlulukların yükleniciye ait olduğu ifadesinin yer aldığı, kıdem ve ihbar tazminatının iş kanundan doğduğu, davalının serbest iradesi ile düzenlemiş olduğu sözleşme hükümleri kendisini bağlayacağından, müvekkilinin asıl işveren olarak ödemiş olduğu miktarın yarısını değil, tamamını davalıdan rücuen tahsili talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, zira hesaplamaların detayları anlaşılır bir şekilde belirtilmediği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının davalıdan rücuen tahsili taleplidir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
HMK'nın 297/c maddesinde, hükmün kapsayacağı unsurlar sayılarak gerekçeli kararın "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle Mahkemece HMK 297. maddesine uygun bir hüküm verilmemiştir.
Mahkemenin kabulü ile hüküm çelişmektedir. Mahkeme gerekçesinde yarı oranında sorumluluğun kabulünün gerektiği denilmiş ve akabinde son bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda yarı oranında sorumluluk kabul edilerek hesaplama yapılmamıştır. Rapor denetlenebilir de değildir. Gerekçe ve hüküm çelişmiştir.
Bu durumda Dairemizce, diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 297, HMK 353/(1).a.4 madde uyarınca; yukarıdaki açıklamalar ışığında inceleme ve yargılama yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.4 ve HMK m. 297 gereğince kabulü ile:
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/887 E., 2020/639 K. sayılı 09.12.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14.05.2026
Başkan Üye Üye Katip