T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/528 - 2026/953
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2026/528
KARAR NO : 2026/953
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 30.01.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/80 E.
DAVA : Konkordatonun Feshi
KARAR TARİHİ : 22.04.2026
YAZIM TARİHİ : 22.04.2026
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili özetle: Davalının konkordato talebinin Ankara 2 ATM'nin 2024/509 esas sayılı dosyasında tasdik edildiğini, borçlarını 15.01.2026 tarihinden itibaren başlamak üzere 24 ay eşit taksitle ödenmesine karar verildiğini, ancak müvekkillerine söz konusu ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle davalının mal kaçırma riski olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin her biri yönünden ayrı ayrı konkordatonun kısmen feshine ve müvekkileri lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Bilindiği üzere ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasına ilişkin hukuki koruma yoludur.
İhtiyati hacze karar verilmesi koşulları, muaccel ve müeccel alacaklar için İİK'nın 257. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, muaccel alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterliyken, müeccel alacaklarda borçlunun belli bir yerleşim alanının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye hazırlanması, kaçırma girişiminde bulunması veya kaçması veyahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunması hallerinden biri gerekir.
İhtiyati haciz istemin yaklaşık ispat kuralı geçerlidir. Başka bir ifadeyle, tam ispat kuralı uygulanmayacak, mahkemeyi ikna edici yeterli kanıt sunulması gerekecektir.
Tüm bu açıklamalar ışığından ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacının alacağın bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257. ve 258. maddelerinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı, mevcut dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında, davacı tarafın alacağının varlığını yaklaşık ispat kuralına uygun şekilde ispatlayamadığı görülmekle, ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, konkordato tasdik kararı ile alacağın hukuken kesinlik kazandığı, konkordato kapsamında alacağın borçlu tarafından kabul edildiği ve ödeme planı ile vade ve miktarının belirlendiği, bu nedenle artık alacağın varlığının tartışmalı olmadığı, borçlunun konkordato kapsamında öngörülen taksitleri ödememesi nedeniyle alacağın tehlikeye düştüğü, bu durumun ihtiyati haciz şartlarını açıkça oluşturduğu, dosyada mevcut kambiyo senetleri, cari hesap kayıtları ve konkordato sürecindeki alacak kabulünün mahkemece yeterince değerlendirilmediği, oysa bu belgelerin yaklaşık ispat için yeterli olduğu, İİK 257 ve 258. maddeleri kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, alacağın güvence altına alınması için ihtiyati haczin zorunlu olduğunu, aksi halde alacağın tahsilinin güçleşeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, konkordatonun kısmen feshi talepli davada verilen ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.f gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.04.2026
Başkan Üye Üye Katip