T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2032 - 2025/1467
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2032
KARAR NO : 2025/1467
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2022
NUMARASI : 2021/478 E.- 2022/279 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : Davalı vekili
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 18/09/2025
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticarethane elektrik abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının söz konusu sözleşmeden kaynaklanan elektrik tüketim fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara 33. İcra Müdürlüğünün 2018/186458 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vâki haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının, dava konusu elektrik tüketimine ilişkin işyerini 20/04/2012-20/04/2013 tarihleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesine istinaden kullandığını, ticari faaliyetini sürdürebilmek için davacı ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, takip konusu faturanın davalının söz konusu işyerinde faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara 33. İcra Müd.'nün 2018/186458 Esas sayılı dosyasına vâki itirazın iptali ile takibin 6.120,68 TL asıl alacak ve KDV dahil 5.743,25 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 11.863,93 TL üzerinden devamına, davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,80 oranı üzerinden gecikme zammı ve bu gecikme zammına işleyecek %18 katma değer vergisi ile takibin devamına, hüküm altına alınan 11.863,93 TL'nin % 20'sine karşılık gelen 2.372,79 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının yasal koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde, davalının 20/04/2013 tarihinde işyerini devrettiğini, bu tarihten sonraki elektrik tüketimi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu durumun noter belgeleriyle kanıtlandığını, kararın kısmen kabul olması karşısında mahkemece alacağın likit olduğundan bahisle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen davalı abonenin sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasında ticarethane elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşme kapsamında 20/11/2013 tarihli tüketim fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre; davalı abonenin icra takibine konu fatura tahakkuk döneminde aboneliği devam etmekte olup, davalının aboneliğini sonlandırdığını iddia ve ispat edememesi ve bilirkişi raporu ile davacının davalıdan talep edebileceği alacak, gecikme faizi ve gecikme zammının KDV'sinin taraf ve mahkeme denetimine elverişli şekilde belirlenmiş olması karşısında; mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer yandan, takip ve dava konusu alacağın tüketim faturasından kaynaklı olması nedeniyle alacağın likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya uygundur.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 810,43 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 540,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır