T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/472 - 2025/508
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/472
KARAR NO : 2025/508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2022
NUMARASI : 2016/268 E. - 2022/936 K.
DAVANIN KONUSU : ALACAK
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : TARAF VEKİLLERİ
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 18/03/2025
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı (karşı davalı) vekili dava dilekçesinde; asıl davada, taraflar arasında Afyonkarahisar 3. Noterliğinde 29/12/2014 tarihinde düzenlenen iş ortaklığı sözleşmesi ile Sandıklı Belediyesi tarafından ihaleye çıkarılan çöp toplama ve taşıma, cadde ve sokakların temizlenmesi işi için ortaklık kurulduğunu, davalı şirket payının %51, davacı şirket payının ise % 49 olarak belirlendiğini ve davalı şirketin pilot ortak olduğunu, ortaklık tarafından girilen ihalenin kazanıldığını ve bu kapsamda 29/12/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, ortaklıktan elde edilen gelirden davacı ortağa düşen pay verilmediği gibi, yapılan masraflara ilişkin her hangi bir belgelendirme işlemi de yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacı ile davacı tarafından davalı ortağa Afyonkarahisar 3. Noterliğinin 09/09/2015 tarih 9273 nolu ihtarnamesi ile ihtar çekilerek masrafa esas belgelerin bir suretinin davalının şirkete gönderilmesinin ve davalıya şirket payına düşen paranın ödenmesinin istendiğini, davalı şirket tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; ortaklığın yaptığı iş nedeni ile davalı payına düşen bedelden şimdilik 1.000,00 TL'nin Sandıklı Belediyesi ile yapılan sözleşmenin sona erdiği tarih olan 30/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı (karşı davacı) vekili; ortaklığa konu işin 01/01/2015 - 30/06/2015 tarihleri arasında gerçekleştiğini, ihaleden dolayı ortaklığın zarar ettiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise; sözleşme gereğince iş bitim tarihinde gerek elde edilecek kârın gerekse de uğranılan zararın her ortağın hissesi oranında taksim edileceğini, ancak ortaklığın zarar ettiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla, davalının hissesine düşen %49 zarar payından şimdilik 5.000,00 TL'nin davacı (karşı davalıdan) tahsilini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; adi ortaklığın davalı-karşı davacı şirket tarafından tam olarak ne kadar zarara uğradığının tespitinin mümkün olmadığı, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda belirlendiği şekilde ortaklığa ait işin kar marjının %9 olduğu kabul edilerek asıl davanın kabulü ile 1.000,00TL 'nin temerrüt tarihi olan 25/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, verilen hükme karşı taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf talebinde; asıl davada bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının iş ortaklığını zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğinin belirlendiğini, 14/03/2022 tarihli raporda faturaya yansıtılan bedelin yüksek olduğunun belirtildiğini, son raporda ise değinilmediğini, malların çok üzerinde fiyat gösterildiğini, kar marjlarının olağan karşılanmayacağını, bilirkişi tarafından farazi değerlendirme yapıldığını, mahkemece araştırma yapılmadığını, davalı tarafından kira ilişkisi belgelendirilmediğini, davalı tarafın yansıttığı kira ve yakıt bedelinin ortaklığın zararına olduğunun kabulünün gerektiğini, kasa tadilat işlemi yapılmasına gerek bulunmadığını, 03/07/2015 tarihli faturanında ortaklığın sona ermesinden sonra düzenlendiğini, ortaklığın zararına olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından karşılanan tıbbi atık çöp torba bedellerinin de hesap dışı tutulmasının talep edildiğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, yakıt bedeli gösterilen miktarın mahsup edilemeyeceğini, karşı dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili ise istinaf talebinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının araçlara usulüne uygun bir biçimde bakım yaptırdığını, faturaların da buna göre düzenlendiğini, emsal fiyat araştırması yapılmadığını, bilirkişinin uzmanlığının bulunmadığını, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, ortaklığa satış yapıldığı iddia edilen malzeme kalemlerinin davalı firmaya maliyetine bakılmadığını, uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, adi ortaklıktan elde edilen gelirin davacının hissesine düşen kısmın tahsili, karşı dava ise yapılan iş nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer.
Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık mal varlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, katılım payları ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kâr ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
İstinaf incelemesine konu kararda; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasındaki adi ortaklığa konu işin tamamlanmasıyla davalının dava dışı Belediyeden hak edişleri tahsil ettiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre davalı tarafın rayiç değerin üzerinde ortaklığa fatura düzenleyerek ortaklığı zarara uğrattığının belirlendiği, ortaklığa konu giderlerinin net olarak tespit edilmemesi nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olay kapsamında 2014 ve 2015 yılında devam eden adi ortaklığa yönelik tasfiyeyi gerçekleştirdiği anlaşılmakla, tarafların istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,5 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Harçlar kanunu gereğince 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,5 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır