T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2217
KARAR NO : 2024/1595
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2022
NUMARASI : 2022/174 E. 2022/726 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAFA TALEBİNDE
BULUNAN :TARAF VEKİLLERİ
KARAR TARİHİ :05/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH :13/12/2024
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... adresindeki taşınmaza ait satış ilanını "....com" adlı internet sitesinden gördüğünü ve satıcılarla iletişime geçtiğini, Ankara 57.Noterliğinin 18/01/2019 tarihli, 01684 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacı şirket adına ...'nın yetkili kılınarak 03/11/2021 tarihinde davalı ... …Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi ... ile davacı şirketi yetkilisi ... arasında belirtilen taşınmaza ilişkin adi yazılı şekilde “emlak alım satım sözleşmesi” imzalandığını, taşınmazın bedelinin 2.350.000,00 TL ve kaparo bedelinin ise 50.000,00-TL olarak kararlaştırıldığını, 03/11/2021 tarihinde kaparo bedeli olan 50.000,00 TL'nin davacı şirket hesabından ...'ya ait hesaba EFT yolu ile gönderildiğini, ancak tapu devrinin gerçekleşmediğini, davacı şirketin ödenen kapora bedelinin iadesi amacı ile davalı aleyhine Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2021/16571 E sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile davacı lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu devir işlemlerinin resmi şekil şartına bağlı olduğunu, tapu müdürlüğünde yapılması gerektiğini, davacının iddia ettiği sözleşmenin tapu devir sözleşmesi olmadığını, adi bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 3.maddesinde açıkça görüleceği üzere alıcı taşınmazı almaktan vazgeçerse ödemiş olduğu kaporayı geri alamayacağına ilişkin düzenleme bulunduğunu, alıcı ve satıcı her iki taraf da tüzel kişiliğe haiz olup kapora ücretinin vergi mevzuatı ve muhasebe işlemleri için doğrudan satıcı şirketin hesabına ödenmesi gerektiğini ve bunu davacı şirket yetkililerinin bilmesi gerektiği halde kapora ücretinin iddia edildiği şekilde davalı şirket müdürünün şifai olarak bildirmiş olduğu kişisel hesaba gönderildiği iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile davalının Ankara 17. İcra Dairesinin 2021/16571 E ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca iptali ile, 50,000,00.TL asıl alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, alacağının tayini yargılamayı gerektirdiğinden şartları bulunmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf konun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf talebinde , dava konusu alacağın likit olup yargılamayı gerektirmemesi nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu yön itibariyle düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise istinaf talebinde, mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, kapora bedelinin dava dışı 3. kişiye gönderilmesi nedeni ile davalı şirkete husumet yöneltilmesinin usulsüz olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, harici emlak alım satım sözleşmesi kapsamında ödenen kapora alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesi gereği ödenen kapora bedelinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan iadesinin mümkün bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi neticesinde;
TMK’nun 706. maddesi, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi gereğince resmi şekilde yapılmayan sözleşmeler geçersizdir.
Geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alır ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenemez (HGK'nun 16.03.2011 tarih ve 2011/13-744 E-195 K.).
Geçersiz sözleşmeler, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar, verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli özelliği "şahsilik prensibi" gereğince kime karşı ödeme yapıldıysa, o kişiden talepte bulunulması gerekir.
Taraflar arasında dava konusu taşınmazın satışına ilişkin harici taşınmaz satış sözleşmesi düzenlendiği, ... Bankası aracılığı ile 03/11/2021 tarihinde davacı şirket tarafından ...'e 50.000,00 TL tutarında EFT yapıldığı, havale belgesinin açıklama kısmında açıkça "... parsel arsa satışı için ödenen" ibaresinin bulunduğu, dosya arasına alınan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ticaret sicil gazetesi suretinden davalı şirketin tek ortaklı olarak kurulduğu, ...'ün davalı şirketin tek ortağı ve tek yöneticisi olduğu, davalı tarafın da dava konusu edilen 50.000,00 TL'nin bahsi geçen geçersiz taşınmaz satış sözleşmesine istinaden davacı tarafça gönderilen kapora olduğu yönünde kabulünün bulunduğu, ayrıca söz konusu paranın taraflar arasındaki başkaca bir ilişkisi nedeniyle gönderildiğine dair bir belge veya delilin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf talebinin anılan nedenlerle HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi neticesinde ise;
İİK'nun 67/2.maddesine göre; davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu aleyhine diğer tarafın talebi üzerine icra inkâr tazminatına hükmedileceği açıklanmıştır. Davada, dava konusu alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirmediği, belirli ve likit olduğu anlaşıldığından; mahkemece davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine ilişkin kararında isabet bulunmamaktadır.
Ancak, talebin reddine ilişkin verilen karar doğru değil ise de, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2.bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, yerine "Asıl alacağın (50.000,00 TL) %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE," cümlesinin yazılması suretiyle, HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLEREK yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-)Davanın KABULÜ ile davalının, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2021/16571 Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca İPTALİ ile 50,000,00.TL asıl alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile TAKİBİN DEVAMINA,
2-) Asıl alacağın (50.000,00 TL) %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50.TL harçtan, dava açılışında alınan 601,70.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 2.813,80.TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
4) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 601,70 TL peşin harç, 198,50 TL tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 6.880,90.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
C-İstinaf harç ve yargılama giderleri yönünden;
1-Alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL'nın mahsubu ile geriye kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 18,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
...
e-imzalıdır
Üye
...
e-imzalıdır
Üye
...
e-imzalıdır
Katip
...
e-imzalıdır