T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2115 - 2024/1611
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2115
KARAR NO : 2024/1611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2022
NUMARASI : 2021/1053 E.- 2022/669 K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVALI VEKİLİ
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 30/12/2024
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin sanayi abone grubu tarifesi üzerinden aboneliğinin bulunduğunu, davalı tarafından sanayi sicil belgelerinin süresinin dolduğundan ve yenilenmiş vizenin de ibraz edilmediği dönemler olan 2009/09 dahil ile 2012/05 dahil dönemleri arasındaki elektrik tüketimlerinin karşılığında 1.563.960,00.-TL tutarında sanayi-ticarethane farkının çıkarıldığını, sanayi-ticarethane fiyat farkı çıkarmasının TMK'nın 2 ve 3.maddelerine aykırı olduğunu, davalı idarenin geriye dönük olarak davacı şirket aleyhine 34 aylık sanayi-ticarethane fiyat farkı faturası düzenlenmesinin nedeni olarak EPDK müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 23. maddesinin 1 nolu başlığını gerekçe göstermesinin de usul, kanun ve yönetmeliğine aykırı olduğunu, davalının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, EPDK'nun 29.12.2010 tarih 3002 sayılı kurul kararı ile onaylanan 21 dağıtım şirketi için tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasları kapsamında abonelerin bilgilendirilmesi başlıklı 17.maddesine de aykırı olduğunu belirterek, davalı şirket tarafından 2009/9 dahil - 2012/5 dahil dönemleri arasındaki elektrik tüketimlerine ait olduğu ileri sürülen 1.563.960,00.-TL tutarındaki 17.08.2012 son ödeme tarihli G-666277 nolu sanayi-ticarethane fiyat farkını içeren fatura faturanın iptaline, davacı şirketin davalı şirkete dava konusu miktarda borçlu olmadığına, elektrik aboneliğinin 2009/9 dahil - 2012/5 dahil dönemleri de dahil olmak üzere sanayi abone grup tarifesi üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, ibrazı gereken sanayi sicil belgesi vizesinin 06/08/2009 tarihinden sonra ibraz edilmediğini, bu nedenle yönetmelik gereği, sanayi tarifesinden değil, ticarethane tarifesinden ücretlendirme yapılmasının gerekmesine rağmen yapılmadığını, davacının ibraz yükümlülüğünü bildiğini ve daha önce yerine getirdiğini, tarifelere ilişkin usul ve esaslarda davacı aboneliğine ilişkin bir değişiklik bulunmadığından, davacıyı bilgilendirme ve uyarı yükümlülüklerinin bulunmadığını, davacının ihtilaflı döneme ilişkin sanayi sicil belgesini sunmaması sebebiyle ticarethane tarifesi üzerinden yapılan dava konusu faturalandırma ve taksitlendirme işleminin usule uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 28/09/2022 tarih, 2021/1053 E., 2022/669 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu olan 06/08/2012 tanzim ve 17/08/2012 son ödeme tarihli G-666277 nolu 1.563.960,00-TL bedelli faturanın iptali ile davacının davalı şirkete bu faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde, İstinaf mahkemesince sanayi sicil belgesi sunulmaması nedeniyle ticarethane abonelik tarifesi üzerinden fark faturası tahakkuk edilmesi ile ilgili kesinleşen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihatları ile sunulan diğer emsal kararlar dikkate almaksızın karar verildiğini, dosya kapsamında yer alan gerekçe ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihatları ve diğer kesinleşmiş emsal dosyalardaki gerekçelerin taban tabana zıt olduğunu, İdari Dava Daireleri Kurulunun kararında davalı şirketin davacının tarifesini değiştirmeden önce bilgilendirme yükümlülüğü altında olmadığının açıkça tespit edildiğini, emsal dosyalarda davacı şirketlerin sanayi sicil belgesinin vizesini ibraz etmemesi nedeniyle açmış oldukları davalarda davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiğini, çelişkili yargı kararlarının hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceğinden adil yargılanma hakkı çerçevesinde ele alındığını, davalı şirketin bildirim yükümlülüğü bulunmadığını, somut olayın 17. madde ile de ilgili bulunmadığını, sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirme yükümlülüğünün ilk kez 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar ile düzenlendiğini, İstinaf Mahkemesinin Dağıtım Şirketlerinin uyuşmazlık konusu dönem faturalarına ilişkin bildirim yükümlüğü bulunduğu hususunda yaptığı değerlendirmenin; maddi yanılgıya dayandığını, davacı ile aynı tahakkuk ve döneme ilişkin yürütülen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/2157 E. 2019/333 K. sayılı kararının dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davada, sanayi sicil belgesinin ibraz edilmemesi nedeni ile ticarethane tarifesine göre düzenlenen fark faturasından dolayı davacının sorumlu olmadığının tespiti talep edilmektedir.
Uyuşmazlık, görevli dağıtım şirketlerinin, sanayi sicil belgesi vizesi bitmiş abonelerinin tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce müşterilerini bilgilendirme yükümlülüğü olup olmadığına ilişkindir.
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 18/12/2019 tarih, 2014/384 E., 2019/941 K. sayılı “ Davanın reddine, dava sırasında yapılan takiple ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğinden dava konusu alacağın %20'si oranındaki 312.792,00.-TL tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine” ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 09/11/2021 tarih ve 2020/345 E., 2021/1298 K. sayılı ilamı ile “… Dosya kapsamından, davaya konu dönem ile ilgili davacı aboneye gönderilen (faturaların dosyada bulunmaması nedeniyle) faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği anlaşılamamaktadır. 09/09/2013 tarihli ve 02/02/2014 tarihli bilirkişi raporlarında fiyat farkının hesaplandığı anlaşıldığından, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece; öncelikle davaya konu edilen faturaların taraflardan istenerek, faturalarda sanayi sicil belgesinin vizesinin yaptırılarak davalıya ibrazı hususunda bilgilendirmenin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; yukarıda açıklanan deliller hiç toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir.
Dava konusu sanayi ticarethane farkına ilişkin faturalar Eylül 2009-Mayıs 2012 dönemlerine ilişkin olup, davalının 01/01/2013 tarihinden itibaren bildirim yükümlülüğünden bahsedilebileceği, dava konusu faturalar döneminde sanayi abone grubundan faturalandırılan abonelere yenilenen vizenin ibraz edilmemesi halinde ticarethane abone grubundan faturalandırma yapılmadan önce bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, vizesi bitmiş abonenin, tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce davalının müşterisini bilgilendirme yükümlülüğünün olmadığı, davacının sanayi sicil belgesini aldıktan sonra süresi içinde davalıya sunması gerektiği bu nedenle yasal mevzuata göre davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. (benzer olayda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5758 E., 2024/714 K.)
Diğer taraftan davalının yaklaşık 3 yıl boyunca sanayi sicil belgesi vizesini sunmayan davacının aboneliğine ilişkin ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmadığı, her ay sanayi abone grubu faturası düzenlediği ve davacının bu faturalara istinaden yaptığı ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu dosyadaki belgeler ile sabittir. Bu halde, davalı şirketin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; fatura dönemindeki yasal mevzuata göre, davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu, ancak yaklaşık 3 yıl boyunca ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı aboneye gönderilen faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu nedenle davalı şirket tarafından sanayi ticarethane tarife farkının talep edilemeyeceği yönündeki yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 28/09/2022 tarih, 2021/1053 E., 2022/669 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,
4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır