T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1276 - 2025/2142
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1276 Esas
KARAR NO: 2025/2142
KARAR TARİHİ: 19/11/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2025
NUMARASI: 2023/520 Esas, 2025/271 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında daha önce görülen davalarda, ticaret mahkemelerince görevsizlik kararı verildiğini, idare mahkemelerinde görülen davalarda ise, davacı tarafça tek taraflı tutulan tutanaklara itibar edilemeyeceği, zarar ile idarenin eylemleri arasında illiyet bağının ortaya konulamadığı gerekçeleri ile davaların reddine karar verildiğini, huzurdaki davanın da aynı sebeple reddi gerektiğini, müvekkilinin taşeron şirkete yaptırdığı bir kısım alt yapı işlerinde davacı kayıtlarına göre taşeronlar tarafından verilen hasarlarlardan kaynaklı ödemesi yapılmayan fatura bulunmadığının belirtildiğini, dava konusu edilen hasarların bu kapsamda olduğunu, mükerrer ödeme talep edildiğini, 3. kişi firmalar tarafından verilen zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu edilen hasarların çoğunda tutanak dışında ispatlayıcı delil bulunmadığını, davacı tarafından sunulan faturalar ile hasarlar arasında uyumsuzluk bulunduğunu, ayrıca müvekkili idarenin bu mahallerde bir kazı çalışması bulunmadığını, kazı çalışması yapılmadan önce gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ancak davacı tarafından kılavuz taleplerinin karşılanmadığını, davacının Elektrikli Kuvvetli Akım Tesisletri Yönetmeliği gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple davanın tümden reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı Kanunda, ASKİ Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir.
Yukarıda gösterilen kanuni düzenlemenin ek 5. maddesinde "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Şu durumda, davalının haksız eylem teşkil ettiği ileri sürülen faaliyetinden kaynaklanan uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalar gereğince adli yargı yerinde ve ticaret mahkemesinde çözümlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İşin esası yönünden, dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı şirketin sorumluluğunda olan elektrik altyapılarının, dava dilekçesinde 16, 23, 28 ve 38 numara olarak belirtilen hasarlar dışında kalanların davalı tarafından hasara uğratıldığının, tanık anlatımları, fotoğraflar, alt yapı tesis ruhsatı çalışmalarına dair tutanaklarla desteklenen hasar tutanakları ile ispatlandığı, hasar tespit tutanağının tek taraflı tutulmasının belirtilen deliller ve eylemin sübutu karşısında sonuca etkili olmadığı, davalı tarafın dikkatsiz ve özensiz çalışmasının yaşanan hasar olayının temel etkeni olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve yeterli olup hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava dışı şirketler tarafından verilen zararlardan işin sahibi olarak davalının sorumlu olduğu, kazı çalışması yapılmadan önce bilgilendirme yapıldığı ispatlanamadığı gibi bu durumun tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; 615,40TL alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. Maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza