T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/385 - 2025/806
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/385 Esas
KARAR NO: 2025/806
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/06/2020
NUMARASI: 2020/233 Esas, 2020/222 Karar
DAVANIN KONUSU : Birlik Yönetim Kurulunun Görevine Son Verilmesine İlişkin Bakanlık İşleminin İptali
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.
Dava, ...yönetim kurulu üyelerinin davalı Bakanlık tarafından tedbiren görevlerine son verilmesi ve yerlerine yeni atama yapılmasına ilişkin işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dolayısı ile hak sahibi bulunan tüm ortakların (Aday ve asil ayırmaksızın) katılımı ile genel kurul toplantısı gerçekleştirilmesi yönündeki Bakanlık Talimatına aykırı hareket etmiş olan davacı yönetim kurulu üyelerinin 5996 sayılı Kanun Kapsamında, 6863 üyenin seçme hakkını da yerine getirebilmesi için kamu yararı gözetmek suretiyle gerçekleştirdiği hukuka uygun görevden alma işleminin yapılmış olmasına karşın, 26/08/2016 tarih ve 29813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Islah Amaçlı Hayvan Yetiştiricileri Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğe aykırı olarak 30/04/2017 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında muteber kabul edilmesi ve başkaca dava yolları gösterilmek suretiyle yasanın açıkça verdiği yetkinin idare tarafından kullanılmasının engellenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Son tahlilde yukarıdaki açıklamalarımızdan ve dosyada mevcut cevap ve beyan dilekçelerimiz ile birlikte dava dosyasına evvelce sunulan tüm bilgi ve belgelerin tetkiki ile de anlaşılacağı üzere; dava konusu iş ve işlemler usul ve yasaya uygun olup herhangi bir hukuka aykırılık sebebi bulunmamaktadır. Konu başlangıcından itibaren tüm unsurlarıyla ele alındığında yukarıda bahsettiğimiz gerekçelere göre Davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğundan Davanın Reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek usule, yasaya ve hukuka aykırı olan Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamından, iptal istemine konu davalı ... Genel Müdürlüğünün 11/10/2019 tarihli E. 2920166 sayılı oluru ile, birlik yönetim kurulu üyeleri ... ve dava dışı diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlerine tedbiren son verildiği, yerlerine geçici olarak bir yıl içerisinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasını sağlamak üzere yönetici heyet oluşturulduğu, davacıların bu dava ile, anılan Bakanlık işleminin iptali ile Birlik Yönetim Kurulunun 30/04/2017 tarihli genel kurul kararı ile seçilmiş yönetim kurulunun tespit, ilan ve tescilini ve ayrıca mevcut yönetim kurulunun yapılacak ilk genel kuruluna dek yetkili olduğunun tespit, ilan ve tescilini talep ettiği görülmüştür.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Islah amaçlı yetiştirici birlikleri" başlıklı 10/A maddesinin 1. fıkrasında; "Hayvan gen kaynaklarının korunması, araştırılması, tespiti, ıslahı, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve pazarlanması konularında faaliyet göstermek amacıyla gerçek veya tüzel kişi yetiştiriciler tarafından, tüzel kişiliği haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi ıslah amaçlı yetiştirici birliği kurulabilir." hükmünü içermektedir. Birliğin kuruluşuna izin verilmesi hâlinde ana sözleşme, kurucu üyelerin başvurusu üzerine birliğin bulunduğu yer ticaret sicilinde tescil ve ilan olunur. Birlik, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır ve tescilden itibaren üç ay içinde ilk genel kurul toplantısını yapar.
Anılan Kanun'un bu hükmüne göre kurulan ...'nin, ticaret siciline kaydı yapılan tüzel kişiliği haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluş olduğundan işbu davaya adli yargı mahkemeleri bakmakla görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı Kanun'un "Islah amaçlı yetiştirici birliklerinin denetimi" başlıklı 10/E maddesinin 3. fıkrasında; "Yapılan denetimler sonucunda, merkez birliklerinin, birliklerin ve bunların iştiraklerinin yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerinin, Bakanlıkça verilen talimatlar ile hukuka açıkça aykırı eylem ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda, Bakanlık, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak gecikmesinde sakınca görülen hâllerde ileride telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla bu kişileri belirli bir süre ile görevden uzaklaştırabilir veya görevlerine tedbiren son verebilir. Bu durumda Bakanlık, bir yıl içinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli tedbirleri alır. " hükmünü içermekte olup; buna göre yapılan denetimler sonucunda, birliklerin yönetim kurulu üyelerinin, Bakanlıkça verilen talimatlar ile hukuka açıkça aykırı eylem ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda, Bakanlık, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak "gecikmesinde sakınca görülen hâllerde" ileride telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla bu kişileri belirli bir süre ile görevden uzaklaştırabilir veya görevlerine tedbiren son verebileceği düzenlenmiştir. Bu Kanun hükmüne dayalı olarak davalı Bakanlığın, davacılar ve dava dışı kişilierin birlik yönetim kurulu üyelikleri görevinden alındığı ve yerlerine yeni atama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davaya konu birlik yönetim kurulu üyeliklerinin görevlerine son verilme işleminde 5996 sayılı Kanunun 10/E maddesinin 3.fıkrasındaki koşulları sağlamadığı kanaati ile ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)Davalı kurum harçtan muaf olduğundan istinaf harcı alınmasına yer olmadığına,
3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince;Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza