T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/77 - 2025/1177
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2025/1177
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2023
NUMARASI : 2020/633 Esas, 2023/714 Karar
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... parsel numaralı taşınmazının da içinde bulunduğu ticari işletmesinde hayvan yetiştiriciliği amaçlı ticari faaliyette bulunduğunu, buraya yakın konumda biogaz enerjisi üreten tesisi bulunan davalının üretimde kullandığı hayvan gübresini ve bu üretimde kullanılan diğer atıkların posasını izinsiz ve habersizce davacının taşınmazına ve komşu taşınmaza boşalttığını, eğim nedeni ile boşaltılan atıkların davacının taşınmazını boydan boya kat ettiğini, kalın bir tabaka oluşturduğunu, atıkların kapladığı alana ve ekili ürünlere zarar verdiğini, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 Değişik İş nolu dosyası ile delil tespiti yapıldığını ileri sürerek davacının ürün kaybı, gelir kaybı, değer kaybı, kullanılmaz hale gelme, verim azalması, eski hale getirme bedeli gibi tüm zararlarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 300.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazına biogaz üretimi sonucu ortaya çıkan sıvı fermente gübrenin izinsiz ya da habersiz bir şekilde dökülmesinin söz konusu olmadığını, davacının taşınmazına taşan sıvı fermente gübrenin davalının kusurundan kaynaklanmadığını, 2020 yılı öncesinde 2 kış mevsimi boyunca davacının taşınmazına davacının talebi üzerine sıvı fermente gübre boşaltıldığını, sıvı gübrenin çevreye zararlı olmayıp tam tersine faydalı olduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; dava dilekçesindeki davalının taşınmazına izinsiz olanak atık döktüğü vakıasını ispatlaması, haksız fiilin oluşturduğu zarar açısından ise davacının 18/12/2020 tarihinde açtığı işbu dava dilekçesinde belirli bir tarih belirtmeden dava tarihinden önceki haksız fiile dayanması, ziraat yüksek mühendisleri ... ve ... ile nitelikle hesap bilirkişisi ...'tan oluşturulan bilirkişi kurulunun tarihsiz raporunda dava konusu taşınmazın 8.430,00 m2'lik kısmında oluştuğu bildirilen verim kaybının bedellerinden 7.587,00 TL'nin 2020 yılına, 9.610,20 TL'nin ise dava tarihinden sonraya, 2021 yılına ait olması nedenleri ile Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrası gereğince kusurlu ve hukuka aykırı fiile ile davacıya zarar veren davalının bu haksız fiili dolayısı ile davacının dava tarihi itibarı ile 7.587,00 TL maddi zarara uğradığını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 7.587,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce yaptırılan delil tespiti raporu ve yargılama aşamasında keşifle birlikte yapılan birinci bilirkişi heyeti raporlarında; dava konusu taşınmaza yoğun biogaz atığı dökülerek araziyi boydan boya ikiye böler şekilde atık kaplanması sebebiyle gerek atık kaplı alanda meydana gelen zararlar, gerekse arazi bütünlüğü bozulduğu gibi geçişleri zorlaştıran, atık kaplı bölgeden geçişler sebebiyle atığın diğer alanlara da yayılmasına sebebiyet veren haksız fiil nedeniyle, arazinin arta kalan kısmında da ürün kaybı ve değer düşüklüğü olduğu takdir ve tespit edilerek zarar hesabı yapıldığını, mahkemece daha sonra dosya üzerinde yaptırılan 2. bilirkişi incelemesinde bilirkişilerin araziye dahi gitmeden, gözlem yapmadan alelusul bir inceleme ile hatalı rapor tanzimi yoluna gittiklerini ve zararı sadece atık kaplı 8430 m2 alandaki iki yıllık ürün kaybı ile sınırladıklarını, üçüncü bilirkişi heyetinin ise, 2. heyet raporuna yönelik tamamen bilimsel ve haklı itirazlarına yönelik hiçbir değerlendirme yapmadan, haklı itirazlar karşılanmadan kolaycılık yapılıp bilirkişilik yerine raporlar arası tercih hakemliği yapıldığını, bu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, 1.205.047 m2.lik alanın ortasından geçen 8430 m2.lik atık kaplı alan nedeniyle atık dışındaki arazide hiç zarar olmadığını, ürün kaybı ve değer düşüklüğü meydana gelmediğini söylemenin bilimsellikten ve gerçeklikten uzak olduğunu, dosyaya CD olarak sunulan fotoğraf ve videolardan görüldüğü gibi 8430 m2.lik atıkla kaplanan alanın Nisan 2022 ayında boş ve tamamen yabani otlar bile yanmış vaziyette olduğunu, 4 sezon boyunca atık kaplı alandan ürün elde etme imkânı olmadığını, atıkların araziden kazınarak uzaklaştırılması gerektiğini, arazide hiçbir inceleme yapmadan iki yıldan sonra yabani ot çıktı diye atık kaplı arazinin normal verim elde edecek hale geldiğini kabul eden heyetin raporunun kabul edilemez olduğunu, dava tarihinden sonraki zarar denilerek buna yönelik davanın reddinin doğru olmadığını, Ankara'da buğday ekim döneminin Ekim ayı, hasat döneminin ise Haziran sonu Temmuz başı olduğunu, kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, mahkemece sadece 2019-2020 yılı zararının atıkla kaplı alana hasredilerek hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, hesaplanan yıllık net gelirlerin de hatalı ve düşük alındığını ve düşük hesaplanan yıllık net gelire göre de miktar ve sene bakımından düşük tazminata karar verildiğini, davalı yararına avukatlık ücreti takdirinin de hatalı olduğu, AAÜT’nın 13. maddesi 3. bendi gereğince ret avukatlık ücretinin kabul avukatlık ücretini (7.587TL’yi) geçemeyeceği halde davalı yararına hatalı şekilde 45.861,95TL ücret takdir edildiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin ... parsel numaralı taşınmazının da içinde bulunduğu ticari işletmesinde hayvan yetiştiriciliği amaçlı ticari faaliyette bulunduğunu, buraya yakın konumda biogaz enerjisi üreten tesisi bulunan davalının üretimde kullandığı hayvan gübresini ve bu üretimde kullanılan diğer atıkların posasını izinsiz ve habersizce davacının taşınmazına ve komşu taşınmaza boşalttığını, eğim nedeni ile boşaltılan atıkların müvekkilinin taşınmazını boydan boya kat ettiğini, kalın bir tabaka oluşturduğunu, atıkların kapladığı alana, çevresine ve ekili ürünlere zarar verdiğini, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 Değişik İş nolu dosyası ile delil tespiti yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf nedenleri gözetildiğinde; davacıya ait dava konusu taşınmaza, davalıya ait biogaz üretimi yapan tesisin atıklarının dökülmesi neticesinde davacının zarara uğradığı, davacı tarafından tespit yaptırılarak eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince mahallinde keşif yapılmak suretiyle ve dosya üzerinden, bilirkişi incelemeleri yaptırılıp rapor ve ek raporlar alındığı, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla akademisyenlerden teşekkül yeni bilirkişi heyetinden 10/02/2023 tarihli kök ve aynı yönde görüş bildiren 27/03/2023 tarihli ek raporun dosyaya kazandırıldığı, bu raporlarda; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasındaki görüş farklılıklarının nedenlerinin gerekçelendirilerek açıklandığı ve zararın hesaplanması noktasında ziraat yüksek mühendisleri ... ve ... ile nitelikle hesap bilirkişisi ...'tan alınan bila tarihli bilirkişi raporundaki görüşe katıldıklarının belirtildiği, dava konusu atıkların bilirkişi raporlarında açıklanan nitelikleri ve özellikleri de gözetildiğinde belirtilen raporların dosya kapsamına uygun, mahkeme, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, bilimsel ve yeterli olduğu, mahkemece hükme esas alınmalarında isabetsizlik görülmediği, raporlar doğrultusunda davacıya ait 1.205.047,72 m2 yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 8.430 m2’lik kısmının davalı şirkete ait biogaz üretim sistemine ait atıklar nedeniyle zarar gördüğü, taşınmazın geri kalan kısımları yönünden ise bio atığın temas etmemesi, yayılıcı bir zarar oluşturmaması ve arta kalan alanda tarımsal faaliyet yapma hususunda bir kısıtlama bulunmaması nedeniyle zarar isteminin yerinde olmadığı, 2020 yılı verilerine göre zarar gören alandaki (8.430 m2) zarar miktarının dava tarihi itibariyle 7.587TL olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Ancak, dava maddi tazminat istemine ilişkin olup, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3 maddesinde; “(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince davalı yararına, davacı lehine belirlenen ücreti geçecek şekilde vekâlet ücreti takdiri yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılarak düzeltilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca vekâlet ücretinden düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A)Davacının istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2023 gün ve 2020/633 Esas, 2023/714 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 7.587TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.123,25TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.507,85TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan ve alınmasına hükmedilen 615,40TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından hükümden önce yapılan 54,40TL başvurma harcı ile 10.094,50TL yargılama gideri ve hükümden sonra yapılan 10TL olmak üzere toplam 10.158,90TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesi uyarınca, tarafların haklılık oranına göre 256,92TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 40TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesi uyarınca, tarafların haklılık oranına göre 38,99TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332/3.maddesi uyarınca, hükümden sonraki yargılama giderlerinin haklılık oranına göre taraflara yüklenmesine,
7-Davacı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.587TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.587TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
C)1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davacı tarafça istinaf başvurusu sırasında peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan 137TL posta/tebligat gideri ile 738TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 875TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 11/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza