T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2043 - 2025/105
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2043 Esas
KARAR NO : 2025/105
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2023
NUMARASI : 2021/387 Esas, 2023/496 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ikinci ek raporda mahkeme ara kararına aykırı olarak müvekkili idarenin itirazlarının ve taraflarınca sunulan belgelerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine müvekkili idare tarafından davacı şirketin bilgilendirildiğini, buna ilişkin yazışmaların dosyaya sunulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla önceki beyan ve itirazlarını tekrar ettiklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın süresinde açılmadığını, taraflarına yüklenen kusuru ve kusur oranını kabul etmediklerini, davaya konu olayda müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, raporda hesaplanan miktarların fahiş olduğunu, davaya konu olay nedeniyle davacıya ödeme yapılmış ise davanın reddinin gerektiğini, sigorta yaptırılmamış ise davacının kusurlu olduğunu, şartnameler ve sözleşmeler uyarınca üçüncü kişilere verilen zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, ilamsız takipte haksız fiilden bahsedilmesine rağmen avans faizi talep edilmesinin haksız olduğunu, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti bakımından müvekkili idare aleyhine yanlış hesaplamalar olması durumunda da kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davalı ... yüklenicisi olan dava dışı şirketler tarafından “Ankara İli Sincan İlçesi Saraycık Mahallesi Gecekondu Önleme Bölgesi Dâhil Civar Mahallelere Ait Cadde Ve Sokaklarda Atıksu Ve Yağmursuyu Şebeke Kollektör Hatları Yapım İşi” kapsamında gerçekleştirilen altyapı çalışmaları sırasında davacı şirketin yer altı haberleşme kabloları ile fiber optik kablo şebekesine hasar verilmesi üzerine, davacı şirket tarafından davalı ... ve dava dışı şirketler aleyhine Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2021/4751 Esas sayılı dosyası üzerinden 2020 yılına ait hasar bedellerinin faiziyle birlikte ödetilmesi istemiyle 07/04/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; hasar tarihleri ile takip tarihi gözetildiğinde icra takibinin iki yıllık zamanaşımı süresi içinde başlatılmış ve eldeki davanın da bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına, davalı ...’nin yüklenicisini denetleme yükümlülüğü bulunmasına, yüklenici ile arasındaki sorumsuzluk anlaşmalarının iç ilişkiye ilişkin olması nedeniyle zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülememesine, davalıya husumet yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, davalı ... tarafından davaya konu yapım işi ile ilgili olarak yapılan bilgilendirme üzerine davacı şirketçe 05/11/2019 tarihli yazı ekinde; şirkete ait alt yapı tesislerinin zarar görmemesi ve yerinde korunabilmesi için çalışma yapılacak yerler ve bu güzergâhlarda bulunan alt yapı tesisleri planlar üzerine işlenerek sunulmuş ve çalışma sırasında işin başında bulunacak şirket personeline ilişkin iletişim bilgileri ve isim listelerinin gönderilmiş olmasına, çalışma tarihlerinde bildirilen gözlemci personeller ile iletişime geçildiğine ilişkin dosya kapsamında delil olmamasına, işli krokiler bulunmasına karşın yüklenici firmalarca gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin yapılan alt yapı çalışmaları nedeniyle hasar meydana geldiğinin anlaşılmasına, davalı idarenin sorumluluğu bulunmadığına ilişkin savunmasının yerinde görülmemesine, 1573788 nolu 27/08/2020 tarihli tutanaktaki hasarın işin aciliyetine binaen davacı şirket tarafından, diğer hasarların ise davacı şirketin anlaşmalı olduğu dava dışı ... İnşaat AŞ tarafından giderilmiş ve buna ilişkin faturaların dosyaya sunulmuş olmasına, davacı şirketin giderdiği hasar yönünden yalnızca malzeme bedelinin talep edilmesine, buna ilişkin keşif tutarında genel idare giderlerinden olan işçilik ve vasıta giderinin bulunmamasına, hasar bedellerinin rayiçlere uygun olduğunun bilirkişilerce belirlenmesine, uyuşmazlık haksız fiile dayandığından davalı, davacı yanın gerçek zararını karşılamakla yükümlü olup KDV ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına KDV bedellerinin de dâhil olmasına, bu nedenle KDV hesaplanmasında usulsüzlük bulunmamasına, rapordaki hesaplamanın ve hesaplanan tutarın yerinde görülmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli olmasına, davaya konu hasar bedellerine yönelik ödeme iddiasına ilişkin dosyada delil bulunmamasına, taraflar tacir olup davaya konu alacağın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirmesi nedeniyle avans faizi talep edilmesinin yerinde olmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yasa ve tarife hükümlerine göre takdir edilmiş bulunmasına göre; ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin tüm bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri reddedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 21.001,42TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.251TL harcın mahsubu ile bakiye 15.750,42TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza