T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/412 - 2024/833
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/412
KARAR NO: 2024/833
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI: 2021/58 Esas 2021/834 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 07/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 14/06/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.12.2015 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, ehliyetsiz sürücü ...'ın yönetiminde iken yaya olan davacı ve oğlu ...'e çarptığını, davacının yaralandığını, oğlunun öldüğünü belirterek davacının oğlu ...'in vefatı sebebiyle uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini için bu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 162.880,88 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın 06.04.2015-06.04.2016 tarihleri arasında 4101500541013 no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde kişi başına azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı anne ...'e ibraname karşılığında 12.05.2016 tarihinde 40.001,84 TL, baba ...'e ise 33.846,83 TL ödeme yapıldığını, ibranamenin üzerinden iki yıl geçmiş olup hak düşürücü sürenin dolduğunu, aksi kanaatte olunması halinde kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacı yanın iddia ettiği alacaklar sebebiyle temerrüde düşülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödemenin davacı tarafça ihtirazi kayıtla alındığı, yapılan ödeme ile davacının destekten yoksun kalma zararının karşılanmadığının alınan aktüerya raporu ile anlaşıldığı, yapılan ödemenin güncelleştirilerek tenzil edildiği, davacı ... ile dava dışı ... tarafından Ankara Batı 3. Aile Mahkemesinin 2016/157 Esas sayılı dosyasıyla açmış oldukları davada husumetin sürücü ..., anne ... ve baba ...'a yöneltildiği, ...'in vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, yargılamanın derdest olduğu, hüküm altına alınacak miktar yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalıdan tahsili gerektiği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 162.880,88TL destekten yoksun kalma tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Ankara Batı 3. Aile Mahkemesinin 2016/157 esas sayılı dosyasında hüküm altına alınacak miktar yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davacıya ödeme yapıldığını, ibraname düzenlendiğini, üzerinden iki yıllık sürenin geçtiğini, olayda desteğini kaybedenlerin tümü yönünden garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, aktüer hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacının oğluna çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe limitinin, müteveffanın vefatı nedeniyle desteğini kaybeden diğer hak sahipleri dikkate alınarak garameten paylaştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. ZMMS kapsamında sigorta şirketinin zararlardan sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olduğundan, ZMMS kapsamında sigorta şirketi hakkında açılan davada, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mevcut ise yapılan ödeme oranında limit azaltacağından kalan limitin ne kadar olduğunun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Sigorta şirketi kural olarak yapılan ödeme sonrasında kalan limit ile sorumlu olmakla birlikte 2918 Sayılı Yanın 96. Maddesindeki "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. (2) Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." düzenlemesi gereğince, zarar görenlerin birden çok olması ve toplam zarar miktarının da sigorta teminat limitini aşması halinde sigorta şirketi yapılacak garame hesabına göre ödeme yapılması gerektiğinden, iyiniyetli olmadıkça bir veya bir kaç alacaklıya yaptığı ödeme ile teminat limiti tükense dahi sorumluluktan kurtulamaz, ödeme yapılmayan veya yetersiz ödeme yapılan tazminat alacaklıları ödemenin garameye uygun şekilde yapılması halinde teminat limitine göre alabilecekleri miktarda tazminatı sigorta şirketinden talep edebilir. Sigorta Şirketinin iyi niyetli olmaksızın ödeme yaptığının kabulünde dahi sigorta şirketinin hiç ödeme almayan yahut eksik ödeme alanların zararlarından sorumlu olduğu miktar, ödeme yaptığı tarihte doğru şekilde hesaplamayla belirlenecek, gerçekte ödenmesi gereken bu miktar ile sigorta teminat limiti arasındaki farkı geçemez.
Somut olayda, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın babasında pay ayrılmış ise de tazminat hesabı yapılmamış, sadece davacı anne yönünden tazminat belirlenmiştir. Ancak davalı sigorta şirketinin olay tarihinde sorumlu olduğu poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce davacı ...’e 40.001,84 TL, müteveffanın babası dava dışı ...’e 33.846,83 TL ödeme yapıldığı, hükme esas alınan aktüerya raporunda, her ne kadar dava dışı baba ... için destek payı ayrılmış olsa da, baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmadığı, davacı yönünden yapılan hesaplamada, davacıya yapılan ödemenin güncelleştirilerek tenzil edilmesi sonucu davacının 162.880,88 TL destekten yoksun kalma zararının olduğunun belirlendiği, mahkemece bu hesaba göre davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Ne var ki, davacıya, dava açılmadan önce yapılan ödeme ve mahkemece hükmedilen miktarın toplamının 202.882,72 TL olduğu, poliçe limiti olan 290.000,00 TL dikkate alındığında, poliçe limitinin davacı anne ile dava dışı baba arasında garameten paylaştırılması gerektiği anlaşılmakla aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak müteveffanın tüm hak sahipleri yönünden destek zararının belirlenmesi, zararın olay tarihinde geçerli olan poliçe limitini aşıp aşmadığının tespiti ile poliçe limiti üzerinde zarar bulunması halinde tüm hak sahipleri yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın garame hesabı yapılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.