T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/95 - 2024/344
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/95
KARAR NO: 2024/344
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI: 2021/94 Esas 2021/731 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 05/04/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 03.07.2020 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce dava dışı kişi idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, davacının ise idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile önünde meydana gelen kaza nedeniyle duramadığını ve ... plakalı araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’un asli ve tek kusurlu olduğunu, davacının kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç için belirlenen hasar tutarının araçtaki hasarı karşılar nitelikte olmadığından dolayı Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/166 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve 9.100,00 TL hasar bedeli belirlendiğini, ayrıca davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen hasardan dolayı 7.750,00 TL bedelin olay tarihinden itibaren (davalı sigorta açısından bildirim tarihinden itibaren) yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın onarım sürecinde kullanılamaması nedeniyle 250,00 TL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasar bedelini 11.000,00 TL, aracın mahrumiyet bedelini 1.350,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının kasko sigortasından ödeme alıp almadığının ve zararının karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur değerlendirmesi yapılmak üzere uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davalının araçta meydana gelen zararı tazmin etmek ya da onarmakla yükümlü olduğunu, onarımı anlaşmalı servislerinde yapma hakkı olduğunu, başvuranın aracı için pert işlemi yapılıp yapılmayacağının tespiti ve aracın tamirinin ekonomik olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmemiş yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, davacıya ait araçta 11.000,00 TL hasar bedeli ve 1.350,00 TL araç mahrumiyet bedeli hesaplandığı, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının hasar tazminatı talebinin kabulü ile 11.000,00 TL tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 15.02.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 03.07.2020 tarihinden itibaren isletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti kapsamında olmak üzere) davacıya verilmesine, davacının araç kazanç mahrumiyet kaybı talebinin kabulü ile 1.350,00 TL araç kazanç mahrumiyet kaybı talebinin, davalı Sigorta AŞ dışındaki davalı ...'dan kaza tarihi olan 03.07.2020 tarihinden itibaren isletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limit ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, araca pert işlemi yapılıp yapılmayacağının tespiti için tamirinin ekonomik olmamasının gerektiğini, pert işlemi yapılması halinde çekme belgesinin iletilmesi gerektiğini, çekme belgeli ruhsat fotokopisinin dosya içine eklenmeden hüküm kurulduğunu, Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara ya da Ağır Hasara Uğramış Araçlarla ilgili Mevzuata Aykırı Uygulamaların Önlenmesi Hakkındaki Genelge hükümlerinin nazara alınmadığını, davacı tarafın kaza tarihindeki kasko sigortasından ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararın poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olarak kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde başvuran aracının zararı giderilebilecekken bu hakkını kullanamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit edilen pert bedelinin hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, davacı tarafından talep edilen KDV tutarına itiraz ettiklerini, buna ilişkin talebin haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü belirterek hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde,03.07.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken aracın hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan demir bariyerlere sürtüp ardından savrularak yolun 2. şeridine geçerek aynı istikamette seyreden dava dışı sürücünün idaresindeki araca çarptığı, davacı idaresindeki ... plakalı aracında önündeki kazadan dolayı duramayıp aracın ön kısımları ile ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla zincirleme trafik kazası meydana geldiği belirtilerek davalı tarafından ihlal edilen kuralın ve alkollü olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında kusura ilişkin düzenlenen 03.09.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, seyri sırasında şerit disiplini muhafaza etmesi gerekirken aksine aldığı alkolün etkisi ile güvenli sürüşünü yitirerek, önce taşıt yolunun kenarındaki korkuluklara çarptığı ve sonrasında savrularak orta şeritte seyir halinde olan araca çarptığı olayda % 100 orasında kusurlu olduğu, davacının kısa mesafede ve kısa zaman aralığında alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, belirlenen kusur durumunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda 1992 model ... marka araçta meydana gelen hasar bedelinin 12.260,20 TL, aracın piyasa değerinin 16.000,00TL olduğundan aracın onarımının ekonomik olmadığı, araç bedelinden sovtaj değeri 5.000,00TL'nın mahsubu ile davacının zararın 11.000,00TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmadığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 843,63 TL istinaf harcından peşin alınan 187,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 655,93 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca karar tebliği, harç tahsil, mahsup ve iade işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.