T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/175
KARAR NO: 2024/374
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2021
NUMARASI: 2018/920 Esas 2021/407 Karar
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ:
DAVALI: ...
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 18/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 10.06.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu minibüste yolcu olarak bulunan davacının minibüsten inerken düşmesi sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davalı ... şirketine başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107/1-2 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak, dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.05.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 50.574,15 TL, geçici iş görmezlik tazminat talebini 7.214,04 TL, bakıcı gideri tazminat talebini 1.522,12 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin yerleşim yeri itibariyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunu, davanın yasa ve sözleşme hükümlerinde öngörülen sürelerin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinde kusur tespitinin yapılmasını, davacının sürekli sakatlık durumunun Adli Tıp kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanmasını, maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabının aktüer sıfatına haiz bilirkişi marifetiyle yapılmasını, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılmasını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, geçici iş göremezlik zararları ve bakıcı giderlerinin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporları ile birlikte yapılan değerlendirmede 10.06.2018 tarihinde davacının sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüsten inerken açık kapıdan düşmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davacının malul kaldığı, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacının bedensel özür oranının %5 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 1 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu, davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalı ... plakalı minibüsün dava dışı sürücüsü ...'nin %75 oranında, davacı yolcunun 2918 sayılı KTK'nın 47/d maddesini ihlali nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, kazadaki kusur ve maluliyet durumuna ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatları doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde, 7.214,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50.574,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.522,12 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 59.310,31 TL maddi tazminat belirlendiği, davacı tarafça yapılan başvurunun 04.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği ancak başvuru dilekçesinin ekinde sağlık kurulu raporu bulunmadığından davalının temerrüde düşmediği, dava açılış tarihinde davalının temerrüde düştüğü, kaza karışan aracın ticari /minibüs araç olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile, 7.214,04 TL geçici iş göremezlik, 50.574,15 TL sürekli iş göremezlik ve 1.522,12 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 59.310,31 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın TRH yaşam tablosu ve sıfır teknik faize göre yapıldığını, bu hesaplamanın zarar gören açısından sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu minibüste yolcu olarak bulunan davacının minibüstan inerken düşmesi sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.051,48 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.013,00 TL'nin mahsubu ile kalan 3.038,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3- Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.