T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1263 - 2025/1245
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1263
KARAR NO: 2025/1245
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2025
NUMARASI: 2024/124 Esas 2025/258 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 17.11.2025
İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2022 tarihinde davacı kuruma ait aracın seyir halinde iken, davalı kuruma ait rögar kapağının açılması sonucunda zarar gördüğünü, zararın meydana gelmesinde davalı kurumun kusurlu olduğunu, otobüsün bir süre servis dışı kaldığını, taraflarınca zararın karşılanması için yapılan tüm girişimlere rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek şimdilik 717.800,06 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı idarenin dava konusu hasara ilişkin kusuru ve ilgisi bulunmadığını, dava konusu olayda asıl hususun rögar kapağından kaynaklanmadığını, Büyükşehir Belediyesinin bakım sorumluluğunda bulunan yolun çökmesinden kaynaklandığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasardan sorumluluklarının bulunmadığını, davanın Ankara Büyükşehir Belediyesine ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, davacıya ait aracın seyir halindeyken davalı sorumluluğunda olan rögar kapağının açılması ile hasar gördüğü iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu; hasarın meydana geliş biçimine göre tarafların kusur ve sorumlulukları ile davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli konusunda alınan raporda; davaya konu kazanın meydana gelmesinde rögar kapağının bakım ve işletmesiyle sorumlu davalı ... Genel Müdürlüğü'nün KTK'nın 13. maddesini ihlal etmesi sebebiyle tam kusurlu olduğu, davacı kuruma ait araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığı, davaya konu aracın 2022 model ... marka ... tipi otobüs olduğu, dava konusu kazadan dolayı aracın alt bölümünden hasarlandığı, başlıca; komple motor, alt muhafaza sacı, galvanizli sac, profil, kablo bağı, conta, takviye kablosu vb. parçalarının değiştirilerek kaporta, boya, alt bakım, elektrik ve döşeme işçilikleri yapılması gerektiği, meydana gelen hasar tazminatının 707.325,06 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin 69 saat 50 dakika olarak belirlendiği, ve araç mahrumiyet bedelinin 10.475,00 TL olarak hesaplandığının bildirildiği; her ne kadar davalı genel müdürlük dava konusu hasara ilişkin kusuru ve ilgisi bulunmadığını, ve sorumlulukları bulunmadığını savunmuş ise de, kazaya neden olan rögar kapaklarının bakım ve onarımından davalı ... Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğu, husumet itirazının yerinde olmadığı, kazanın oluş şekli itibari ile kazaya etken başka durumun bulunmadığı ve kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu, rögar kapaklarının bakım ve onarımını gereği gibi yapmayan davalının 2918 sayılı yasanın 13 ve 14. maddelerine göre oluşan zarardan sorumlu olacağı, bu hususun mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek talep gibi davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 717.800,06 TL’nin 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, davalıya verilen tam kusurun hatalı olduğu, 5216Sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereğince yolların bakım, yapım ve onarımından dava dışı Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu, davalının ise sadece su ve kanalizasyon işlerinden sorumlu olduğunu, yol üzerinde rögar kapaklarının yol seviyesi ile eşitlenmemesi nedeniyle oluşacak zararlardan belediyenin sorumlu olduğunu, ayrıca davalının hizmet kusurunun da bulunmadığını; husumeti kabul etmemekle birlikte, kazanın meydana gelmesinde, rögar kapağından başka kişilerin etkilenmediğini, dolayısı ile kazaya davacıya ait araç sürücüsünün aşırı hızlı olmasının neden olduğunu, davalının kendi kusuruna dayalı zararlardan davalının sorumlu olmadığını, mahkemece hükme esas alınan raporun da karar vermeye elverişli olmadığını, bedellerin fahiş olduğunu, davacıya ait aracın hesaplanan miktarda hasar görmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, rögar kapağına çarpma nedeniyle motorun komple değişmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu derece hasara göre davacıya ait araç sürücüsünün hız limitlerine uymadığının göstergesi olduğunu, hasar tutanağının da davacı yetkililerince tek taraflı tanzim edildiğini, bilirkişi tarafından araştırma yapılmaksızın davanın esası hakkında karar verildiğini, gelir yoksunluğuna ilişkin belirlemenin de uygun olmadığı, onarım giderine ilişkin, kurum tarafından yapılan işçilik bedellerinin de Yargıtay İçtihatları gereğince talep edilmeyeceğini, yine aracın iki yıllık periyodik muayenesi yapılmamış ise aracın trafikten men edilmesi gerektiğinden, zararlarını talep edemeyeceğinden bu hususun araştırılması gerektiğini, faizin de olay tarihinden itibaren talep edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan hasar bedeli ve gelir kaybının tazmini istemidir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından husumet, kusur ve hesap raporuna yönelik olarak istinaf edilmiştir.
1-Davalının, hasar ve gelir kaybına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davalarında, zarar sorumlusu, kaza tarihi itibariyle gerçek zarardan, kusuru oranında sorumlu olduğundan, meydana gelen zararın doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Zarar, davacının giderdiği şekil ve ölçüde değil, meydana gelen hasarın niteliği nazara alınarak, zararın giderilmesi için makul yöntem çerçevesinde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin "gerçek zararın" benimsediği, ilke ve yöntemlere belirlenmelidir.
Bu çerçevede, araç hasarı nedeniyle tazminat istemli davalarda; sadece aracın onarım bedeline göre hasar belirlenmesi yeterli olmayacağından; bilirkişi heyetinden alınan raporda; aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti, ayrıca oluşan hasar neticesinde değişen parçalar nedeniyle hurda tenzili gerekip gerekmediği de ayrıntılı ve gerekçeli olarak değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili, davalıya ait rögar kapağının yerinden çıkarak, davacıya ait aracın motor aksamına çarpması neticesinde, aracın motorun yenilenmesini gerektirecek boyutta hasarlandığını ileri sürerek, onarım bedelini talep etmiştir. Mahkemece alınan raporda, davacının aracının motorunun yenilenmesini gerektirecek ölçüde olmak üzere hasar gördüğü kabul edilerek, gelir kaybı da dahil 717.800,06 TL zarar tespit edilmiş ise de, aracın motorunun yenilenmesini gerektirecek boyuttaki hasara göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirilmediği gibi, KDV hariç tutarı 581.068 TL motor yenilenmesine rağmen, yenilenen parçalar sonrasında hurda tenzilini gerekip gerekmediği de değerlendirilmemiştir. Rapor bu haliyle denetime ve karar vermeye elverişli olmadığından, söz konusu raporun hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmadığından, davalının rapora yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Yukarıda, açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, öncelikle, davacıya ait aracın, motoru tamamen yenilenmiş ve değiştirilmiş ise, buna ilişkin fatura ve sair belgeler var ise buna ilişkin belgeler ve davacının kamu idaresi olması nedeniyle araçtan çıkan motor ve sair parçalar akıbeti sorularak, hurda olarak satılmış ise buna ilişkin kayıt ve belgeler dosyaya kazandırılarak, bundan sonra dosyanın önceki bilirkişiye yahut yeni bir bilirkişiye tevdi ile, meydana gelen kaza nedeniyle, aracın motorunun değişip değişmediği, motor değişmiş ise kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı, meydana gelen hasarın motorun değişmesini gerektirecek nitelikte olup olmadığı, aracın kaza tarihindeki serbest piyasadaki rayiç değeri tespit edilerek, buna göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamirinin ekonomik olmadığının kabulü halinde, aracın sovtaj değeri düşüldüğünde davacının talep edebileceği bakiye zararın ne kadar olduğu, aracın tamirinin ekonomik olması durumda ise; idareden gelen kayıtlar da değerlendirilmek suretiyle, araçta kaza tarihinde meydana gelen hasar bedelinin tespit edildiği, ayrıca araçtan çıkan parçalar açısından hurda tenzili gerekip gerekmediği hususunda, davalı itirazlarını da karşılar şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2025 tarihli 2024/124 Esas 2025/258 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.