T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1360
KARAR NO: 2024/1465
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2024
NUMARASI: 2024/208 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACILAR:
VEKİLİ:
ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLEN
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 25/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 28/11/2024
İlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili; 18.11.2023 tarihinde davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın hız limitleri üzerinde seyir halindeyken yaya ...'ye çarparak ölümüne neden olduğunu, davacı eşi ve çocuklarının müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince 10.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ...'ın mal kaçırma durumunun göz önünde bulundurularak maddi-manevi alacağa ulaşamaması durumunun mevcut olduğundan bahisle ... plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 27.03.2024 tarihli ara karar ile; HMK'nın 389. maddesi gereğince sadece uyuşmazlık konusu üzerine tedbir konulabileceği, mevcut talebin para alacağına ilişkin olması hususları birlikte gözetildiğinde ihtiyati tedbirin yasal şartlarının sağlanmadığı gerekçesi ile davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; muaccel (vadesi gelmiş) alacakları güvence altına almak için ihtiyati haciz kararı talep edilebileceği, alacağın para alacağı olduğunu, ayrıca bir rehinle teminat altına alınmadığını, borçlunun mallarını kaçırma tehlikesinin bulunduğunu, davacıların yabancı uyruklu olduğunu, geçimlerini müteveffa annenin sağladığını, dosya kapsamında celp edilen soruşturma dosyası kapsamında araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tutanak ve rapor altına alındığını, görüntü kayıtları ile tanık ifadelerinde de görüldüğü üzere davalının kusurunun sabit olduğunu, sigorta şirketinin limitinin üstünde diğer davalı ...'ın sorumluluğunun devam edeceğini, mal ve alacakları kaçırma riskinin bulunduğunu, dava konusu alacağın vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, söz konusu iddialarında haklı olduğunu ve ihtiyati haciz konusunda yaklaşık olarak ispat şartının yerine geldiğini, alacağın rehinle de temin edilmediğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Davacılar vekilinin maddi ve manevi tazminat isteğiyle açılan dava nedeniyle kazaya karışan ... plakalı araç kaydı üzerine 3. şahıslara devrini önlemek maksadıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinin talep edilmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, uyuşmazlık konusu şey üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda trafik kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilen aracın mülkiyeti ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile eldeki tazminat davasının konusu değildirler.
Davacılar vekili tarafından her ne kadar istinaf başvuru dilekçesinde 27.03.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği belirtilemiş ise de dava dilekçesindeki talebinin davalıya ait araç kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin olduğu, 27.03.2024 tarihli istinaf başvurusuna konu karada da davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği anlaşılmakla mahkemece usul ve yasaya uygun bir şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Peşin alınan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.