T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1208
KARAR NO: 2024/1250
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/12/2019
NUMARASI: 2017/618 Esas 2019/946 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 18/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 04/11/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 30.03.2016 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...’nin sevk idaresindeki ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçen davacı yayaya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, kazanın sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 04.05.2017 tarihli raporda %3,3 oranında sürekli maluliyet, 9 ay iyileşme süresi olduğunun belirlendiğini, davacının öğrenci aynı zamanda lisanslı futbolcu olduğunu, aylık 2.500-3.000 TL aylık geliri bulunduğunu, davalı ... şirketine 20.08.2016 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 200 TL geçici işgöremezlik tazminatının işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.12.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 6.932,82 TL’ye, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 2.649,29 TL’ye yükselterek, 09.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, savunma yapmamış, bilirkişi raporlarının tebliğinden sonra ,kusur ,maluliyet ve ve aktüer raporlarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın haksız fiil ve ZMMS poliçe kapsamında geçici/sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, 30.03.2016 günü sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobil ile Mutlu Kent Mah.'de seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada seyir istikametine göre yolun solundan karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'e aracın sol yan ön kısmı ile çarpması sonucu oluşan kazada; sigortalı araç sürücüsünün; hızını yeterince azaltmadığı, seyrini kontrollü sürdürmediği, karşıdan karşıya geçtiğini gördüğü yayaya karşı ikazda bulunmadığı, almış olduğu tedbirde yetersiz ve geç kalması nedeniyle %25 oranında, yaya ...'ün yolun karşısına geçmek için yakın mesafede bulunan okul geçidini kullanmadığı, ilk geçiş hakkının otomobile vermediği olayda %75 oranında kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporuyla belirlendiği, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Yönetmeliğine göre vücudunda oluşan kırık ve kırığa bağlı oluşan arazlar nedeni ile vücut genel çalışma gücünden %3,3 kaybettiği, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı tespitinin yapıldığı, davacının sürekli iş göremezlik haline ilişkin tazminat alacağının tespitine yönelik hesap bilirkişisinden rapor alındığı; davacının 18 yaşından küçük olduğu, Ankara Rize Gençlik Spor Klübünde kaydının olduğu ancak gelirinin tespit edilemediği, buna göre 18 yaşından küçük olduğu dönem için efor kaybı olarak AGİsiz, 18 yaş ile birlikte 60 yaş pasif dönemine kadar AGİli olarak asgari ücret üzerinden sürekli iş göremezlik tazminat zararının kusur indirimi ile 6.932,82 TL, geçici iş göremezlik dönem tazminatı 2.649,29 TL olarak hesaplandığı sonuç olarak; davacı küçüğün Gençlik Spor Klübü Derneğinde lisanlı futbolcu olup geliri olduğu iddia edilmişse de geliri olduğuna dair delil elde edilememiş olması, davacı vekilinin 25.12.2019 tarihli celsedeki beyanında bu iddiaları ile ilgili belgeleri olmadığını beyan etmesi, 18 yaşından küçük davacının başkaca bir işte çalışmayacağından geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının 18 yaşından küçük olduğu dönem ile ilgili kısmının efor kaybı olarak nitelendirilip hesaplanan 6.932,82 TL'nin davacı yanın davalı sigortaya başvurusuna göre temerrüt tarihi olan 09.09.2016 tarihinden itibaren, sigortalı aracın otomobil olmasına işleyecek yasal faizi ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; 6.932,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 09.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline, geçici iş göremezlik tazminat talebi ile ilgili talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eklerinin uygulanması gerektiğini,, davacı yanın maluliyeti Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerekirken kaza tarihinde yürülükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyet raporunda tüm vücut özür oranı belirlemesi yapılmadığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından hazırlanan 04.05.2017 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği'ne göre sürekli maluliyetinin % 3,3 oranında olduğu tespit edilmiş ise de davalı şirketin anlaşmalı olduğu medikal firma tarafından incelenen rapor sonucunda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” doğrultusunda %0 özür oranının bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle yanlış maluliyet yönetmeliği esas alınarak belirlenen %3,3 maluliyet oranı esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu üzerinden kurulan hükmün kabul edilmeyeceğini, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'na sevk edilerek rapor aldırılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazadan sonra davalı şirkete eksik belge ile başvuruda bulunduğunu, eksik olan evrakların tamamlanması talep edilmiş ise de eksik evraklar tamamlanmadığı için kanunda belirtilen başvuru şartının da yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı lehine bir tazminata hükmedilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 30.03.2016 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün %25, davacının %75 kusurlu olduğu, davacının %3.3 maluliyeti, 9 ay iyileşme süresi nedeniyle davanın sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden kabulüne, yaşı gereği geçici işgörmezlik tazminatının reddine dair verilen karara karşı davalı vekili maluliyet raporu ve temerrüt tarihine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, dava dilekçesi ekinde davacı tarafından davadan önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 04.05.2017 tarihli rapor ibraz edildiği anılan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereğince davacının sürekli maluliyet oranının %3,3; iyileşme süresinin 9 ay olarak belirtildiği, davalı vekili tarafından maluliyet raporlarına itiraz edildiği, mahkemece yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadığı, davacının maluliyet oranının %3,3, iyileşme süresinin 9 ay olduğu kabul edilerek bu oran esas alınarak yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde davacı tarafından davadan önce şahsi başvuru üzerine alınarak ibraz edilen 04.05.2017 tarihli rapora davalı tarafından itiraz edildiğinden ve yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadan davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen rapora dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 30.03.2016 tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranı, geçici işgöremezlik süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden gerektiğinde davacının yaralanmasına göre uzman hekimde dahil edilerek oluşturulacak heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak ve istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.