T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1083 - 2024/1145
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1083
KARAR NO: 2024/1145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/12/2021
NUMARASI: 2020/590 Esas 2021/879 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 01/11/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 04.01.2019 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ve davalı şirkete ait olup dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı zincirleme trafik kazası neticesinde, ..., ... plakalı araçların hasar gördüğünü, araçlarda oluşan hasar nedeniyle toplam 6.886,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ... plakalı araç için Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/13210 Esas sayılı dosyasına 45.029,48 TL ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, dava dışı sürücünün ifadesinde alkollü olduğunun ifade edildiğini, sürücünün kastı ve ağır kusuru bulunduğunu, olay yerini zorunlu haller hariç olmak üzere terk etmenin ve kaza tespit tutanağının tam olarak düzenlenmesine mani olmanın davacının ödeyeceği hasar bedelini arttırdığını, davalı sigortalıya rücu koşullarının oluştuğunu, davalı hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3002 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3002 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi, şirket adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün alkollü olmadığını ve alkollü olma ihtimalinin de olmadığını, sürücü ...’in şeker hastası olduğunu ve şekerinin aniden düşmesi neticesinde kapının yan cebinden su almak istediği sırada kazanın meydana geldiğini, yine araçtan çıkarken de düşerek yaralandığını, buna ... isimli şahsın da tanık olduğunu belirtilerek, açılan haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü kişilere yaptığı ödemenin Genel Şartlar uyarınca sigortalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 04.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya ait aracın sürücünün olay yerini terk ettiği, davacı tarafça olay yeri terk sebebine dayalı takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen gerçek zarar bedelinin rücu koşulları oluştuğu, 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2020/3002 Esas sayılı takibe vaki itirazın 34.373,44 TL asıl alacak, 846,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.220,26 TL alacak yönünden iptaline, takibin 35.220,26 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçesinin kısmen doğru olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması yanında % 100 kusuruyla meydana gelen kazada kasti hareket ya da ağır kusuru sonucu meydana geldiği gerekçesine kararda hiç değinilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerçek zararın hesaplanmasında hataya düşüldüğünü, gerçek zararın eksik hesaplandığını, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile araç hasarı bedeli yanında tahkim ve icra vekalet ücreti, icra masrafları, harçlar gibi ödemelerin de ifa etmek zorunda kalındığını, tespit edilen zararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 04.01.2019 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup davalı şirkete ait olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda ... ve ... plakalı araçların hasar görmesi nedeniyle tazminat ödendiğini, ayrıca ... plakalı araç için Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/13210 Esas sayılı dosyasında 45.029,48 TL davacı sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapıldığını, kaza tespit tutanağı uyarınca davalıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ayrıca sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu koşullarının oluştuğunu, davalı hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2020/3002 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve rücu koşulu oluştuğu gerekçesiyle 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden 04.01.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün trafik ışıklarında duraklayan ... plakalı araca çarparak duruşa geçtiği, çarpmanın etkisiyle savrularak önünde duraklayan ... araca çarptığı, bu aracın da çarpmanın etkisiyle ... plakalı araca çarptığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b kuralını ihlal ettiği, diğer sürücülerin kural ihlali bulunmadığının, ayrıca tutanakta ... araç sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiği, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2020/3002 Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirket aleyhine 3.060,00 TL, 43.730,16 TL ve 1.299,32 TL asıl alacaklar, 306,34 TL, 754,79 TL ve 14,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.165,35 TL alacak için takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, itirazın iptali talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazada hasar gören ..., ... ve ... plakalı araçlar için yapılan ödemeler belirtildikten sonra araçlar için gerçek hasar bedeli 34.373,44 TL, işlemiş faiz 846,82 TL olmak üzere toplam alacağın 35.220,26 TL olarak hesaplandığı, davacı sigorta şirketi tarafından yargılama giderleri de eklenerek takip yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Dava konusu kaza 04.01.2019 tarihinde meydana gelmiş, davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 14.10.2018-2019 tarihler arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.
Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada yalnız araç hasar bedellerinin tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin sigortalıdan rücu kapsamında gerçek zarar ile birlikte gerçek zarara isabet eden faiz ve feri'ler nedeniyle Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/13210 Esas sayılı dosyasına ödeme yaptığı, davacı tarafından yapılan ödeme ile faiz ve diğer fer'iler asıl alacağa dönüşeceğinden ..., ... ve ... plakalı araçların gerçek zararlarının belirlenmesi ve ... plakalı araç yönünden zarar görenlere ödenen faiz ve diğer fer'iler ödeme ile asıl alacağa dönüşeceğinden faiz ve fer'iler ödenmiş ise gerçek zarara isabet eden faiz ve fer'ilerini ayrı ayrı gösteren gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli ek rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.