Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2024/746 Esas - 2024/1394 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/746
KARAR NO: 2024/1394
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2018
NUMARASI: 2013/856 Esas 2018/930 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR:
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 06/12/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 27.06.2013 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ’ne ait , davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı dorsenin davacının içinde yolcu olarak bulunduğu diğer davalılardan ...’e ait ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını 15 gün yoğun bakımda 2 ay normal serviste yattığını, davacının Yenimahalle Belediyesinin temizlik işleri yapan şirkette asgari ücretle çalıştığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ilaç ve hastaneye gidiş geliş ücreti olarak 100 TL tedavi gideri ile kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ve yitirilmesinden doğan zarar, ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararlar için 5.000 TL olmak üzere toplam 5.100 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi maddi tazminatla poliçe limitiyle ve dava tarihinden sorumlu olarak diğer davalılar olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kusurları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davalılar ... Sigorta AŞ, ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ ve ... yönünden 2.000 TL olan geçici işgöremezlik talebini 7.956,83 TL’ye, 3.000 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatını 223.032,68 TL’ye, 100 TL tedavi ve bakıcı giderini 17.365,38 TL’ye yükselterek talep edilen tutarın tamamına reeskont faizi uygulanmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, kazada kusurları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 15.03.2013-15.07.2014 tarihleri arasında 250.000 TL limitle ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağı, tarafların kusur ve müterafik kusur oranları ve maluliyet oranının ATK raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri teminat dışı olduğundan sigorta şirketinin bu talepler yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli işgöremezlik zararı için aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ vekili, davalı şirkete ait İbrahim’in sevk ve idaresindeki aracın kusursuz olduğunu, keşif yapılarak kusur raporu alınmasını, ceza dosyasının sonucunun beklenmesini, maluliyet yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını davacının tedavi giderlerinin SGK‘ca karşılandığını, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazaya karışan araçların ... Sigorta şirketine kaskolu olması nedeniyle davanın sigorta şirketine ihbarı ile reddini istemiştir.
Davalı ... savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, somut olayda 27.06.2013 günü saat 05: 40 sıralarında sürücü-davalı ... yönetimindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... yarı römork ile seyir halinde iken davalı-sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otobüsün sol arka kısmına çarpması sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ceza dosyasına sunulan 07.07.2014 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporunu teyit eden 26.05.2014 ve 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporlarına göre, davaya konu kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28.06.2017 tarihli raporuna göre davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %49,02, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu, davacının devamlı suretle bakıma muhtaç olmadığı ancak iş göremez halde kaldığı, 9 ay boyunca başka birisinin yardımına muhtaç olduğu, mahkemece alınan 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının geliri asgari ücret düzeyinde kabul edildiğinde geçici iş göremezlik zararının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan rücuya tabi ödeme mahsup edildiğinde 7.956,83 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 223.032,68 TL olduğu yine davacının tedavi gideri zararının 8.000,00 TL, bakıcı gideri zararının ise 9.365,38 TL olduğunun belirlendiği, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsayacak şekilde 15.03.2013-2014 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, ancak ibraz edilen kusur bilirkişisi raporuna göre, davaya konu kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı saptanmakla, ... plakalı araç maliki ..., araç sürücüsü ... ile davalı sigorta şirketine ... plakalı araç yönünden açılan davanın maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği, ancak davalı sigorta şirketinin yine davaya sebebiyet veren ... plakalı çekici kaza tarihini kapsayacak şekilde 24.06.2013-2014 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortaladığı yine kazaya sebebiyet veren olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle malikinin davalı ... ... AŞ, sürücüsünün ise ... olması karşısında davaya konu maddi tazminat isteminden her 3 davalının davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, bilirkişi raporunda davacının davaya konu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik zararının 7.956,83 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ise 223.032,68 TL olup 9 ay süre ile geçici iş göremezlik süresinde muayene, ilaç, pansuman, medikal malzeme, tedavi masrafı olarak toplamda tedavi gideri olarak 8.000,00 TL talep edebileceğinin belirtildiği, bilirkişinin 27.06.2013-30.06.2013 tarihler arasındaki 4 günlük geçici iş göremezlik süresi yönünden hesap hatası yaptığı, bu tarih için davacının 103,08 TL geçici iş göremezlik zararı isteyebileceği, bu suretle 3.791,48 TL geçici iş göremezlik zararının olduğu, zarar miktarının poliçe limiti ve teminatı kapsamında kaldığı, davacının dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu iddia ve ispat edemediğinden davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi, ... plakalı araç sürücüsü ve maliki yönünden ise temerrüt tarihinin kaza tarihi olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça faizin türünü belirtmediğinden yasal faiz üzerinden talepte bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği nazara alınarak 3.791,48 TL geçici iş göremezlik zararı, 223.032,68 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri yönünden de talepte bulunmuş ise de, dava dilekçesinde açıkça tedavi gideri olarak ilaç masrafı, hastaneye gidiş geliş ve tedavi masraflarını talep ettiği bakıcı gideri yönünden talebinin olmadığı, dava dilekçesinde talep etmediği tazminat kalemini bedel arttırım dilekçesi ile talep edemeyeceği nazara alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen ve davacı vekili tarafından 26.06.2018 tarihli dilekçesi ile talep edilen geçici iş göremezlik süresi içindeki 9.365,38 TL bakıcı gideri yönünden hüküm tesis edilmemesi gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, tazminat gerektiren haksız fiilde tarafların kusur durumu, olayın oluşu ve özellikleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi ile TBK’nın 50, 52, 58 ve TMK’nın 4 maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilmek suretiyle, davacı için zenginleşme, davalılar için fakirleşme aracı olmaksızın, davacının olaydan duyduğu acı, ızdırap, elem ve kızgınlığı kısmen olsun dindirmek, davacıya olayı unutturarak tekrar normal hayata dönüşü sağlamak amacına yönelik olarak, özellikle davacının maluliyet oranı gözetilerek 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... AŞ, ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiğinden maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 3.791,48 TL geçici iş göremezlik zararı, 223.032,68 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9.365,38 TL bakıcı gideri yönünden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine, manevi tazminat talebi yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... AŞ, ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bakıcı giderine ilişkin talep hakkında hüküm tesis edilmesine yer olmadığı, davacı lehine hükmedilen tazminatlara işleyecek faizin yasal faiz olacağı ve 26.06.2018 tarihli ıslah dilekçesinde davanın ıslah edilmediği, ve davalılar ... ile ... lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararının kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesinde tedavi giderlerine dair istem olup, bakıcı giderinin tedavi giderleri içerisinde olduğunu, bakıcı giderine ayrı bir nitelik kazandırmanın doğru olmadığını, bilirkişi raporunda tedavi giderlerinin ne olabileceği ayrıştırılmış ve tedavi gideri kümesinin içinde bakıcı giderlerinin de sayılarak bir miktar bedel belirlendiğini, bu tedavi giderleri içinde raporda belirlenen bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında ıslah edildiğini, bakıcı gideri diğer tedavi giderleri arasında olup, ayrıca belirtilmesine gerek olmadığını, emsal Yargıtay kararları ve bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu, tedavi giderleri büyük bir küme olup, kazazedenin iyileşmesi sürecinde tedavisinde yapılan her türlü gideri kapsadığını, bakıcı giderinin ayrı bir kalem olarak tefrik edilmesi gerekiyorsa tedavi gideri adı altında onlarca kalemin tek tek tefriki gerekir ki bunun da usul açısından işler bir yol olmadığını bu bağlamda tedavi gideri talebi adı altında ayrıca ıslah da etmiş olduğu bakıcı gideri alacağına da hükmedilmesi gerektiğini, bakıcı giderleri bir sağlık harcaması olup tedavi giderlerinden sayıldığını, ilk derece mahkemesinin bakıcı gideri yönünden vermiş olduğu kararın emsal Yargıtay kararlarına ve yasalara açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçemizde tedavi giderleri başlığı altında davacının kaza sebebi ile tedavi sürecinde bir çok ilaç kullandığını ve bu ilaçları kendi imkanları ile aldığını, aynı zamanda hastaneye de kendi imkanları ile gelip gittiğini belirterek ilaç masrafları ile hastaneye geliş gidiş masrafları haricinde diğer tedavi masraflarının da olduğunu açıkça ifade ettiklerini, tedavi masrafları olarak ayrıca bakıcı gideri diye bir kalem belirtilmediklerini, olaydaki kaza sonucunda yaralanan davacının bakıcıya ihtiyacı olacağı yadsınamaz bir gerçek olup aylarca yataktan kalkamayacağı ve bu durumda kendisine elbette yardımcı olacak bir bakıcının olacağı muhakkak olup, Yargıtay’ın bir çok emsal kararına göre de bakıcı giderlerinin tedavi giderleri kapsamında olarak kabul edildiğini, ayrıca dosyada mevcut olan 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre de tedavi giderlerinin kapsamına; tedavi masrafları, muayene, tahlil, operasyon vb. hizmetlerin ücretleri, sağlık hizmetlerine ulaşım ücretleri, protez bedelleri, ilaç giderleri, konaklama giderleri, yeme ve içme giderleri, hastabakıcı için yapılan masraflar, bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik zararının gireceğinin belirtildiğini, eğer yerel mahkemenin bakıcı giderine ilişkin talep hakkında hüküm verilmesine yer olmadığı kararının gerekçesini doğru kabul etmek gerekirse; o zaman dava dilekçesinde tedavi gideri olarak muayene, pansuman, medikal malzemeler, protez, yeme içme giderleri, konaklama giderleri vb. unsurların da açıkça belirtilmesi gerektiğini, Yargıtay kararları incelendiğinde bakıcı giderinin tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiğinin vurgulandığını, bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamında olup limitler dahilinde davalı trafik sigortacısının tedavi giderlerinden de sorumlu olduğunu, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık tacir bir kişinin eyleminden kaynaklanmakta olup TTK'nın 3. maddesi uyarınca haksız fiilin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup ticari iş mahiyetinde olduğunu, 3095 sayılı yasanın 2/3 maddesi gereği arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde uygulanacak faiz T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için öngördüğü "reeskont faizi " olup tazminatlara reeskont faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte; 26.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerin tamamının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini ıslah dilekçesi yeni bir dava dilekçesi olup, ıslah dilekçesinde açıkça tazminatlara işleyecek faizin reeskont faizi olması istendiğinden ıslah edilen miktar açısından yine de yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu en kötü ihtimalle ıslah dilekçesindeki miktarlar açısından reeskont faiz uygulanması gerektiğini, yerel mahkemeye sunulan 26.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, açıkça iş bu davada davalıların ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nak. Tic. ve San. A.Ş., ... ve ... Sigorta AŞ olduğu belirtilerek ve yalnızca 3 davalı için ıslah yapılmış olmasına rağmen bütün davalılar için ıslah edilmiş gibi ıslah edilmeyen davalılar ... lehine 20.039,45 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 27.06.2013 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ’ne ait ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı dorsenin davacının içinde yolcu olarak bulunduğu diğer davalılardan ...’e ait ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ilaç ve hastaneye gidiş geliş ücreti olarak 100 TL tedavi gideri ile kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ve yitirilmesinden doğan zarar, ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararlar için 5.000 TL olmak üzere toplam 5.100 TL maddi tazminat, 100.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi maddi tazminatla poliçe limitiyle ve dava tarihinden sorumlu olarak diğer davalılar olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kusurları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davalılar ... Sigorta AŞ, ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ ve ... yönünden 2.000 TL olan geçici işgöremezlik talebini 7.956,83 TL’ye, 3.000 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatını 223.032,68 TL’ye, 100 TL tedavi ve bakıcı giderini 17.365,38 TL’ye yükselterek, tazminatların kaza tarihinden itibaren reeskont faizle tahsilini istemiş, mahkemece davacının ve içinde bulunduğu araç sürücüsü ...’nin kusursuz, davalı ...’ın %100 kusurlu olması, davacının %49,2 maluliyet oranı, 9 ay iyileşme süresi karşılığı maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 3.791,48 TL geçici iş göremezlik zararı, 223.032,68 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9.365,38 TL bakıcı gideri yönünden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine, manevi tazminat talebi yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... AŞ, ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine dair verilen karara karşı davacı vekili bakıcı gideri, faiz türü ve kusursuz olan davalılar lehine maddi tazminat yönünden hüküm altına alınan vekalet ücretlerine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davacı vekili bakıcı gideri konusunda karar verilmemesine itiraz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde; “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ilaç ve hastaneye geliş- gidiş ücreti olarak 100 TL tedavi gideri talep etmiş, hükme esas bilirkişi raporunda davacı tarafından tedavi gideri olarak yapılan harcamalara ait faturalar sunulmamış olmamakla beraber Yargıtay Kararları doğrultusunda yapılmış olabilecek tedavi giderlerine yönelik yapılan değerlendirmede kafa travması ve göğüs travması geçiren, 2-8 kostalarda kırık olan, beyin cerrahi ve göğüs cerrahi tarafından opere edilen davacının 05.07.2013 tarihinde yelken göğüs nedeniyle yoğun bakıma yatırıldığı, 27.08.2013 tarihinde taburcu edildiği, hem hastanede yatmış olduğu süre hem de sonrasındaki rehabilitasyon süresinde ATK raporu ile belirlenen 9 ay bakıcı ihtiyacı karşılığı asgari ücret üzerinden 9.365,58 TL bakıcı gideri, hastanın 9 ay süreli bakım ihtiyacı süresinde muayene, ilaç, pansuman medikal malzeme vb. gibi tedavi gideri olarak 4000 TL, ayrıca gerek hastanın tedavi süresinde gerekse hasta yakınlarının hastanın hastanede yattığı süreci içerisinde hastanın ve yakınlarının ulaşım tedavi masrafları ve hasta yakınlarının yeme içme giderleri olarak 4000 TL harcama yapılmış olabileceğinin kabulü uygun olduğundan tedavi giderinin 8.000 TL olduğu belirlenmiş ve davacı vekili tarafından 100 TL olan tedavi gideri 7.900 TL, bakıcı gideri de 9.365,58 TL olarak ıslah edilmiştir.
Davacı 6100 sayılı HMK'nun 176. maddesi “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” düzenlemesine göre ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaların, dava konusunun veya istem sonucunun değiştirilebilmesi imkanı sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Bu hale göre yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde talep edilmeyen zarar kalemleri de ıslah dilekçesi ile talep edilemez.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının tedavi süresince ilaç kullanmak zorunda kaldığını belirterek yapılan tedavi giderinin davalılardan tahsilini talep etmiş olup ayrı bir zarar kalemi olan bakıcı gideri yönünden talepte bulunmamıştır. Buna göre bakıcı gideri yönünden açılmış bir dava bulunmadığından ıslah yoluyla bakıcı giderinin istenmesi mümkün olmadığından 9.365,38 TL bakıcı gideri yönünden hüküm tesisine yer olmadığına ilişkin karar yerinde olup davacı vekilinin açıklanan yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
2- Davalılara ait ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı yarı römork ticari araç olduğundan hüküm altına alınan tazminatlara ıslah dilekçesi ile istenilen reeskont faiz uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanması doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekili tarafından verilen 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerinin davalılar ... Sigorta AŞ, ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nakliye Tic ve AŞ ve ... yönünden ıslah edildiği, kazaya karışan diğer araç olan ... plakalı araç işleteni ve sürücüsü olan davalılar ... ve ... yönünden dava değerinin ıslah edilmediği gözetildiğinde bu davalılar yönünden dava dilekçesi ile talep edilen miktarın reddine karar verilerek karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden 2.180 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin faiz türü ve vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılması ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-A) MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
3.791,48 TL geçici iş göremezlik zararı, 223.032,68 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
9.365,38 TL bakıcı gideri yönünden hüküm tesisine yer olmadığına,
Davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine,
B) MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılar ... ... AŞ, ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
Davalılar ..., ... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 18.773,23 TL olduğundan peşin alınan 1.189,84 TL (peşin harç ve ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 17.583,39 TL harcın davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 15.024,16 TL ile sınırlı olmak üzere)
3-Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 20.039,45 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 2.180 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren ... ve ...’e verilmesine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden;
Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... AŞ, ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar ..., ..., ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nak.tic.ve San. A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar ..., ..., ...Motorlu Araçlar Uluslararası Nak.tic.ve San. A.Ş.'ye verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.659,15 TL (dava açılış masrafı, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere) davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.182,63 TL yargılama gideri ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.189,84 TL’nin davalılar ... ... AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.881,61 TL ile sınırlı olmak üzere)
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendisine iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 405,73 TL tebligat/posta gideri ve 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 503,83 TL istinaf yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Kararın tebliği, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.