T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/77 - 2025/1529
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/77
KARAR NO : 2025/1529
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.04.2023
NUMARASI : 2022/221 Esas 2023/225 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 04.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08.12.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 20.01.2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki, davalı ...’nın işleteni olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı minibüsün Devlet karayolunda seyir halindeyken yolcu indirme maksadı ile şerit değiştirme kuralını ihlal edecek şekilde aniden duraklama yapması üzerine, minibüsü arkadan takip eden ve sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın önündeki araca çarpmamak için aniden fren yapması üzerine, davacının idaresinde bulunan ... plakalı aracın önündeki araca çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını ve bel altının felç olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın kusurlu bulunduğunu, davadan önce yapılan müracaat üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 197.585,00 TL ödeme yapılmış olsa da gerçek zararın çok daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davaya bakmaya yetkili mahkemenin Burhaniye mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracı kullanan sürücünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine 20.06.2018 tarihinde kendisine 197.585,00-TL ödeme yapıldığını ve davalı sigorta şirketinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, yeniden hesaplama yapılacak ise ödeme tarihi verilerinin dikkate alınmasını, bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 08.04.2019 tarihli ve 2018/617 Esas, 2019/299 Karar sayılı karar ile davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 05.01.2023 tarihli rapor ile kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı ve davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davacının asli ve tam kusurlu olduğu değerlendirmesi ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kaza tespit tutanağı, kusur raporu, delillere, emsal içtihatlara ve hukuka aykırı olduğunu, davalıya ait minibüsün durma, duraklama kurallarını ihlal ederek emniyet şeridi ve durak tabelası bulunmayan iki şeritli devlet karayolunda yolcu indirmek için durması sonucu kazanının meydana geldiğini ve davacının bel altı felç kaldığını, kaza tespit tutanağında, ceza soruşturmasındaki 09.10.2017 tarihli raporda davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, kaldırma kararı uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden alınan raporda davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, daha sonra Adli Tıp Kurumundan raporlar alındığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mevki olmadığını, çelişkiyi giderecek mercinin İTÜ Karayolları kürsüsü veya Karayolları Fen heyeti olduğunu, ihtiyaç olmadığı halde yeniden rapor alınmasının yargı kararlarına duyulan güveni zedelediğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazası sonucu yaralanmanda nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 20.01.2017 tarihinde sürücü ... idaresinde olup davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı minibüs ile başka araçlar ile davacının idaresinde ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının ağır şekilde yaralandığını ve bel altının felç olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, davanın reddine ilişkin olarak verilen hükme karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2022/474 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 05.01.2023 tarihli rapor ile kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı ve davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden 20.01.2017 tarihinde kaza tespit tutanağına göre, sürücü ... idaresindeki ... plakalı yolcu minibüsü ile Edremit ilçesi istikameti yönünden İzmir ili istikameti yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde bölünmüş 2 şeritli yolun sağ şeridinden Nazım Usta Caddesi girişine yolcu indirmek maksadıyla aniden duraklama yaptığı esnada arkasında aynı şerit ve aynı istikamette seyreden sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin minibüse arkadan çarpmamak için ani firen yapması neticesi yine aynı şerit içerisinde aynı istikamette kamyonetin arkasında seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ... plakalı kamyonete otomobilin sağ ön far, ön tampon ve sağ çamurluk kısımlarıyla kamyonetin sol stop far, arka tampon sol kısmı ve arka kapak kısmına çarpması esnasında otomobilin sağ ön koltuğunda yolcu olarak bulunan ...’ın panikle otomobilin el firenine müdahale edip çekmesi neticesinde otomobil bölünmüş yolun sol şeridine savrulmuş ve bu esnada sol şerit içerisinde aynı istikamette seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı sayılı otomobilin sağ yan ve arka tampon kısmına çarptıktan sonra son olarak sol şerit içerisinde aynı istikamette seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün ön tampon ve sağ ön far kısımlarıyla çarpışması sonucunda kaza meydana geldiği, kazada ...’ın 2918 SK 46/2 maddesi kuralını, sürücü ...’ın 56/1-c maddesi kuralını ihlal ettiği, diğer sürücülerin kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/526 sayılı soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04.05.2018 tarihli raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde ...'ın asli kusurlu olduğu, diğer şüphelilerin kusurlarının olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 26.04.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.10.2022 tarihli raporda ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 05.01.2023 tarihli raporda davacı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahalle gündüz vakti iki şeritli bölünmüş yolun sağ şeridinde seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkatini vermediği, önünde kendisiyle aynı yönde seyir halinde bulunan ... plakalı kamyonet ile kendi aracı arasında güvenli ve yeterli mesafe bulundurmadığı, bu haliyle geldiği olay yerinde, en önde sağ şerit üzerinde yolcu indirmek için duruşa geçen minibüse çarpmadan duruşa geçmiş bulunan ... plakalı kamyonete karşı uyguladığı frende etkisiz kalarak bu kamyonetin arka sol kısımlarına çarpması, bu çarpma sonrasında da aracının sol şeride savrularak sol şerit üzerinden seyirle gelmekte olan ... plakalı otomobil ile ... plakalı otobüsün çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ve diğer sürücülerin kusursuz olduğunun belirtildiği, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlenen raporlar esas alınarak davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,852 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.